0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
257
Okunma

Tarihçi ve akademisyen. İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya Bregenz’de bir göçmen kampında Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur.
İlber Ortaylı; Türkçe; ileri seviyede Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Rusça; orta seviyede Kırım Tatarca, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça, Boşnakça, Arapça, Farsça, Latince, İbranice, Antik Yunanca ve Yunanca bilmektedir.
Ortaylı, yalnızca iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Çocukluk yıllarını çok dilli bir ortamda geçirdi. Türkçe, Almanca ve Rusça dillerini erken yaşlardan itibaren öğrenerek, dil ve kültür konusunda derin bir altyapı oluşturdu.
Eğitim hayatına İstanbul Avusturya Lisesi’nde başlayan Ortaylı, ardından Ankara Atatürk Lisesi’ni tamamladı. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu ve akademik kariyerine bu kurumda başladı. Türkiye’nin en önemli tarihçilerinden Halil İnalcık, Şerif Mardin ve Mümtaz Soysal gibi isimlerin öğrencisi olma fırsatı bulan Ortaylı, bu süreçte derinlemesine tarih bilgisi ve akademik disiplini kazandı.
“Nevi şahsına münhasır” bir şahsiyet olan İlber Ortaylı Türk kültür havzasının önemli şahsiyetlerinden birisidir. Topluma ders verici çok önemli de sözleri vardır. İşte bunlardan birkaç tanesi:
“Merak edeceksiniz. Merakınız yoksa uyandırmaya bakacaksınız. Meraksız insanın eğitiminin de faydası yoktur, meraksız insanın parasının da önemi yoktur. Umut etmek için, hayal kurmak için, iyi bir ömür yaşamak için hepinize gereken, kendi kendinizi inşa etmenizi öğrenmektir. Hayat denen köprüden ancak bu şekilde geçebilirsiniz.”
“Atatürk devrinde tahılla beslenen; incir, üzüm satarak geçinen Türkiye, ufku ve vizyonu itibariyle bugünkünden çok daha ilerideydi.”
“Bu devlete namusuyla çalışan, zengin olamaz.”
”Coğrafyayla kimlik edinilmez. Mesela Fransa memleketin adıdır. Hiç kimseye Fransa’dan türeme bir isim verilmez. Bizim adımızın da Türkiye’den mülhem olması şart değil. Türkiye bir memleketin adıdır. "Türklerin ülkesi" demektir. Eskiden Türkmen de denildiği için Anadolu’ya "Türkmenya", "Turkia" veya "Türkmeniya" diye 12. asrın İtalyanları ad koymuştur. Bu coğrafyadaki etnik grupların kendi kimliklerini, dillerini, kültürlerini yaşatmak haklarıdır. Tabii bunu yapmak için de bilhassa onların münevverlerinin çok gayretli ve çalışkan olmaları gerekir. Önemli olan bu değil. Mühim mesele herkes kendi kimliğine sahip olur, kendi adını söyler, kendi dilini öğrenir, kendi kültürüne sahip olmaya çalışır. Fakat siz kalkıp da bu yüzden öbürünün kimliğini kaldırmasını isteyemezsiniz. Bu gülünç olur, mantık dışıdır bir kere.”
*“Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp öpemeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin. Çünkü sevgi başka bir şey. Uğraşmak istiyor. Sevgi için ‘vakit’ vereceksin, parayla olmuyor.”
İlber Ortaylı, tarihi sadece anlatmadı, onu anlamayı ve düşünmeyi öğretti. Bilgisi, birikimi ve cesur sözleriyle nesillere ışık tuttu.
Bu büyük insanı ne yazık ki 13 Mart 2026 günü kaybettik.
Türkiye, yalnızca büyük bir tarihçisini değil; aynı zamanda düşünce dünyamıza derinlik kazandıran güzide bir bilim insanını kaybetti.
Prof. Dr. İlber Ortaylı; bilgisi ve geniş entelektüel ufkuyla yalnızca Osmanlı ve dünya tarihini anlatan bir akademisyen değil, aynı zamanda tarih düşüncesinin toplumla buluşmasına öncülük eden bir münevverdi. Onun eserleri devlet ve toplumsal yapımızı, uygarlık yürüyüşümüzü anlamaya yönelik temel kaynak oldu.
Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve akademi dünyasına başsağlığı diliyorum.
5.0
100% (2)