0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
175
Okunma
Çağırdım çocukluğumu bir gün, dedim ki ona: keşke bir günlüğüne de olsa gelsen, kalsan benimle. Nasıl içten çağırdıysam, çok geçmedi, duyuverdi hemen: “Tamam,” dedi, “çıkar gelirim ben hemen.”
İçimde bir heyecan, nasıl olduğunu anlamadan hafifleyiverdim birden, kalktım yerimden hemen.
Yapıverdim en sevdiği kurabiyelerden elmalı olanını, hem de hemen.
Dağılıp sarınca evin içini kokusu kurabiyelerin, hiç gecikmedi; çaldı kapının zilini hemen.
“Yanlış mı geldim acaba?” diyen bakışlarındaki tedirgikten sezdim, tanımadı beni görünce önce hemen.
Ama ben dedim… “Tamam, tamam,” dedi, “nasıl bilmem.”
Baktı ki alınacağım, tutuverdi uzattığı o küçücük elleriyle ellerimden; girdik içeriye hemen.
Ben tanıdım onu görünce, ama hemen; o ille de cepli olsun diye annesinden istediği çiçekli elbisesi ve ama en çok da safça gülümseyen gözlerinden.
“Hadi,” dedi, “gidelim mi? Kurabiyelerimizi yerken, götüreyim mi biraz seni sokaklarımıza, çocukluğumuzun bugün?”
“Tamam,” dedim, razıyım ya dünden ben de.
Götürdü önce bir bayram gününe; kalktık sabah erkenden, giydik gün ışığıyla birlikte çiçekli elbiselerimizi.
Öptük annemizin, babamızın ellerini, sabah herkesten önce.
Sonra hadi dedik, “Çıkalım mı bayram gezimize?”
Evet dedik, hiç konuşmadan, anlaşan gözlerimizle.
Çocuk, büyük, komşuların, akrabaların sesleriyle dolu ve kahve kokularıyla kaplıydı her yer.
Kahve bile yaptık gittiğimiz evlerin mutfaklarında; bazen evlerin ablalarıyla, bazen de anneleriyle de.
“Kolonyayı sen dök, şekeri de sen tut,” dediler bize.
Nasıl sevindik, nasıl sevindik!
Büyüyecektik de, çünkü biraz da böylelikle.
Şekerde toplamıştık ya hani, sıraladık masanın üzerine; her birinin üzerindeki sıcacık yüzlerin tebessümleriyle birlikte…
Sonra geldi anlaştığımız ayrılık vakti; bozmak istedim anlaşmayı ben yine de.
“Gitme,” dedim, “kal benimle.”
“Gelirim,” dedi, söz; yine, gözlerinin içi biraz daha gülünce.
“Söz,” dedim, “biraz daha gülecek, ama sen çağırdığımda hep yine geliverirsen hemen.”
Gelecek, anlaştık yine; bir daha ki bayrama, hem o zaman lunaparka da gideceğiz birlikte.
Ve ben hep bekleyeceğim, dedim ona; seni, gülen gözlerinle, masanın üzerinde bana da bıraktığın şekerlerinle ve her daim gözlerinde hatırladığım o saf tebessümünle.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.