0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
172
Okunma
Sabahın ilk ışığı değil, Gölgele rin bile korktuğu bir sessizlik var. Adın yok, tarihin yok, Sadece varoluşun, bir fırtına gibi.
Duvarları delip geçen bir rüzgâr, Kırılan aynalarda yansıyan tek gerçek. Kimse seni tanıyamaz, Çünkü sen, tanımlanamazsın.
Yolun sonu yok, başlangıç da değil, Sadece bir "şimdi", sonsuz bir "şimdi". Dünya döner, sen durursun, Ve o duruş, tüm evreni sarsar.
Ayağın toprağa değmez, Çünkü yerçekimi bile sana uymaz. Geçmişin yükü, geleceğin belirsizliği, Senin için sadece birer rüya.
Sen, kelimelerin ötesinde bir şey sin, Bir nefes, bir bakış, bir sessiz çığlık. Varlığın, evrenin en büyük sırrı, Ve bu sırr, asla çözülmeyecek.
Gölgesiz yürüyorsun, Çünkü ışık seninle birlikte doğuyor. Ve bu yürüyüş, Hiç bitmeyecek.
Rüzgârın yönü değişse bile, Sen hep aynı rotada, aynı nefeste. Geçmişin izleri silinmiş toprakta, Geleceğin adı konmamış bir rüzgârda.
Zamanın akışı seni aşar, Saniyeler senin için sonsuzluk olur. Dünya dönerken, sen durursun, Ve o duruş, evrenin kalbini tutar.
Gölgen yok, çünkü sen ışığın kendisisin, Karanlık bile sana saygı duyar. Bu yürüyüş, bir son değil, başlangıç, Ve bu yolculuk, asla bitmeyecek.
Seninle yürümek, kendi içine yolculuk, Her adım, bir keşif, bir yankı. Gölgesiz yürüyüş, sadece senin hikayen, Ve bu hikaye, evrenin en büyük sırrı.
Sahraa -Ayşen Daşkın
20.03.2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.