1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
216
Okunma

Hayatın İronisi
Hayat tuhaf bir öğretmen.İnsanın büyük konuşmayı sevdiği anları not eden sabırlı bir tanıktır. “Ben asla yapmam.” dediğimiz cümleleri bir kenara yazar, zamanı gelince önümüze koyar. Çünkü insan, sandığı kadar değişmez değildir. Koşullar değiştiğinde, insan da değişir.
Toplum olarak en sevdiğimiz şey, uzaktan bakıp hüküm vermektir. Tanımadığımız hayatlara, bilmediğimiz yüklerin altına giren insanlara dair kesin cümleler kurarız. “Ben olsam yapmazdım.” deriz. Oysa “ben olsam” dediğimiz yerde, çoğu zaman o insanın şartları yoktur. Aynı yorgunluk, aynı çaresizlik, aynı yalnızlık masaya konmamıştır.
Hayat bu masayı bir gün önüne çeker.
Dün eleştirdiğin suskunluğun içine düşersin.
Bugün küçümsediğin çaresizliği, yarın omuzlarında taşırsın.
Ve o zaman anlarsın ki yargıladığın şey, çoğu zaman bir tercih değil; bir mecburiyettir. İnsanlar hatalarından çok, zorlandıkları yerlerden tanınır. Kimse isteyerek kırılmaz, kimse bilerek küçülmez. Hayat bazen insanı daraltır; seçenekleri azaltır, sesi kısar, cesareti törpüler.
Bugün güçlü hissettiğin yer, yarın en zayıf noktan olabilir. Bugün mesafeli durduğun bir hayatın içine, yarın kapı kapı sığınabilirsin. Bu yüzden hüküm verirken biraz daha yavaşlamak gerekir. Biraz daha az kesin, biraz daha fazla merhametli konuşmak gerekir.
Çünkü hayatın en sessiz ama en sert dersi şudur: İnsan, başına gelmeyen her şey hakkında rahat konuşur. Başına gelince ise susar, anlar ve çoğu zaman utanır.
Ve sonunda geriye tek bir cümle kalır:
Bugün yadırgadığın ne varsa, yarın içinde bulur; yargıladıklarına da zamanla benzeyebilirsin.
Yazar Eylül Hacer Akkuş
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.