2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Yağmur
Yağmur başladı.
Önce tek bir damla, sonra bir ikincisi, ardından sessiz bir fısıltı gibi çoğaldı. Gökyüzü usulca ağlamaya koyuldu. Ama bu ağlayış hüzün değil, rahmetti. Toprağın çatlayan dudaklarını öpen, kalplerin pasını silen, hayatı yeniden yeşerten bir rahmet…
Toprak ilk damlayı alınca titredi. Uzun zamandır susuz kalmıştı; yüzü çatlamış, yarıkları derinleşmişti. Yağmur damlaları o yarıklara sızdı, toprağı yumuşattı. Kökler derinlere uzandı, tohumlar uyanışın kokusunu aldı. Yeraltı suları dolmaya başladı; dereler yeniden coştu, göller nefes aldı. Havadaki azot yağmurla toprağa indi, doğal bir gübre oldu. Çayırlar yeşillendi, ormanlar soluklandı, tarlalar başak vermeye hazırlandı. Yağmur toprağın annesiydi; onsuz tohumlar susar, çiçekler solar, bereket kaçar giderdi. Bir damla, milyonlarca canlının geleceğini kurtarmıştı.
Hayvanlar yağmuru en çok bekleyenlerdi. Kuraklıkta gözleri uzaklara dalar, dilleri kurur, adımları ağırlaşırdı. Yağmur başlayınca kuşlar kanat çırptı, geyikler başını kaldırdı, kurtlar uludu. Su birikintileri oluştu, dereler coştu, göletler doldu. Yaban hayvanları içti, yıkandı, serinledi. Sürüler otlaklara indi, kuşlar göç yollarını rahatça devam ettirdi. Balıklar nehirlerde dans etti, kurbağalar şarkı söyledi. Yağmur ekosistemin nabzıydı; her damlası bir canlının hayata tutunmasını sağlıyordu. Susuzluk bitti, hayat yeniden başladı.
İnsan ise yağmuru en çok hisseden varlıktı. Petrichor kokusu – toprağın, yağmurun, yeşilin karıştığı o eşsiz koku – negatif iyonlarla doluydu. Bu iyonlar solunduğunda stres eridi, serotonin yükseldi, zihin sakinleşti. Yağmur altında yürümek endişeyi yıkıyordu; kalp atışını yavaşlatıyor, nefesi derinleştiriyordu. Cilt nemleniyor, saçlar doğal minerallerle besleniyor, elektriklenme dinıyordu. Hava temizleniyordu; toz, polen, kir, egzoz yere iniyordu. Yağmur suyu içildiğinde bedene en saf, en doğal su giriyordu.
Ama asıl mucize ruhtaydı. Yağmur arınmaydı. Gözyaşı gibi temizliyor, dua gibi iniyordu. Yağmurda insan kendini küçülür hissediyordu gökyüzünün karşısında aciz, ama aynı anda sonsuz rahmete sarılmış hissediyordu. Yağmur umuttu. Çünkü en karanlık bulutlar bile sonunda rahmet taşıyordu. Yağmurda insan içinden fısıldıyordu: “Hâlâ bir sebep var.” Ve o sebep, yaşamaktı.
Yağmur başladı…
Ve her damla, toprağa, hayvana, insana aynı mesajı fısıldıyordu:
“Susuzluk bitecek.
Karanlık geçecek.
Yeşile, hayata, umuda yer var.”
Dinle.
Sessizce dinle.
Çünkü yağmur konuşmaz;
yaşatır.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
Haziran 2022
5.0
100% (2)