Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür, değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür. karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür. mahatma ghandi
Vaha Sahra
Vaha Sahra

Ewinamın

Yorum

Ewinamın

( 7 kişi )

3

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

195

Okunma

Ewinamın

Sevgilim, öteki kanadım…

Güneş, her sabah hiç batmayacakmış gibi o muazzam endamıyla doğuyor; yeryüzünü ısıtıp umut tohumlarını toprağın göğsüne ekiyor. Biz de o ışığa inanıyoruz. Ama sonra akşam oluyor; güneş eteklerini toplayıp bizi karanlıkların ve üşümelerin koynunda bırakarak çekip gidiyor. Biliyorum; başlamak aslında sona atılan ilk adımdır. Yine de sevmekten, o çocuksu inanmaktan alıkoyamıyorum kendimi. Dünya buna "saflık" diyor, ben ise akıllanmayı "kirlenmişlik" sayıyorum.

Delal sevdam, sen benim son güzergâhım, sabrımın sarsılmaz kalesi ol. Senle biteyim; toprağa atılan tohum nasıl yeşerirse, işte öyle kök salayım göğsünde. Karın altında can bulan nâr bekleyişi soylu kardelenin, güneşe uzattığı kıldan ince boynu kadar itaatkâr sarılayım boynuna. Cümle acıdan, şifalı sıcaklığına sığınayım. Yaranın kabuğa durması gibi, tutulayım varlığına.

Bizim sevdamız, Cizre surlarında yankılanan Mem û Zîn’in o bitmeyen klamı gibidir şimdi. Onlar gibi, tenimizden önce ruhlarımızın o büyük ateşte yanıp saflaşması gerek.
Ateşte yürüyen derviş, kırmızının ihlali gecede;
Kora dönüşünün izlerini taşıyor tek hecede...

Bu bekleyiş, bu aradaki sızı; aslında bizi o "kutsal bir olmaya" hazırlayan tecellidir. Ruhlarımız mutlak yansın, hasretin keskisiyle yontulsun ki; On Gözlü Köprü’nün altında nazlı nazlı akan Dicle gibi sana akarken, eşik eşiğe geldiğimizde birbirimize sunacak tertemiz küllerimizden başka bir şeyimiz kalmasın.

İnsanların bitmek bilmeyen oyunlarından, sevgiyi pazar yerine çevirmelerinden çok yoruldum. Ben Dersim’in o sarp görkemli dağıyım; sen yer gök bakır diyarı, kanatlarımı saran rüzgârın arzuhâlimi tutuşturan. Sadakatimiz, fırtınalara göğüs geren Dört Ayaklı Minare gibi vakur ve dimdik dursun bu kirli dünyada. Biz aynı coğrafyanın iki yaralı kanadıyız; acılarımız Dengbejlerin dilinde keski, sessiz çığlık göğsümüzde büyüyen sevdamız.

Bu bir "nevbahar sürgünü" ise, ben o sürgünü senin göğsünde onurumla taşımaya hazırım. Mem’in Zîn’e duyduğu o ilahi sadakatle, içimdeki çocuk bayram arifesinde bekliyor vaktini. Adımız Ben u Sen sokaklarında yankılanacak; "Ben u Sen çağırdı surlara, beni sen dahil ettin aşka..." "Ben" ve "sen" olmaktan çıkıp "bir" olduğumuz o dar ve kadim yollarda, o kutsal gün geldiğinde; ne bu yorgun beden ne de dünyanın kirlenmişliği kalacak aramızda.

