Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
boşa yaşamışım
boşa yaşamışım

BİR ÖMRE BEDEL

Yorum

BİR ÖMRE BEDEL

( 1 kişi )

0

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

472

Okunma

BİR ÖMRE BEDEL

BİR ÖMRE BEDEL


Dinimiz bütün emir ve yasaklarında olduğu gibi, insanoğlu için faydalı ve zararlı yönlendirmelerini toplu olarak yaşadığımız, sonuçlarını anında aldığımız mübarek ayın içerisindeyiz. Bu aya verilen isimlerin ne kadar yerinde olduğunu ayı idrak ederken anlıyoruz. Belki ramazan ayının rahmet, bereket, samimiyet ve bağışlayıcı etkisinin geçmesinden sonra bu tespitleri yapsak bu kadar etkili olmayabilirdi.
İçinde bulunduğumuz rahmet, bereket ve mağfiret ayı ramazan, Müslümanlar için değil bütün insanlık için hasretle beklenen bir aydır. Bu, tarihin her döneminde de böyle olmuştur. İslamiyet’ten önce de bu dönemlerde barış, kardeşlik ve sulh ilan edilmiş insanların haklı davaları da olsa üç aylarda dinlenmeleri sağlanmıştır.
Allah yeryüzünde yarattığı kutsal yapıları, gönderdiği mübarek şahsiyetleri ve ilan ettiği önemli zamanları ezelden ebede korumuş ve yüceltmiştir. Bunlar hakkında geçmişte ve gelecekte su götürecek ve şaibe olacak hiçbir şey bırakmamıştır.
İşte ramazan ayıda bunlardan biridir. İçinde bulunduğumuz ay insanlığın rahat ve huzura kavuştuğu, yardımlaşma ve insanlığın olabildiğince göründü, insanın nefsiyle ilgili işlediği hataların en aza indiği keşke bütün aylar böyle olsa dedirten bir aydır. Tabi ki bunda, hadis-i şerifte bahsedilen şeytanların bağlanıp, cennet kapılarının açılması önemli bir etkendir.
İnsanın bu hatırlatmadan sonra düşünmeden geçemediği bir konu ve soru geliyor:
Dünya üzerinde bu kadar şeytan var mı?
Şeytanlar bizim hayatımıza bu kadar müdahale edebiliyorlar mı?
İşte her şeye rağmen huzur ve mutluluk içerisinde, fakir ve fukaranın neler çektiğini anlaya anlaya, zenginle fakirin aynı sofralarda aynı emri (iftar vaktini) beklediği, merhamet ve yardımlaşmanın yaşandığı bu ay, birçok insana da ekmek kapısı birçok insana da tövbe kapısı olmuştur.
Bu ayda bütün Müslümanların Allah’ın emir ve yasaklarını uyduklarını düşünsek, “Gül Devri” tekrar gelmiş gibi olurdu. En iyimser tablo ile yüzde ellimizin ramazana iştirak ettiği bu günlerdeki güzelliği, yüzde yüzdelerde yaşamak ne harika olurdu.
Dikkatlerimizden kaçmayan başka bir husus da, oruç yiyenlerin aşikâr yemeleri. Eskiden gayri Müslimler hastalar, mazereti olanlar veya dini inancı olmayanlar bile böyle yapmazlardı. Kendileri tutmadıkları halde tutanlara saygı gösterirlerdi. Bundan dolayı sevap kazanan, hatta Allah’ın rahmetine mazhar olanlar vardı. Şimdi bakıyorum da, tutmayanların göğüslerini gere gere apaçık ortamda yemeleri, hem kendileri hem de Müslüman toplumu için bir yozlaşma ve ukalalık olarak değerlendiriyorum. Bundan dolayı, bu isyankârlıklarından daha büyük günah kazanıyorlar.
Memleket insanı böyle değildi. Tutmuyorsa bile tutmadığından dolayı hem insanlardan hem de yaratıcısından utanırdı. Bu durum gelecek zamanlar içinde çok kötü bir hadisedir. Kötü çığır açan çığır devam ettiği müddetçe günahını ortak olur. İnşallah onlarda tövbe ederler, Allah’ın rahmet ve bereketine nail olurlar.
Bu ayın en kıymetli zaman dilimi olan kadir gecesine de yaklaşmış bulunmaktayız. Kadir gecesi Müslümanlar için bir koyup bin alınan, zamanın çok değerli olduğu, ömrümüzde bir kere ifa etsek bile bize yetecek olan mağfiret, rahmet, bereket, bağışlanma ve Allah’a yakınlaşma gecesidir.
Allah’ü Teâla bu geceyi kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’de şöyle anlatmaktadır.
-“Muhakkak ki biz onu kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O gecede rablerinin izniyle melekler ve ruh(Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir Süresi: 15. Türkiye Diyanet vakfı yayınları)
Kadir gecesi hakkında kendi ismiyle bir süre gönderen Allah, bu gecenin önemini ve bizler için taşıdığı kurtarıcı özelliğini belirtmek istemiştir. Allah bu ve benzeri geceleri, insanoğlunun kendine gelmesi, kaçırdığı fırsatları yakalayabilmesi ve isteyenlerin makamlarını yükseltmeleri için göndermektedir. Biz günahkâr kullar ise, ramazanın yirmisinden sonraki tek gecelerden birinde olan kadir gecesini bulup ifa etmesiyle hayatını kurtaracaktır. Çünkü bu gece bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Bin ayda aşağı yukarı bir insan ömrüne bedeldir.
Ömrü boyunca bir kadir gecesini ifa edebilen insan, dünyanın en avantajlı insanıdır. İnşallah ömrümüzde bir kere bile olsa bu geceyi denk getirebiliriz. Allah denk getirsin.
İşte bu kadar bereketli ve kazançlı gecenin de içinde bulunduğu ramazan ayını bitirmek üzereyiz. Yaklaşık on gün gün sonra tutanla tutmayanın eşitleneceği, tutanların tuttuklarından dolayı, tutmayanların da daha sonraları tutma heveslerinden dolayı mutlu olacaklarını göreceğiz. Unutmamak gerekir ki bedenle yapılan ibadetler insan için çok faydalı izler bırakacaktır.
Bu ayın en kıymetli ibadetlerinden biri de yardımlaşma ve sosyal adaleti sağlayan fıtır ve zekâttır. İslamiyet’in sosyal devlet ve düzenini sağlayan bu ibadet insanlar arasındaki hasedi, düşmanlığı ve maddi uçurumları yok etmesiyle kardeşlik toplumunu oluşturmaktadır.
Zekât vermek malın güvencesi ve malımızın üzerindeki şer gözlerin yok olması demektir.
Zekât verecek durumda maddiyatı olanların bayram namazından öncesine kadar verdikleri fıtır sadakası bayramı bütün toplumun yapmasını sağlamaktadır. Malımızın ve sağlığımızın temizlenmesine vesile olan bu güzel ibadetimizi mutlaka yerine getirelim.
Dini emir ve yasaklarla birlikte ramazanı yerine getiren toplumlardan olmak dileğiyle…
Muhabbetle…
Bu yazı Eğitimci, Yazar-Şair Osman GİRGİN’İN "BİR GÜL’DE BENDEN" adlı makale kitabından alınmıştır.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Bir ömre bedel Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bir ömre bedel yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BİR ÖMRE BEDEL yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL