1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
Ömer Nasuhi Bilmen ve İsmail Fakirullah Hazretlerinin ilmihallerinden yararlanarak Oruç, hakkında bilinmesi gereken önemli ve temel hususlar;
İslam dininde farz olan 5 temel ibadet vardır. Kelime-i Şehadet Getirmek, Namaz Kılmak, Oruç Tutmak, Zekat Vermek, Hacca Gitmek. Burada belirtilen oruç Ramazan ayında farz olan Ramazan Ayı Orucudur. Ramazan ayı dışında da ibadet olarak, Allah’u Teala’nın rızasını kazanmak, o’na yakınlaşmak, bir dua’nın kabul edilmesini dilemek, daha önce tutamadığı bir orucun kazasını yapmak, Hazreti Peygamberin sünnetine uymak maksatları ile tutulan nafile oruçlar, kaza oruçları, sünnet oruçlar olarak isimlendirilen oruçlar bulunmaktadır. Kaza yani farz olan bir ibadeti zamanında eda edemediğin zaman daha sonra kaza etmek, yerine geçecek şekilde ifa etmektir. Nafile ise yapman farz ve vacip olmayan ama Allah’u Tealaya yakınlaşmak, daha fazla sevap kazanmak, daha çok şükür edebilmek gibi çeşitli maksat ve niyetlerle yapılan ibadetlere de nafile ibadetler denir. Bazı islam büyükleri de azimet, yani kulluğunu yapabileceği gücünün en yüksek sınırları içerisinde yapmak için farz olmayan ibaetleri normal insanlardan daha fazla yapmışlardır.
Oruç geçmiş tarihlerde geçmiş dinlerde de bulunmaktadır. Hazreti İsa Aleyhisselamın Orucu, Hazreti Davut Aleyhisselamın Orucu. Bu sebeple hıristiyanlık ve musevilik, yahudilikte de oruç bulunmaktadır. Kendi dönemlerinde bu peygamberler de dönemin geçerli peygamberleridir. Onların da ibadetleri arasında oruç bulunmaktadır. Onlarda oruç bulunması müslümanların bu ibadeti diğer dinlerden kopya çekildiği, transfer ettiği anlamına gelmez. Bazı kişiler ibadetlerdeki benzerlikleri bu ibadet eski dinlerden alınmıştır şeklinde izah etmektedirler. Eski dinler Hazreti Muhammed Sallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimizden önce sahih geçerli dinler oldukları için bir çok ibadet eski dinlerde bulunmaktadır. Oruç ibadetinin indirilen sahih dinlerin hepsinde bulunduğunu, önemli olduğunu, sevabının yüksek olduğunu ispat eder.
Bakara Suresi 183. Ayette : "Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır."
şeklinde Oruç bahsedilmektedir. Kuran’da Oruç ifadesi savm ve siyam olarak kullanılmaktadır.
Bakara Suresi 187. Ayet :
"
Oruç gecesinde kadınlarınızla birleşmek size helâl kılındı. Onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz. Sizin kendinizi sıkıntıya sokmakta olduğunuzu Allah bilmiş, tövbenizi kabul etmiş ve sizi bağışlamıştır. Şimdi artık onlarla birleşin ve Allah’ın sizin için yazdığını isteyin. Fecrin beyaz ipi siyah ipinden sizin için ayırt edilir hale gelinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde ibadete çekilmişken kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır; sakın bu sınırlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlar için işte böyle açıklar. Umulur ki sakınırlar."
Oruç ibadetinin başlangıcı havanın aydınlanır gibi olduğu fecr-i kazip, yalancı fecr denilen zamandan sonra gerçek aydınlanma başladığında siyah iplik ile beyaz ipliğin ayırd edilebileceği anlardan itibaren akşam ezanı vakti olan güneşin batma vaktine kadardır. Sabah bu vakitte oruç başlamış olur. Niyet edip Yemeyi, İçmeyi, Cinsel İlişkiyi bırakırsınız. günün yaklaşık yarısı 12,13 saat kadar bir şey yeyip içmeden geçirirsiniz.
Yatsı Namazını kılıp yattıktan sonra imsak vaktinden önce kalkıp oruç tutmak niyeti ile yemek yemeye sahur adı verilir. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Sallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimizin sünneti yatsı namazını kılıp teravih namazını kılıp hane-i saadetlerine çekildikten sonra aileleri ile vakit geçirip, uyuyup uyandıktan sonra oruç için niyet edip sahurda yemektir. İbadetlerin farzlarını yapmak sorumluluğu giderir. Hazreti Peygamberimiz Efendimiz Sallahu Aleyhi Ve Sellem’in yaptığı gibi yapmaya çalışmak. Sıhhatini arttırır. Ekstradan Sünnet Sevabını da kazandırır. Bu sebeple müslümanların farz ve sünnet olarak tuttuğu oruçlar, Hazreti İsa alehisselamın orucu gibi, hazreti Davut Aleyhisselamın orucu gibi Hazreti Musa aleyhisselamın orucu gibi değil Hazreti Muhammed Aleyhisselamın orucu gibi tutulur.
Fazlasını yapmaya çalışmak, bedenini kaldıramayacağı kadar bir yükün altına sokmak, yılın altı ayını oruçlu geçirmek vb. uygulamalar tasvip edilmez. Ramazan orucu 30 gün. Nafile oruç olarak pazartesi perşembe oruçları, Muharrem ayı oruçları, recep ve şaban ayında tutulan oruçlardır. Hazreti Peygamber Efendimiz recep ayında ekstradan oruç tutmaya başlar, Şabanda recep ayından daha fazla tutar, ramazan ayında tam 30 gün oruç tutardı. Bazı islam alimleri yapabildikleri yıllarda sevabını umarak 3 ayların tamamını oruçlu olarak geçirmişlerdir. 3 aylarda tutulan oruçların çok büyük mükafatları vardır.
