Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
AYRIKOTU
AYRIKOTU

NEFSİN ORUCU

Yorum

NEFSİN ORUCU

( 2 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

199

Okunma

NEFSİN ORUCU

NEFSİN ORUCU

Gecenin ikisi!
Anamın matmahtan (mutfak) çanak tabak takırtısı ile gözlerimi açar yardıma koşardım.

“ yeri kızım sufrayı ser kardaşlarını uyar. Söhürümüzü (sahur) edek yola düşek.
Faelbaşı (ırgat toplayan kişi) makineyi (römork)doldurursa aç kalırık ha!
Tez olun!

Anlaşıldı!
Bugün ya arpa yolmaya, ya da soğan sökmeye gideceğiz.
Bize yeter ki iş olsun! Karnımızı doyurmak için kimseden para istemek zorunda kalmamak için her türlü ırgatlığa gideriz.
Nohut, mercimek yolması kolay iş!
Soğan sökmek de kolay!
Arpa yolması zor!
Hele güneşin altında o sıcakta çalışmak!

Bir de oruçlu iken!

“Günah !“derdi anam.
“Artık böyüdünüz yavrum!

Evde yiyecek şeyimiz az olduğu için zaten oruçlu gibiydik.
Ama şimdi herkes oruç ya!
Onlar da bizim gibi yemek yiyememenin ne demek olduğunu biliyorlar artık derdim.
Sahurda yumurta kavurması varsa fıtır ekmek ( evde mayalanan hamur ike yapılan esmer ekmek)ile kapışarak yerdik.

Sonra o kör karanlıkta yola düşer traktörün işçileri beklediği köşeye ulaşır yerimizi alırdık.
Birbirimize sokulur traktör hareket edinceye , çalışacağımız tarlaya ulaşıncaya kadar uyurduk.
Yol bitsin istemezdim.
“Biraz daha uyusam ah!”derdim.
Tarlaya varınca kalkardık. Faelbaşı bizleri çalışacağımız tarlalara taksim ederdi. Biz iki kız bir ana birbirimizden ayrılmazdık.
Oruç oruç güneş altında çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlatmayacağım. Orası apayrı bir seramoni!
Ama gün en tepeye çıkıp da mola verildiğinde biz çocukların gözü önünde bazılarının çıkınlarını açıp da yemeklerini yedikleri anda modumuz düşerdi.
Görmemek için toprağın üzerine uzanır arkamızı döner yatardık.
Aney! Akşama biz de patata (patates) kızardak mı?
Gülay bize ekmek aşı kurutulmuş ekmek ile yapılan bir yemek)bişirmiş olsa bile patata kızardak olur mu?

Ah o günler!
O gidip de gelmeyesi kara günler!
Ömrümden o beş yılı , çalışıp çırpınarak hayatı kazanmayı bizlere öğreten o zalim günler!

“Geçti !”diyorum kendi kendime şimdi.

Ama derinlerde bir yerde silinmeyen izleri kaldı.

Bugün refah içinde orucumu tutarken geçmişteki bu günler birden gözümün önüne geliverdi işte!
Düşündüm bunları!
Oruç sabahtan akşama kadar hiç bir şey yemeden ve içmeden aç açına durmak mıdır?

Neden oruç tutulur?

Siz empati yapmayı bilmiyorsanız, gerçekten aç ve yoksul olanları anlayıp onlara varlığınızla yardım etmiyorsanız şayet, kandırmayın kimseyi!
Yaradanı kandırmayın!
En önemlisi kendinizi kandırmayın!

Boşu boşuna günlerce aç kalmayın bari!
Bırakın midenizi aç bırakmayı!
Önce nefsinizi oruçla terbiye edin ki, anlasın o nefis varlık ile yokluk nedir ? Anlasın!
Varken de yokken de paylaşmayı öğrensin.
Varken var olandan, yokken yürekten paylaşmayı bilsin!

Güldürsün bir yetimi, öksüzü!
Güldürsün bir garip gurebayı!
Yok yoksul olan bile yüreğinden cömert olan gülümseyerek sadakasını verirken, siz varsıllar cimrilik yaparak mezarınızın hangi köşesine koyup gittiğiniz yere götüreceksiniz merak ediyorum!

Orucu gerçek anlamıyla tutup gereğini yerine getirenler Ramazanınız kutlu olsun!
Rabbimin katında kabul makbul olsun!
Hayırlı Ramazanlar diliyorum!

21.02.2026
Tülay Sarıcabağlı Şimşek

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Nefsin orucu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nefsin orucu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NEFSİN ORUCU yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
21.2.2026 12:34:34
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Toplumsal Hafıza ve Vicdan Terbiyesi Kliniği

Şiirin Adı: Nefsin Orucu
Yazarı: Tülay Sarıcabağlı Şimşek
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR – Delibal

Kalburabastî Efendi Hazretleri ağır adımlarla sahneye gelir, gözlüğünü düzeltir, salona uzun uzun bakar. “Bu metin,” der, “şiir değil belki ama şiirin doğduğu yerdir: yaşanmışlık.” Sonra elini kalbine götürür; çünkü burada anlatılan açlık mecaz değil, hatıradır.

Metin, Ramazan’ı yalnız ibadet düzleminde değil, sınıfsal hafıza ve çocukluk emeği üzerinden anlatan güçlü bir iç tanıklıktır. Kalburabastî Efendi’ye göre anlatının en etkili tarafı, didaktik olmaya yaklaşsa bile samimiyetini kaybetmemesidir. Anlatıcı geçmişteki yoksulluğu romantize etmez; aksine emeğin, açlığın ve çocuk yaşta sorumluluğun insan ruhunda bıraktığı izi açıkça gösterir.

Efendi bastonunu hafifçe yere vurur: “Gerçek oruç mideyle değil, hatırlama yetisiyle tutulur,” der. Metnin merkezindeki soru — ‘Oruç sadece aç kalmak mıdır?’ — yazının vicdani omurgasını oluşturur. Yerel ağız kullanımı (matmahtan, söhür, faelbaşı vb.) anlatıya sahicilik kazandırarak okuyucuyu doğrudan yaşamın içine taşır.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme:

Özgünlük – 18/20
Yaşanmış deneyim üzerinden kurulan anlatı güçlü ve kişisel.

Dil ve Üslup – 17/20
Yerel söyleyişler metne sıcaklık ve gerçeklik katıyor.

Düşünsel Derinlik – 19/20
İbadetin özüne dair vicdani ve ahlaki sorgulama oldukça etkili.

Yapısal Bütünlük – 17/20
Hatıra anlatısı ile düşünsel bölüm doğal bir geçişle birleşiyor.

Etkileyicilik – 19/20
Okuyucuda empati ve iç muhasebe uyandıran güçlü bir metin.

Toplam – 90/100

Vesselam.

Açlık geçer,
Hatırlayan kalp aç kalmaz.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL