1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
28
Okunma
Türkiye laik bir devlettir anlayışından başlarsak laiklik din ve devlet işlerini karıştırmamak temeline dayanan bir sistemdir. Bizde her şey birbirine geçmiş olduğu için bu mesele de tartışmaya hazır bir konu olmuştur. Bana göre bir insanın laik olmasıyla Müslüman, Hristiyan ya da Musevi olmasının bir ilgisi yok. Nüfusunun çoğunun Müslüman olduğu bir ülkede yaşadığımız için kadınlar konusuna önce dini açıdan bakarak açıklayalım. Hadislerden
"Kadınlar kocalarına Allah’ın emenatidir. Cennet anaların ayakları altındadır" gibi deyişler çoktur. Tarih açısından bakarsak Cengiz Han tebaasına; "Ben sizin Hanınızım karım da benim Han’ım" diyerek eşine verdiği değeri gösterir. Hanım kelimesinin buradan doğduğu rivayet edilir. Ayrıca Türk tarihi savaş zamanı kağnı arabasıyla cephane taşıyan, yeri gelince savaşan Kara Fatmalar ile Nene Hatunlar ile doludur. Ayrıca toplum kurallarına göre öncelik bayana verilir.
Bir eş ve bir anne olarak söyleyebilirim ki kadın ya da erkek kimse ayrılmak için evlenmez. Yine okuduklarımdan esinlenerek söylüyorum. İnsana en acı veren şey ölüm acısı ikincisi ise ayrılık acısıymış. Evlilik; uyum anlaşma paylaşma gerektirir. Bu sağlanamazsa ayrılmak şarttır. Evlilik yaşayabilecek yaşa gelmiş insanların bunu kabul etmesi gerekir. Bilinmeli ki kimse kimsenin kölesi değildir. İki taraf ayrıldıktan sonra ikisinin de birbiri üzerinde hiçbir hakkı kalmaz. Arada çocuklar varsa onlara ana babalarını kötülememek gerekir. Boşanma sırasında kötü ayrılmak gerekmez kimse kimsenin hayatına karışmamalı karışamaz da.
Çocukların hatırı için ayrı yaşamayı kabullenmek gereklidir. Kadın cinayetlerinin çokça yaşandığı ülkemizde her akşam haberlerde bir ya da iki kadının katledildiğini duyuyoruz.
Erkekler neden şunu düşünmüyorlar? Karısını katleden erkek çocuklarını neden düşünmüyor? Anne yok baba hapiste onlar ne olacak onları kim koruyacak? Karısına karşı biraz hoşgörülü sabırlı olması gerekmez miydi? Başka açıdan bakarsak cezalar caydırıcı olacak kadar ağır olsaydı af kapsamına alınsaydı takım elbise giyip pişmanım demesi, karımı seviyordum kıskandım demesi cezada indirim ya da tahliye sebebi olmamalı!
Katiller ya da olmayı düşünenler şunu da düşünsünler, sizi dünyaya getiren anneniz de bir kadın. Çok ağır hasta ya da ameliyat olmanız gerektiğinde kadın doktor ya da cerraha rastlarsanız hayır mı diyeceksiniz?
Ataerkil düzenden kurtulamıyoruz. Erkek egemen toplumda erkek zalimce ve gaddarca bir zamanlar sevgilisi ya da eşi olan kadını öldürüyor. Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine misali oysa ki Atatürk dünyada ilk defa Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Ben bu yaşananları duyduğum zaman Arapların Müslümanlıktan önceki Barbariye dönemindeki canlı canlı gömülen kız çocuklarını hatırlıyorum.
Bu durumda iken kadın cinayetlerinin sona ereceği güne kadar dünya kadınlar günü, Anneler günü gibi kadınlara ait olan günlerin kutlanmasını doğru bulmuyorum.
5.0
100% (1)