0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
221
Okunma
OKULLARDA RAMAZAN GENELGESİ!
Millî Eğitim Bakanlığımızın okullarda ramazan faaliyetlerine imkân tanıyan genelgesini son derece olumlu ve önemli buluyorum; başta Sayın Bakan Yusuf Tekin Hoca olmak üzere bu hususta emeği geçenlere teşekkür ederim. Elbette bu son derece güzel ve gerekli ve hattâ çok geç kalınmış uygulamayı sonuna kadar da destekliyorum.
Konu sosyal medyada çokça gündem ediliyor, elbette neticede duyurulması güzel bir şey. Ancak, çok sayıda yorumlarda, söz konusu genelgeye muhalif olanlara karşı hiç de bu genelgenin ruhuna uygun olmayan tarzda yorum ve cevaplar verildiğini maalesef görüyoruz, okuyoruz.
Elbette karşı çıkanların da karşı çıkma hakları vardır.. bu, onların haklı olduğu anlamına gelmez. İlla bir cevap verilecekse Hz. Peygamberin uyguladığı metotlara uygun olmalı; O’nun Peygamberliğine ve getirdiği İlahi Mesajlara da karşı çıkanlar çok olmuştu zamanında.. O, bunlara karşı “Siz gerçekleri bilmeden karşı çıkıyorsunuz, sizin neslinizden doğruları anlayacak ve gereğini yapacak olanlar gelecektir ileride! Bilseydiniz siz de karşı çıkmazdınız!” şeklinde mukabele etmiştir. Okullarımızda idareci ve öğretmenlerimizin konuyla alakalı uygulamalarda ilmî gerçekliği olan, sosyal tabanı olan ve ORUÇ İBADETİNİN kazanımlarına uygun uygulamalar yapmaları son derece önemlidir; X okulunda Y görevlisini Z öğretmeninin ÖNE ÇIKMA çabasıyla tartışmalara sebep olacak sloganik yönelişlere tevessül etmemesi gerekir, bunların uyarılması ve yapılacak işlerin bir plân dahilinde olması gerekir! Her heyecan can demek değildir, bazen de canınızı sıkar.. dikkat etmeli, akıllı olunmalıdır! Haklı olmak iyidir muhakkak, fakat daima haklı kalmaya devam etmek gerekir.
Günümüzde, işte Müslümanlar olarak söz konusu ramazan genelgesini savunanlardan, destekleyenlerden çoğu kimsenin sosyal medyada, genelgeye karşı çıkanlara cevap olarak İslâm ile bağdaşmayacak, Müslüman bir ağıza yakışmayacak sözlerle mukabele edenler az değil!
Maalesef toplumsal olarak İslâmî bir olgunluktan çok çok uzak durumdayız; atılmak istenen güzel adımların kamuoyunda çirkinleştirilmesine sebep olacak bu tür kötü söylemlerden uzak durulmalıdır. Bırakınız karşı çıkanlar karşı çıkma haklarını kullansınlar; bu onları hakkıdır ama haklı oldukları anlamına gelmez ki! Toplumun gerilmesinin ve kamplaştırılmasının en büyük zararı toplumun kendisine olur. İlim insanlarının müzakeresini gerektirecek konularda bile sosyal medya tartışmalarının gölgelemesi ve maalesef bazı yetkililerin de “şunlar şöyle dedi, bunlar böyle dedi! Bakınız biz de böyle diyoruz!” laflarının öne çıkması son derece hatalı bir yöntemdir! Böyle USÜL olmaz! İdarecilerimizin daha çok kapsayıcı ve kucaklayıcı olması gerekir. İtici değil munis olmaları gerekir. Fevri sataşmalara karşı mutlaka teenni gerekir; fevriye fevri, arttırır cevri! Halbuki devir sükûnet devri!
Bilen yapmalı, bilmeyene öğretmeli, öğrenmek isteyen dinlemeli, konuşanlar dinlenmeli, çatışmalar önlenmeli! Medeniyet inşasına tam gaz devam etmeli; fakat medeniyet inşası için medenî insanlara ihtiyaç vardır!
Saygılarımla.
Murat Kahraman
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.