3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma

Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 61. Bölüm
Hazırlayan:Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri namı diğer Celil ÇINKIR - Delibal
Hayal
Efendim…
Bugün defterimin altmış birinci sayfasını açarken kalem bana sordu
Efendi, bugün gerçek mi yazacağız yoksa insanları biraz rahatlatacak şeyler mi
Dedim ki
Evladım, gerçek zaten ağırdır. Biraz hayal katalım ki insanlar taşıyabilsin.
Zira insan dediğin garip mahlûktur. Gerçeği duyunca kaçar, hayali duyunca inanır. Maaşı artmayınca üzülür ama piyango çıkma ihtimaline yıllarca sadakat gösterir. İşte bu yüzden konumuz hayaldir.
Hayal görünmez ama vardır. Tutulmaz ama insanı tutar. Yalan diyen çoktur ama çoğu hakikat önce hayal diye küçümsenmiştir.
Bakınız efendim…
Hayalsiz insan kanadı kırık kuş gibidir. Uçmak ister ama yer çekimiyle akrabalık kurmuştur. Çünkü uçuş önce gökte değil gönülde başlar. İnsan önce içinden yükselir, sonra dünyada yürür.
Çocuk yıldızı cebine koymayı hayal eder. Büyükler ona güler. Sonra o çocuk büyür, roket yapar, göğe çıkar; gülenler televizyon başında çekirdek yer. Hayal kuran yürür, hayale gülen seyirci kalır.
Bir gün kahvede bir zat dedi ki
Efendi ben hayal kurmam, ayağım yere basar.
Dedim ki
Evladım, ayağın yere basıyor diye övünme. Ağaçların da ayağı yere basar ama yer değiştiremezler.
Kalburabastı Efendi der ki
Hayal insanın geleceğe yazdığı mektuptur. Pulunu sabır yapıştırır, adresini gayret yazar, postacısı kader olur.
Ama efendim hayalin de ölçüsü vardır. Fazlası insanı rüyaya yatırır, uyandırmaz. Azı ise insanı taş gibi gerçeklere çarptırır, yaşatmaz. Hayali hakikat sanan aldanır, hakikati hayal sanan da ömrünü yanlış kapıda bekçi eder.
Milletler de böyledir efendim. Hayali olmayan millet, kapısı açık ama misafiri gelmeyen hana benzer. Bacası tüten fabrikadan önce, dumanı tüten hayaller gerekir. Çünkü bina tuğlayla değil, niyetle yükselir.
Velhasıl…
Hayal insanın nefesidir. Nefes kesilirse beden yaşasa da ruh emekliye ayrılır. Gözünü kapatıp hayal etmeyen, gözünü açınca sadece duvar görür.
Defterime ibret olsun diye yazıyorum
Hayalsiz insan ölmeden önce ölür
Hayalini yaşatan ise mezarında bile konuşur.
Efendim…
Hayaller bazen insanı kafese kapatır, bazen uçurtma gibi göğe salar. En güzeli hayalde buluşmaktır. Rüyada buluşmak kaderin işi, hayalde buluşmak gönlün tercihidir.
Rüyada kavuşan sabah ayrılır. Hayalde kavuşan gündüzün ortasında bile yan yana yürür.
Kalburabastı Efendi der ki
Rüyada gözler birleşir, hayalde gönüller.
İki âşık bir köprüde buluşmayı hayal eder. Biri doğudadır biri batıda. Ama köprü çoktan kurulmuştur; mühendis gönüldür, ustası özlemdir.
Bir millet yarınını hayal ettiğinde fabrika daha yapılmadan bacası tüter. Çünkü hayal, henüz olmayanı olmuş gibi yaşatır.
Unutmayın efendim
Uyanıkken hayal kuramayan, uyurken rüyasında bile yolunu şaşırır.
Hikâye
Bir zamanlar Anadolu’nun uzak bir köyünde iki genç vardı. Aynı sokakta büyümüş, aynı çeşmeden su içmişlerdi. Sonra kader dediğimiz memur tayin kâğıdını yanlış dosyaya koydu; biri şehre gitti, biri köyde kaldı.
Yıllar geçti.
Köylüler sordu
Hâlâ seviyor musun
Genç dedi
Gönle bir kere giren, mesafeye kira ödemez.
Şehirdeki genç de dostlarına şöyle anlatırdı
Biz kavuşamadık sanıyorlar ama biz hayalde ev kurduk. Onlar adres soruyor, biz gökyüzüne bakıyoruz.
Her gece aynı aya baktılar. Aynı rüzgârı düşündüler. Aralarında kilometreler vardı ama gönül terazisinde yan yana durdular.
Köyün yaşlısı dinledi ve dedi ki
Rüyada kavuşmak nasip işidir. Hayalde kavuşmak karar işidir. Bunlar kararını vermiş.
Vecize: Hayalde buluşanlar gerçekte ayrılmaz. Kalburabastı Efendi Hazretleri
Ve defterimi kapatmadan önce şunu yazıyorum efendim
İnsan hayal kurduğu kadar gençtir. Hayalinden vazgeçtiği gün yaşlanır.
Dünya akıllılar tarafından kurulmuş olabilir ama ileriye delice hayal kuranlar götürür.
Onun için kim sana hayalperest derse darılma.
Çünkü dünya önce hayal diyenlerin, sonra inanıp yürüyenlerin omzunda dönmektedir.
Kalburabastı Efendi defteri kapattı.
Mürekkep kurudu ama hayal hâlâ yazmaya devam ediyor.
5.0
100% (5)