4
Yorum
4
Beğeni
4,8
Puan
49
Okunma
Eledim eledim…
Ne çok şey eledik şu hayatta.
Kimi zaman bir buğday tanesi gibi umutlarımızı,
kimi zaman içimize batmış dikenleri.
Hayat dediğin de bir kalbur aslında.
Sallar durur insanı.
Acıyı sevinçten ayırır,
sabırla öfkeyi karşı karşıya getirir.
Ve insan, her savruluşta biraz daha olgunlaşır.
Ama bir şey var ki kalburdan geçmez:
Vatan sevgisi.
O, doğrudan yüreğe düşer.
Elekte kalmaz, savrulmaz.
Kök salar.
Bir köy sabahını düşün…
Toprak kokusu, serin rüzgâr, uzaktan gelen davul sesi.
Meydan dolmuş.
Kimse kimseye yabancı değil.
Çünkü asker uğurlamak bir evin değil, bir milletin meselesidir.
İşte birlik budur.
Bir annenin gözyaşı sadece onun değildir;
bütün köyün gözüdür o.
Bir babanın susuşu sadece kendine ait değildir;
milletin vakarını taşır.
Ve anne öne çıkar.
Başında yazması, yüreğinde fırtına.
Ama yüzünde dimdik bir gurur.
Der ki:
“Eledim eledim höllük eledim…
Oğlumu vatana helâl eyledim…”
O söz, bir teslimiyettir.
Bir yüreğin kendini Koca vatan toprağına bırakmasıdır.
Evladını bağrından koparıp,
bayrağın gölgesine emanet etmektir.
Askerlik bu topraklarda yalnız bir görev değildir.
Bir şereftir.
Bir terbiye, bir olgunlaşma hâlidir.
Mehmetçik olmak;
soğukta nöbet tutarken sıcağı düşünmemektir.
Geceyi beklerken sabahı değil, vatanı düşünmektir.
Hudutta duran bir asker
sadece sınırı korumaz;
bir milletin huzurunu taşır omzunda.
Onun uykusuzluğu,
şehirlerin rahat uykusudur.
Biz yarım kalmış bir millet değiliz.
Biz her ayrılıkla daha çok kenetlenen bir milletiz.
Birimiz askere giderken
hepimiz dua ederiz.
Birimiz nöbet tutarken
hepimiz bekleriz.
Eledim eledim…
Hüzünleri de eledim.
Ayrılığı da.
Gecenin koynunda büyüyen özlemi de.
Ama gururu eleyemedim.
Çünkü o gurur,
bir annenin “Vatan sana emanet” deyişindedir.
Bir babanın omzunu dik tutuşundadır.
Bir milletin bayrağa bakarken gözünün doluşundadır.
Ve geriye ne kaldı biliyor musun?
Koca vatan toprağı.
Üzerinde ezan yükselen,
uğruna can verilen,
şehidin kanıyla yoğrulan o mukaddes toprak.
İnsan bazen eksik hisseder kendini.
Yarım kalmış, boşlukta gibi…
Ama bir askeri uğurlarken anlar:
Eksik değilmiş.
Bir millete aitmiş.
İnsanı tamamlayan şey
çok şeye sahip olmak değilmiş;
bir şeye adanmakmış.
Bir bayrağa.
Bir duaya.
Bir vatana.
Eledim eledim…
Ve gördüm ki
insanın içindeki bütün boşlukları dolduran
o annenin saf duasıdır.
O dua ki hem of çektirir,
hem dimdik ayağa kaldırır.
Ve biz,
o duayla ayakta duran bir milletiz.
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
83% (5)
4.0
17% (1)