2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
303
Okunma
Yazıyla zihnim arasındaki gerilimin göstergesi, üç kuşaktır indikatörlük (fizikte bir terim) yapan hayali tezgahımın önünden geçen müşteri görünümlü sözcükler, kestane kebaba benzeyen seslenişime anlam zabıtaları eşliğinde cık cıklıyordu.
Boşluk edindiriyor kaçalım, dedi biri.
Diğeri, olgunlaşmamış yazarlığıma rağmen aforizma müessesine başvurmam gerektiğini söyledi.
Bunu duyunca, "şifa için ödenen bir bedel varsa soygunu ya da doygunu amaçlar" diye geveledim.
Bir yandan, zihnimin sarp köşesinde birileri uçurumun dibini test ediyordu.
"Aman vermiyor ölüm, amanı yol ediniyor. Şimdiye davet, köpüğe dalga, yüzene girdap, boşluk ölenden değil senden gelir. Yüzün acıyla gerçek şekline kavuşur. Güler gülmez bir ifadeyle rüyalarında onu arar durursun."
Anlaşılan hayali tezgahımda satacak bir şey yoktu. Ben de atacak bir sey buldum. O sıra ertesi günün ayak sesleri bahçelere ekildi ve şarkı dediğimiz de yetişmiş bir yaprağın gitme kal demesidir, diye mırıldandım. Sezen Aksu olmadığımdan kelimelere gitme dur, diyemezdim.
Onun yerine ölülerin bizi unutması gerçekleşirse kimse tanışmamış olurdu, dedim.. Dudağım büzüldü.
Bir duvar daha örmekte olan imkansız kelimesi, üzüldü galiba dedi, . Her şey karanlığa borcu gereği imkansızlaştı.
Anlaşılan biri satışta çok iyiydi, tezgahıyla gittikçe yaklaşan ses,
Fahri müfettiş gibi yazar, ceo gibi yazar, biz gibi yazar. Okunur, anlaşılır olmak isteyen gelsin diye çığırtkan, yırtıcı bir gösteriyi sundu. Böyle yazar olacağıma yazar kasada yazarım, hem kimseye minnnet etmemiş olurum diyecektim ki,
Ölüm dünyaya paşa paşa gelip, aşa aşa arzı endam etmekti diye bir söz çıktı ağzımdan.
Ölüm, ölüm başka konu bilmez bu..
Serzeniş karşısında farklı bir konu olsun diye paranın şaşırtmadığı bir insan tanımadım, zengini de şaşkın, fakire de. Hal böyleyken, zenginin kibri, fakirin rüyası artıyor, dedim.
Diğer konular çorap söküğü gibi geldi,
Gel kardeşim gel, sana bir tavsiye vereyim,
Birini severken dikenli tellerle karşılaşırsan üzerinden atla. Kurtulursan sınırı aşmış olursun. Takılırsan yaralarına sayıp söversin, oyalanırsın öyle böyle.
Zaten aşkın çoğu çöp ve kısayı çekiyor herkes. Kendinin yarısını bulsan, kalan yarasıyla evine dönersin.
Kaybetme korkusu inancın hız testidir.
İnanmak için neden, ağlamak için beden arama.
Böylece tavsiye satmaya başlamıştım ve hepsi oldukça bayattı.
5.0
100% (1)