0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
335
Okunma
İstanbul...
Aşkın, yalnızlığın, kalabalığın, sorunların, öfkenin, tarihin ve mimarinin şehri. Constantinople’den, Konstantiniyye’ye, sonrasında İstanbul adına sahiplik yapan bu şehir; güzellikleriyle çok iyi bilinir. Mimar Sinan’ın eserleri, Bizans ve Osmanlı tarihi ve Orhan Veli’nin izlerini taşıyan bu muazzam şehrin büyük bir eksiği var. Günümüzün en büyük sorunu: "Nüfus" İstanbul, bu kadar güzel oluşunun bedelini kalabalık ve gürültü ile ödüyor gibi. 15 milyonu aşmış nüfusuyla âdeta her sabah bir kaos ortamı var.
Asıl sorunun ortaya çıkardığı bir sürü sorun var. Nüfus ana sorun fakat nüfus; trafiğe, gürültüye, ağaç kesmeye, çarpık kentleşmeye sebep oluyor. Tek çözüm yolu ise, "Acil Göçler" İstanbul’a sonradan gelen kişilerin küçük şehirlere geri dönmesi gerekiyor. Ama nerde? Bırakınız geri dönmeyi gelmeyi düşünenlerin sayısı hâlen artmakta. Peki sorun neydi? Neredeydi? Bana göre sorun: Nüfus artarken göçü engellememekti. Bu da daha fazla paraya aç olan insanların gözünde altın değerinde bir fırsattı... Kentleşme arttıkça arttı. Ağaç sayısı ve yeşil alanlar azaldı. Bugünden 20-30 yıl sonra Dünya’nın yeşil alana sahip olmayan şehri unvanını da kazanacak canım İstanbul...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.