0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
198
Okunma

Yanılgı
Sonucu her ne olursa olsun,
dünyanın gerçekliğini tartışırken
büyük bir yalanın içinde yaşadığımızı kabul ediyorsak,
aşkın ve sevginin gerçekliğini
nasıl olur da kabullenebiliriz?
İnsanın —modernize edilmiş bir hayvanın—
en büyük yanılgısıdır bu.
Çünkü sonunda herkes
bir paylaşım içinde yaşamaya razı olur.
Buna “aşk” ya da “sevgi” demek
mantığın sınırlarını zorlayan bir adlandırmadır.
Gerçek olan bir şey,
baştan sona yalanla örülmüş bir akışın içinde
barınamaz.
Nitekim sonuca bakıldığında,
yirmi otuz yılını birlikte geçiren insanların
itiraflarında başka bir şey duyarız:
Aşkın yitirildiğini,
sevginin ise yalnızca kalıcılığa benzeyen
bir alışkanlık hâline geldiğini.
Bir ömrün ikiye bölünüp
ihtiyaçlar doğrultusunda paylaşılmasından ibaret
bir birliktelik…
Sonunda anlarız ki
herkes birbirine bir ihtiyaç sebebiyle yaklaşır.
Küçük hoşlantılar,
geçici arzular ve istekler
bu yolu açar.
Ve böylece hikâye tamamlanır:
Aşk da yoktur, sevgi de.
Yalanla örülmüş bir anlatının içinde
gerçek duyguların yeri yoktur.
Olması da mümkün değildir.
— Enes İlhan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.