Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız. (ben sweetland)
Fehmi Tazegül
Fehmi Tazegül

ÇOBAN.

Yorum

ÇOBAN.

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

16

Okunma

ÇOBAN.

ÇOBAN.

ÇOBANLIK.
Çobanlık mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Dini açıdan bakıldığında, Adem Ata’nın oğullarından Habil’in mesleği – işi çobanlıktır. Dolayısıyla çobanlık mesleğinin piri Habil’dir. İnsanlar tarafından ortaya konan insanlık tarihi göz önüne alındığında ise; kişilere en fazla yarar sağlayan hayvanlar içinde ilk evcilleştirilen koyundur. Koyunu evcilleştirenler ise Türk Atalardır.
Çobanlık; çeşitli hayvan sürülerinin bakımını, beslenmesini, korunmaları ve sağlıklı şekilde üremelerini sağlayan ve de onlardan en yüksek düzeyde fayda elde etmeyi amaçlayan kutsal bir meslektir. Çobanlık mesleği, güdülen sürünün hangi hayvandan olduğu dikkate alınarak adlandırılır. Örneğin: Koyun çobanı, keçi çobanı, yılkı çobanı (yount çobanı), sığır çobanı, sığın çobanı ve deve çobanı ilk akla gelenlerdir. Bu yazımızda koyun çobanlığını ele alacağız.
Burada yazacaklarımız; ta Orta Asya’da ve devamında, gidilen her yerde uygulanan bir uygarlık değeridir. Türk kültürünün ve Türk Töresinin insanlığa kazandırdığı bu kutsal mesleği; olabildiğince kısaca ele alırken, kökündeki uygulamalar (orijinali) dikkate alınacaktır. Günümüzde, pek çok şeyde olduğu gibi hayvan yetiştiriciliği, dolayısıyla çobanlık mesleği de naylonlaşmıştır. Hele miktar olarak (ama kalitesiz) fazla verim almak için sözde karma yemler ve hormon vermeler dikkate alındığında; çobanlık gibi kutsal bir meslek de fazla para kazanmanın oyuncağı haline gelmiştir. Aşağıda okuyacaklarınız; atalarımız tarafından çobanlık mesleğinin nasıl uygulandığını göz önüne sermek, özellikle de bu konuda hiç bilgisi olamayan gençlerimizi, kültürümüzün bu dalında bilgilendirmeye yöneliktir.
Çoban: Çontuluktan yetişir. Çontu: Çoban adayı, çırak. Bir koyun sürüsü 100 – 300 hatta bazı durumlarda 500 koyundan oluşur. Her sürüde; bir çoban, bir veya iki çontu, 2-4 eşek ve 3-6 kadar koyun köpeği bulunur. Sürünün büyüklüğü göz önüne alınarak veya bir kişi ya da aileye ait birden fazla sürü varsa; çoban ve çontu sayısı artar. Böyle bir durumda, çobanların başına bir eke çoban (baş çoban – çobanbaşı) tutulur (görevlendirilir) Çoban tutma: Sürü sahibi tarafından, genelde tek yıllığına ve de yıllık ücretle bir çobanla sözlü anlaşma yapılmasıdır. Genelde, çok istenmeyen bir olay olmadıkça her yıl aynı çoban ve çontular tutulur. Eşekler: gerekli olan erzak ve eşyaların taşınmasında ve de binit olarak kullanılır. Koyun köpekleri: Sürünün korunmasında özellikle de canavarlardan (kurtlardan) korunmasında çok önemli işlev görürler. Aslında koyun köpeği ile kurt aynı güçte savaşçılar gibidir. Canavar köpeğin tam boğazına saldırır ve onu etkisiz hale getirmeye çalışır. Çobanlar, köpeğe üstünlük sağlamak için, köpeğin boğaz kısmına taf takarlar. Taf: 30 – 50 cm kadar uzunluğunda (köpeğin boyun kalınlığına göre değişen uzunlukta) ve 10 cm kadar eninde kalınca, deri