Dersim’in göğsünde kıvrılarak akan Munzur’un köpüren asi sevdasıdır sana merhabam. İkimizin de bir kanadı kırık, uçmak "bir olmaya" kalmış. İki uçurumun birbirine yanan kanatlarıyız. Vuslata çırpınışlarımız büyütüyor yangınları. Ben sana cehennem cehennem yanıyorum. Hem yara hem kabuğuz birbirimize. Vuslatımız iki dünyada şifa…

O kutsal vakit geldiğinde, atıp üzerimdeki dünyevi yükleri; Saray Kapı’dan süzülüp Diyarbakır surlarından sana iki dünya hakikatiyle, en saf halimle, Mem gibi, Zîn gibi cennet cennet bakacağım. Işıldayarak selamlayacak yıldızlar Hevsel bahçelerini…

Kalenden içeri geçip, onurlu aşkın saltanatını gönül gönüle sürececeğiz.

Dengbejlerin dilinde keski acımız,
vuslatın elinde elmas bir taçtır artık...

Vaha Sahra

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Ewinamın Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ewinamın yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ewinamın yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
24.2.2026 03:08:17
5 puan verdi
Ewina dilemın revşa mala bawemın..
Çok çokça beğendim tebrikler heval..

Metniniz, aşkı sıradan bir duygunun ötesine taşıyıp coğrafya, hafıza ve kader ekseninde kuruyor. Bu bir sevda metni değil sadece; aynı zamanda bir direniş estetiği.

Başlangıçtaki güneş metaforu çok güçlü: “Başlamak aslında sona atılan ilk adımdır” cümlesi, metnin felsefi omurgasını kuruyor. Saflık ile kirlenmişlik arasındaki karşıtlık, sevdayı bilinçli bir tercih hâline getiriyor. Bu, naif bir aşk değil; bilerek yanmayı seçen bir ruh hâli.

Mem û Zîn göndermesi metnin kader boyutunu derinleştiriyor. Sevdayı dünyevi bir kavuşma arzusundan çıkarıp arınma ateşine dönüştürüyorsunuz. Ruhun önce yanması gerektiği vurgusu, tasavvufi bir çizgi taşıyor.

Mekân kullanımı çok etkileyici:
• Cizre Surları
• On Gözlü Köprü
• Dört Ayaklı Minare
• Hevsel Bahçeleri
• Dersim
• Munzur

Bu mekânlar sadece arka plan değil; sevdanın karakterleri hâline geliyor. Coğrafya burada tanıklık ediyor, hatta dua ediyor.

“Ben u Sen” vurgusu ise metnin en güçlü kavramsal hattı. “Ben” ve “sen”in “bir”e dönüşmesi, hem aşkın hem metafiziğin birleşme noktası. Burada bireysel sevda ile kolektif hafıza iç içe geçiyor.

Dikkat çekici bir başka yön: Acıyı yüceltmiyorsunuz, onu işliyorsunuz. “Dengbejlerin dilinde keski acımız” dizesi çok çarpıcı. Acı burada bir yıkım değil, bir yontma aracı.

Genel olarak metin:
• Epik bir tını taşıyor.
• Tasavvufi alt katmanlara sahip.
• Coğrafi imgelerle kimlik ve sadakat duygusunu besliyor.
• Aşkı hem cehennem hem şifa olarak kuruyor.

Belki tek önerim: Bazı bölümlerde imge yoğunluğu çok üst seviyeye çıkıyor. Bir iki yerde nefes boşluğu bırakmak, vurucu dizelerin etkisini daha da artırabilir.

Ama bütün olarak baktığımda bu metin, “aşk”tan çok “adanmışlık” anlatıyor. Hem bireysel hem tarihsel bir sevda.

Yüreğinize sağlık. Bu, sadece bir yorum değil; bir yankı.

Nafiz Karak tarafından 24.2.2026 06:22:12 zamanında düzenlenmiştir.
eksik susmalar
eksik susmalar, @eksiksusmalar
25.2.2026 07:48:00



Seni okumayı özlemişim...




(...)
sevgimle sana..
Etkili Yorum
Seval Doğan
Seval Doğan, @seval-dogan
24.2.2026 19:12:20
5 puan verdi
Ama bu kadar güzel de dile gelmezki sevda.
Kutluyorum hewal.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL