3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma

Saygı deyince aklımıza hep kendimizden büyükler ya da mevki, makam sahipleri gelir. Oysa asıl saygı duyulması gereken emektir. Sitemizin genç yeteneklerinden İzebella(Huriye Çap) nın bir hayali vardı. Bir dergi çıkarmak. Sonunda hayaline kavuştu. Çıkardı dergisini. Adı Ça(l)lakalem. Dergiyi buldum. İçinde benimde bir yazım var. Mutlu oldum. Mürekkep kokusunu içime çektim. Huriye kardeşimiz bir zoru başarmıştı. Başarılarının devamını diliyor ona saygı duyuyorum. Tahmin ediyorum. Yine sitemizin güçlü yazarlarından Ebru Asya icap ettiği zamanlarda ondan desteğini esirgememiştir.
Şimdi sizlerle dergide yayınlanan yazıyı paylaşıyorum. Saygılarımla...
NOKTA.
Belirlenen günde A4’de bir araya geldiler. Nokta hem üzgün hem de sinirliydi
“Arkadaşlar bizler dilbilgisi kuralları arasında iş olsun diye yer almıyoruz. Son zamanlarda kalemlerin vurdumduymaz, bizlere değer vermez, kuralları tanımaz, tavırları aldı başını gidiyor. Kalemler; bütün hünerin kelimelerde olduğunu sanıyorlar. Oysa onların anlamlarını güçlendiren bizleriz. Bu gün toplantımızın nedeni kendimizi tanıtmak, bizlerin yazılardaki önemini vurgulamaktır. Bizler olmazsak kelimeler hak ettiği değeri bulamazlar. Okuyucu yorulur, sıkılır. Anlamakta güçlük çeker. Söz almak isteyen var mı?
Noktalı virgül:
Sayın nokta ben şekil olarak sizden daha gösterişliyim. Ancak hepimiz biliyoruz ki senin işlevin hepimizden daha önemli. Bence önce senin kendini tanıtman daha yararlı olacaktır.
Nokta:(.)
“Ukalalık kabul etmezseniz Noktalı virgülün görüşüne katılıyorum. Evet, hepimiz önemliyiz. Ancak benim görevim size göre biraz daha önemli. Ben cümlelerin sonunda yer alırım. Cümle: Bir duyguyu, bir düşünceyi veya bir olayı ele alarak bir hüküm halinde ifade eden kelime dizisidir. Ben bu dizinin sonunda yer alırsam o kelimeler anlam kazanır. Benim görevim bu kadarla da bitmez. Bazı kısaltmalar, sayılar, sayılardan sonra CI Cİ anlamı yazı maddeleri, tarih belirleme, saat ve dakika araları, büyük rakamları ayırma gibi görevlendim de vardır. Sizler de çok önemlisiniz. Virgül sen benim en büyük yardımcımsın. Beni tercih etmedikleri zaman imdada sen yetişirsin, seni dinleyelim
Virgül(,)
Teşekkürler. Bana da bir ad koydular, bir şekil belirlediler ise benim de kendime göre bir görevim var tabii. Birbiri ardına sıralanan eş görevli kelimelerin arasında yer alırım. Sıralı cümlelerde görev bendedir. Uzun cümlelerde yüklemden uzaklaşılmışsa iş bana düşer. Benim de rakamlarla işim vardır. Kesirler belirlenecekse araya ben girerim. Söz bana verilmişken sık yapılan bir hatadan da söz edeyim. Ve veya yahut bağlaçlarının kullanıldığı yerde bana iş düşmez.”
“Evet. Hem benden, hem de virgülden yararlanarak kimlik sahibi olduğuna göre sen de kendini anlak noktalı virgül.”
Noktalı virgül(;)
Benim görüntüm sizin ikinizin toplamıdır. Ama doğru konuşmak gerekirse benim görevim sizin kadar ağır değildir. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri, cümlede virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak, cümle içinde bazı açıklama gerektiren ifadelerden sonra sıra bendedir. Kendimi çok karışık anlattım. Değil mi? Ben böyleyim işte. Çok hassasım. Çok titizim.”