ve keçeden yapılma palaska üzerine, ucu sivri demir çiviler sıralanmış olan tenekeyle kaplı tasma gibi bir düzenek. Çoban tafın üzerini al renkle (kan rengi) boyar. Canavar doğrudan köpeğin boğaz kısmına saldırır ya, hele kan rengini de görünce kendisini tutamaz ama tahmin edileceği gibi ısırdığı anda ağzı parçalanır. Çoban hemen her işi çontusuna da yaptırmaya çalışır, çontu da bunu isteyerek yapar çünkü ne kadar çabuk öğrenirse o kadar erken yaşta çoban olacaktır. Çoban olunca, o da yıllık ücret pazarlığı yaparak bir sürü sahibiyle anlaşabilecektir. Ağıl (Çardak): Köyün epeyce uzağında, genelde koyakta ve yamaç bir yerde yapılan koyun barınağıdır. Ağıl; sürünün sulanacağı su kaynağına ve otlama sahalarına yakın bir yerde olmalı. Ağılın olduğu yer gerektiğinde yayla işlevini de görebilmelidir. Köm (kom): Erken ilkbaharda doğan kuzuların soğuktan etkilenmemeleri için; gerekli olduğu kadar (olası kuzu sayısı dikkate alınarak) genişlikte, bir metre kadar derinlikte toprak dikdörtgen şeklinde düzgünce kazılır. Toprak yeterince sert değilse iç kısımlar taşla örülür. Sadece giriş yeri açık (oranın da kapağı vardır) bırakılarak üzeri tamamen kapatılır. Köm, toprak içinde olduğundan sıcak olur, kuzuların nefesiyle dahi çabuk ısınır ve soğuktan etkilenmelerini önler. Kepenek: Dikişsiz, kolsuz, keçeden yapılan giysi. Kepenek; yağmur, soğuk ve yel geçirmez dolayısıyla kırlarda, her türlü doğa koşullarına karşı çoban ve çontuları korur. Çoban damı: Çoban ve çontuların barındıkları küçük, tek odalı barınak. Çoban damı ağılın hemen yakınında ama mutlaka ağılın kapısını görecek bir yere yapılır. Çan: Koyun ve kuzulara takılan çanlar, çoban tarafından sürünün denetlenmesi ve gece otlarken yerinin belirlenmesine yarar. Ayrıca, ani çan sesleri (özellikle geceleri) koyunun bir şeyden ürktüğünü veya bir saldırı (kurt – hırsız) olduğunu gösterir, çobanı ve çontuyu uyarır. Çoban çan seçimine çok özen gösterir. Çan ustaları da, demirin kalınlığına, genişliğine ve uzunluğuna göre çok çeşitli çan yaparlar. Çanın dili de (çan sallandıkça çevresine vurarak ses çıkaran, çanın iç kısmındaki asılı demir sarkaç) çanın tınısını etkiler. Çoban kendi sürüsüne; benzer tınılarda, (akort uyumu) çanlar temin ederek, çanların genel sesinde bir ahenk sağlar. Bunu o kadar ustalıkla yaparlar ki; bir koyun sürüsü, duvar ötesi gibi görünmeyen bir yerden geçerken bile çanların sesinden, o sürünün kime ait olduğu anlaşılabilir. Koyunlar için çan çeşitleri genel olarak şöyledir: 1- Döğme çanlar: En büyük koyun çanıdır. İlkbaharda kısır ve şişeklere takılır. 2- Kabayedek: kısır ve şişeklere sonbaharda takılır Orta boy çandır. 3-Cura yedek: El koyununa takılır. 4-Kuzu yedek: kuzulara takılır. 5-Zil: Ufaktır, kuzulara takılır. Bu arada; koçlara çan takılmaz. Kaval: Bu çoban çalgısını bilmeyen sanırım yoktur.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Çoban. Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çoban. yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇOBAN. yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL