1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
87
Okunma
Günlerden bir gündü. Arda,Turgut,Mesut ve Namık yine aynı parkta oturuyordu. Çocuklukları aynı apartmanda geçmiş, komşu çocuklarıydı, yaş farkları en fazla 3’tü.. Aynı okula ve liseye de gitmişlerdi. Farklı sınıflarda elbette. Mesut ve Namık aynı yaşta olsalar da farklı sınıflardalardı…
Yıl 2045 di. En büyükleri 2024 en küçükleri 2027 doğumluydular. Hepsi de aşağı yukarı aynı yaştalardı işte…
Aslında isim vermeye de gerek yoktur. Onların isimleri K, X, Y,Z de olabilirdi. Kafam karışmasın.
K ve X aşıklardı, Z ise evlenmişti, Y ise Tanrıyla uğraşırdı. Z en büyükleri oluyor bu arada yani 21 yaşında. Geçen yıl evlenmiş olsa 20 yaşında evlenmiştir. Z nin eşi ise Buthan’da yazılan bir Yz uygulaması idi. Buthan ülkesi uzun yıllar hep dış dünyaya kapalıydı. Sonradan sonraya teknolojideki gelişmeleri tüm dünyayı şaşırtmıştı. Nüfusu 2045 yılında 3 milyonu biraz geçmişti. Buthan’daki teknolojik gelişimi oraya düşen meteora bağlıyordu önde gelen teknoloji şirketleri ve ülkeleri. Çeyrek asır olmadan dünyanın en teknolojik ülkesi olup çıkmıştı. Yazdıkları eş uygulaması ise orta kulağa takılan bir cipti. Orta kulaktan beyinle iletişime geçen cip, bağlı olduğu kişiyi kendisiyle evlendiriyordu ve ona mutlu bir aile yaşantısı yaşadığını düşündürüyordu.
K ve X ise devamlı aşık olduklardından bahsedelerdi. Ancak aşık olduklarını asla kimseye göstermezlerdi. Onlar da internette gördükleri iki genç kadına aşık olmuşlardı, K evlenme bile teklif etmişti ama mali durumunu paylaşınca ret cevabı almıştı. Yine de aşık olduğu kızın aşkından kurtulamıyordu. K aşkının Portekizli olduğunu söylese de aslında kendisi de emin değildi. X’de aynı dertten muzdarip olsa da o daha şanşlıydı, aşık olduğu kızın kendinden büyük olduğunu söylüyor ve onunla sanal bir birliktelik yaşadığını anlatıyordu arkadaşlarına.
Y ise Tanrıya kafayı takmış bir gençti. Suyun akışı, yağrağın düşüşü, günün gecenin oluşumu, kaldırım taşları, elektrik telleri, masa, bardak, çimen çiçek her şeyden Tanrıya bir yol bulsa da, en çok Tanrıya öfkeliydi. Tanrıya öfkelenmek veya Tanrıya hayranlık duymak dışında diğer canlılara öfkelenmek ve hayranlık duymak onun için salaklık, aptallık, dangalaklık veya zeka geriliği idi. Arkadaşlarına bıktırırcasına Tanrıdan bahsederdi. Oysa Z evli olduğunu ve eşine karşı sorumluklarını hatırlatarak her daim Tanrıyla uğraşmanın abesle iştigal olduğunu Y’ye anlatmaya çalışsa da, Y anlamazdı. Y’ye kalırsa Buthan ülkesine meteor düşürüp onların çeyrek asırda dünyanın en önde gelen teknoloji ülkesi olmaları da Tanrının isteğiydi. K ve X’in internetteki iki kişiye aşık olmaları da.. Oysa bunların hepsi geçiciydi, önemli olan Tanrıyla muhabbet edip onu anlayabilmekti.
Ya Hu Dünyevi, böyle hikaye mi olur, iyice saçmalamaya başladın.
Dur hele Yinsani, daha hikaye yeni başladı, ortalama 45 yıl daha yaşatıp hikaye kahramanlarımızı sonra sepetler, başka bir hikayeye geçerim.
Nasıl ama gerçeklikten kopuk bir hikaye mi sence, yoksa olabilir mi. İkisi aşık ama aşık olduklarıyla internetten muhabbet ediyorlar veya çaresiz aşık gibi peşini bırakmıyorlar, biri ise yz uygulaması ile evli, biri de herhalde meczup gibi bir şey.. Sence sarmaz mı bu hikaye. Olayları öyle bir dolarım, çözerim, yeniden bağlarım ki birbirilerine, okuyucu ağzını aça aça bir solukta okur bence.. 300 sayfalık bir hikaye oldu mu yetmez mi… Romanlaşmadan hikaye tadında devam ederim. Dünyanın en çok satılan kitabı veya en çok tıklanan hikaye linki bir olur bence..
Yürü be Dünyevi, kim tutar seni..
Eksik olma Yinsani.. Sen de arada destek at, hikayede boşluk kalmasın emi..
Ne demek Dünyevi… Sen hele bir yarısını bitir hikayenin de kritik ederiz seninle, olma mı…
Ya hu Yinsani, hikaye bitti :) Kim uğraşır devamıyla manyak mısın sen…
De bakem bana, ne anladın bu hikayeden, başını sonunu ortasını sen doldur zihninde, gerisi boş…