0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
166
Okunma

Çocuktuk. Bilmezdikte. Yağmur yağar ıslanırdık. Toprak burcu burcu kokar. Hayvanlar da çiçekler de o an bayramlık elbise ve kokulara bezenirdi. Ortalık tertemiz oluverirdi. Koca yeryüzü yeniden doğardı adeta. Ortalık dinginleşir. Köşe bucakta çer çöp kalmazdı.
Hele de yağmur sonrası gelen sel yok mu. Alıp ayakkabılarınızı elinize, hafiften çelme takan cesametteki debiye inat çıplak ayakla buz gibi sudaki yürüyüşünüz ne biliyim hangi kum terapi seanslarına denktir. Amma ne ıslanırdık. Sudan çıkmış sıçan buralardan isim alsa gerek.
Yağmurdan sonra mı? Yeryüzünün diğer ikramı yayılırdı tüm yazıya.
"Doğ ey güneş erit taştan adamı. "
"Yaprak düşsün yere bir bir.
Usul usul kalbime gir. "
Baharın sonları yazın başları. İkindi güneşine de bakar mısınız? Bu ne cömertlik ya rabbim.
Biz de bir kural vardır. Tarlada ki biçilmiş başağın üzerine bile yağmur yağsa isyan edilmez.
Onun adı rahmet.
Onun adı berekettir.
Anadoluda topraksa eviniz. Yağmur bir tedirginliktir her daim. Bir telaş. Bir koşuşturmaca. Acı bir isyandır da maaile. Tas, tabak, çanak. İçinde boş hacim bulunduran her şey anında alarma geçirilir. Zira yağmur geliyor. Ama öncelik dışarıdaki sergide. Buğday bulgur vs varsa onlar çadırlanır. Sonra samanın üstü. Ve tabi evde mutlaka eli çabuk iki de nöbetçi hep tetiktedir.
Önlemler önlemler. Evvelden akan damlayan noktalar yakın takibe alınır. Dama kaç kat çorak serilirse serilsin. Bu kaçıncı "LO" deveranı olursa olsun. Bir ot kökü kalmayacak şekilde temizlense de. Defalarca ayak izleri aynı noktaya depik sallasa da. Yağmur geliyor dam ıslanmadan karınca yuvaları dahil tüm çatlak ve delikler kapatılsa da.
Su yolunu bulur. O yağmurda o ev akar. Evin reisi sanki köşe kapmaca oynarcasına damlayan yerleri müjdelemeyi marifet beller. Kap kacak yetiştirmekten bitap düşen evin hanımı ve çocukları malamat olur. Ne zaman duracak şu yağmur serzenişimize sitem gelir anında. Koşuşturmadan bitap düşmüş haline rağmen "o nasıl söz öyle rahmete isyan edilmez yavrum" sözleriyle çaresizlikte bile şükretmenin eğitiminden geçirilmeyi de es geçmezdik.
Her odanın tavanındaki boncuk boncuk şıpırdayan noktaya kap yetiştirmenin gururuyla biraz soluklanmaya fırsat kalmaz. Bu sefer de kaplar doluma geçmiş onların tahliyesi başlar. Her defasında aynı sitem. Şu eve bir çatı yaptırmadıkya. 3-5 su damlasa ne olacak ki demeyin. Evin kilimi minderi yorganı yastığı bir çırpıda çamurlu lekelerle kullanılamaz hale gelecek demektir. Sonra bekle güneşi. Onların tamamını sil baştan el ile ve günlerece yıka kurut. Bir sonraki yağmura yakalanıncaya kadar. Bir de gafil avlanmalar var ki. Gece uykuda iken dört bir yandan gelen yağmur damlama sesleri. Geçmiş ola. Evin reisinin suratına anlına denk gelmez ki şu damlalar. Yarın çatı kararı çıksın.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.