2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma

Bazı yorgunluklar uyuyunca geçer. Beden bilir nasıl sıfırlanacağını. Sabah olur, güneş değişir, silinir. Ama bazı yorgunluklar sabahı tanımaz. Onlar başka bir yerden beslenir. Görünmez bir kaynaktan, durdurulamaz bir akıştan.Zihin, bırakmayı en son öğrenen organdır.
Bir düşünce saplanır bazen. Nereye gittiği belli değildir, ne zaman geldiği de. Sadece bir sabah uyanırsın ve orada bulursun onu. Sandalyene oturmuş, seni bekliyordur. Kahveni içersin, o bekler. Yürürsün, o yürür. Şehir değiştirirsin, bavuluna girer. Yeni bir hayat kurarsın, duvarlarına asar kendini.
Beden yorulduğunda şikâyet eder. Sızlar, ağrır, sinyal verir. Bırak beni der, dinlen. Ve dinlenince geçer. Ama zihin şikâyet etmez. Sessizce taşır. Sessizce büyütür. Fark ettiğinde çoktan içine kök salmıştır.En tehlikeli yük, hissettirmeden ağırlaşandır.
Sabah kalkmak bazen cesarettir. Kimse bilmez bunu. Dışarıdan bakınca sıradan görünür; kalktı, giyindi, çıktı. Ama içeride ne kadar yer kapladığını, o sabah ne kadar şey taşıyarak kapıdan çıktığını kimse görmez. Ve o insan da söylemez. Çünkü nasılsın sorusu, gerçekten cevap beklemez çoğu zaman. Herkes bilir bunu. O yüzden iyiyim denir. Hep iyiyim denir.
İyiyim kelimesi, en çok kullanılan yalandır. En masum olanı da.
Gece farklıdır. Gece, gündüzün örttüklerini açar. Sessizlik büyüyünce düşünce de büyür. Yan dönersin, kapanmaz. Gözlerini kapatırsın, daha net görünür. O yüz, o ses, o an, o söz. Hepsi gece daha keskin gelir. Çünkü gündüz gürültüsü bastırır onları. Gece, her şey yerine oturur. Ve tam da bu yüzden gece daha çok acıtır.
Bazı insanlar geceyi sevmez. Geç uyur, erken kalkar. Ortada kalmamak için. Ama orta, onları bekler zaten. Kaçılmaz çünkü. Kaçınca daha hızlı koşar arkandan.
Hikmet bu bir düşünceden kaçmak, onu daha güçlü kılar. Yüzleşmek yıpratır, evet. Ama kaçmak tüketir. İkisi farklı acılardır. Biri geçer, diğeri birikerek geçer.
Ve bir gün insan durur. Artık kaçmaz. Oturur o düşüncenin karşısına. Bakar. Uzun uzun bakar. O an korkulan şey küçülür biraz. Hep büyük görünmüştür çünkü karanlıkta. Işık tutunca farklı görünür. Hâlâ orada durur, hâlâ ağırdır. Ama artık daha tanıdıktır.
Tanıdık olan, her zaman daha taşınabilirdir.
Devam etmek, büyük bir karar değildir. Sabah kalkmak, iyiyim demek, bir adım atmak. Bunlar küçük görünür. Ama içeride ne taşındığını bilen biri için her biri ayrı bir zaferdir. Sessiz, görünmez, kimsenin alkışlamadığı bir zafer.
En sessiz cesaret, devam etmektir. Yıkılmadan değil. Yıkılarak, yeniden kalkarak, tekrar yıkılmayı göze alarak devam etmek.
Beden taşıdığını bırakır bir yerde. Zihin bırakmayı bilmez. Ama öğrenir. Yavaş, ağır, inatlı bir öğrenmedir bu. Kimse tarih vermez. Kimse şu gün geçecek demez. Sadece bir sabah fark edersin o düşünce hâlâ orada ama artık o kadar yer kaplamıyor. Biraz çekilmiş, biraz solmuştur. Ve o solma, en uzun beklenen şeydir.
Beklemeye değer.
Turgay Kurtuluş
5.0
100% (5)