“Sen ne dersin soru işareti?”
Soru işareti(?) (Gülerek)
“Özür dilerim nokta gülmemi yanlış anlamayın. Sen sordun ya işte ben oradaydım. Soru bildiren cümlelerin sonudur benim yerim. Virgülün dediği gibi ben de bir ayrıntıyı açıklayayım. Cümle içinde geçen MI Mİ gibi eklerden sonra ben kullanılmam. Bu da çok yapılan hatalar arasındadır.”
“Evet, iki nokta seni dinliyoruz.”
İki nokta(:)
“Kendinden sonra örnek verilecek, açıklama yapılacak cümlelerin sonuna ben gelirim. Bir görevimde konuşma cümlelerinde konuşacak kişinin adından sonra benim kullanılıyor olmamdır. Matematikte de bölme anlamına gelirim. Bazen benimle noktalı virgülü karıştırdıkları olur.
Ünlem sen kimsin?”
Ünlem(!)
“Sevinç, kıvanç, acı, şaşma cümlelerinin sonunda kullanıldığı gibi; seslenme, hitap, uyarı, alay, kinaye, küçümseme ifadelerinin sonu da bana aittir.”
Tüm konuşmacı arkadaşlara teşekkür ediyorum. Kanımca yeteri kadar kendimizi tanıttık. İnşallah kalemler verilmek istenen mesajı almıştır. O da onu tutan ellerin sahiplerine iletir. Toplantımızı bitirelim isterseniz.”
Parantez sinirle ayağa kalktı.
“Üç nokta, kısa çizgi, uzun çizgi, eğik çizgi, tırnak, denden, ben; bizlerde edebiyatta yerleri olan işaretleriz. Bize söz vermeden toplantıyı bitiriyor olman bizi değersiz gördüğün anlamına gelir. Yanlış yapıyorsun nokta yanlış…”
“Siz yanlış anlıyorsunuz. Her işarete söz verirsek bu toplantı uzar gider. Zamanımız dar. Belki ileride bir toplantı daha yaparız. Sizler de kendinizi anlatırsınız. Tabii sizlerde önemlisiniz.”
“Uzarsa da uzasın. Bizim de kendimize göre görevlerimiz var. Kalkın arkadaşlar gidiyoruz. Bize değer verilmeyen yerde durmanın bir anlamı yok. Toplantıyı terk ediyoruz.”
Parantez ve arkadaşlarının peşinden nokta, A4 den ayrılmadan önce:
“Giderseler gitsinler zaten canım burnumda.- Gerçek edebiyat yapıyorum- diye koca bir paragrafta bizlerden hiç birimizin kullanılmadığı yazılar var. Ben edebiyat adına değerimiz bilinsin istiyorum.”
Karşıdan koşarak gelmekte olan inceltme işareti parantez ve arkadaşlarına:
“ Televizyon haberlerinde alt yazı geçti. Burada bir yerde imla işaretlerinin toplantısı yapılacakmış. Nerede olduğunu biliyor musunuz?
Parantez güldü:
“Toplantı yapıldı bitti bile. Sen nerede kaldın?
“Bana haber verilmedi ki! Kim düzenledi bu toplantıyı?”
“Bana değil, havasından geçilmeyen Nokta’ya sor.
İnceltme işareti Nokta’nın peşinden yetişti:
“Noktalama işaretleri toplantısı yapılıyor da neden benim haberim yok? Ben genelde Sadece A’ ya bağlıyım diye beni işaretten saymıyor muşunuz? Benim A’ya şapkalık yapmam onu yağmurdan soğuktan korumak için mi? Ben olmasam birbirileriyle hiç alakası olmayan kelimeleri karıştırmıyorlar mı?”
Nokta sert sert baktı:
“Git başımdan, Bir de senle uğraşmayayım. Ne haliniz varsa görün. Git derdini Marko Paşaya, pardon TDK’ anlat,
Dağıldılar,
5.0
100% (4)