5
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
551
Okunma

Sana anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki, aslında nereden başlayacağımı bilmiyorum. Bu sana son vedam olsun. Son satırlarımı üzülerek yazıyorum. Çünkü olması gereken bu.
Ruhumun en ücra köşelerinde var olan bilinmezliğin ortasında açan bir kardelen gibisin; karları delerek açan. Yüreğimin ortasında büyüttüğüm, filizlenen o kardelen de son kez çıkacak yeryüzüne.
Kardelenler nasıl büyür, bilir misin? Dur, anlatayım:
Kardelenler, kışın en sessiz zamanında büyür.
Toprağın üstü buz kesmişken, rüzgâr dalları incitip geçerken, dünya, soğuğun ağır örtüsü altında susarken, onlar karın altında sessizce bekler.
Önce görünmeyen bir sabır olur içlerinde.
Toprağın karanlığında, kimsenin bilmediği bir direniş kök salar.
Sonra bir gün, ince bir nefes gibi yukarı doğru yürürler.
Kar ağırdır. Soğuk acımasızdır.
Ama kardelen, bütün o ağırlığı sessizce yararak çıkar.
İşte böyle büyür kardelenler.
Soğuğa rağmen değil, soğuğun içinden geçerek.
Karanlığa rağmen değil, karanlığın içinden ışığa yürüyerek.
İnce bir direnç, sessiz bir umut gibi.
Belki bu yüzden sana benzerler.
Çünkü bazı çiçekler baharın kolaylığında değil, kışın en derin yerinde açar. Ve bazı çiçekler, yeryüzüne yalnızca bir kez görünür.
Ama açtıkları yerde, kar eriyene kadar değil;
kalbin hatırladığı süre boyunca yaşamaya devam eder. Ben her ne kadar bu vedayı yapsamda
"elveda sevgilim, elveda kardelenim elveda" desem de ben seni, karın altından yeniden doğan o sessiz çiçek gibi hep seveceğim.”
5.0
100% (8)