Ramazan ayı müslümanlar için ayrı bir bereket ve coşku ayıdır. Kur’anı Kerimin indirildiği, günahların bağışlandığı, bir yıllık yorgunluğun gittiği huzur ayıdır. Bu ayda şeytanlar bağlanır. Kalplere huzur dolar. İbadetler daha tatlı daha lezzetli feyiz ve bereketleri hissedilerek ve daha kolay yapılır.
Oruç imsak vakti ile başlar iftar vakti ile biter. Başlarken niyet edilir. Biterken Oruç açılırken Dualar edilerek açılır.
Ramazan ayına Şehr-i Siyam, Oruç ayı adı verilir. Ramazan ayının sonunda kutlanılan bayrama arapçada Iyd-i Fitr, iftar bayramı ismi verilir. Farz, Vacip, Nafile, Mekruh olarak dört çeşit oruç vardır. Ramazan ayı orucu Farzdır. Yani her müslüman’ın kadın ve erkek yapması kişisel olarak gerekli olan ibadet. Yapmadığı takdirde sorumluluğu ve hesabı vardır.
Vacip oruçlar, örneğin bir adak adandığında tutulması gereken oruçlardır. Örneğin, "Allahım şu çocuğum girdiği sınavını kazansın senin rızan için 3 gün oruç tutacağım." , "Allah’ım şu muradım olsun senin rızan için şu kadar oruç tutacağım." şeklinde adak adanan oruçlar vaciptir. Yani ramazan geçtikten sonra müsait bir gün ve zamanda yerine getirilmesi gereken oruçtur. İslam dinin de bir şey adama vardır. Batıl değildir. Bi akis önemli ve duanın kabulü için bir vesiledir. Aşırı, saçma sapan, akıl dışı adamalar yapılmaz. Yerine getirilemeyecek, güç yetiştirilemeyecek adama yapılmaz. Müslüman adandığı ile imtihan da edilebileceğini unutmamalıdır. Hazreti İbrahim Aleyhisselamın oğlu ismail’i kurbanlık olarak adaması kendi imanının yüksekliği açısından yerindedir. Ve imtihanı kazanmış ancak bir insanın kurban edilmesine izin verilmemiştir. Makbul olan normal bir insanın haddini bilerek gücü nisbetinde adamasıdır. 1 gün, 2 gün en fazla 30 gün oruç adanabilir ancak 6 ay, 1 sene vb tahammül sınırlarını zorlayacak şekilde oruç adanmaz. Adanmış orucun yerine getirilmesi vaciptir. Dileğinin isteğinin kabul edilmesine vesiledir.
Hazreti Adem Aleyhisselam’ın buğday ekerken teninin esmerleşmesinden dolayı duyduğu üzüntü üzerine Cebrail Alyhisselamın gelerek, her ayın 13, 14,15 inci günlerini oruçlu tut buyurması üzerine her gün yüzünün nurlandığı, esmerliğin ortadan kalktığı, hazreti Adem Aleyhisselamın Nurunun verildiği Eyyam-ı Biyz denilen oruçlarda nafile oruçlarındandır. Tutulması şart değildir. Tutulursa çok büyük sevap kazandırır. Bu oruçları tutan nurlanır.
Ramazan Bayramının birinci günü ve Kurban Bayramının dört gününde oruç tutulması mekruh kılınmıştır. Yani Harama yakın derece de yasaklanmıştır. Çünkü bu günler kurtuluş, bağışlanma bayram, sevinç, coşku, ziyaret, ikram, kutlama, yeme, içme günleri olduğundan dolayı, bu günlerde kesin olarak oruç tutulmaz. Tutulursa günaha girilir.
Yanlız Cuma günü, Yalnız Cumartesi Günü, Yalnız Muharrem Ayının 10. günü aşura günü oruç tutulursa bunlarda tahrimen mekruhtur. Harama yakın Mekruh.
Orucu bozmadan iki veya daha fazla günü birleştirip. Oruç Tutmak da Savm-ı Visal yada Davut Orucu, Savm-ı Davud olarak isimlendirilen oruçlardır. Bu şekilde oruç tutmak da mekruhtur.
Hacılar içinde gücünü zayıflatacak şekilde "terviye" ve "arefe" günü oruçları mekruhtur. Tutulması uygun görülmez.
Şaban Ayının 30’uncu günü Ramazan Ayının hilalinin görülmesi konusunda havanın bulutlu olması vb sebeplerle bir belde de görülüp bir beldede görülmemesine "Şek Günü, şüpheli gün." denilir. Bu durumda iki belde arasında fark meydana gelmiş olur. Biri Ramazan’a başladı, diğeri hilal görülmedi başlamadı. Bu durum da tutulan oruç, eğer ramazan başlamadıysa nafile oruç hükmüne girer, ramazan başlamış ise ramazan orucu olarak kabul edilir. Günümüzde rasathane verilerine göre hesaplandığından dolayı, çok ince detaylı bir hesaplama söz konusudur. Mekke’de Kabe de hilal görüldüğünde iletişim araçları ile tüm dünyaya haber verilebilmektedir. bütün ülkeler rasathane verilerine göre ölçüm yapmaktadırlar. Kabe de hem rasathane verilerine hem de gözle hilal zaten görülmektedir. Bu durum da günümüz de Mekke de görüldüğünde biz de 1 saat, 2 saat geçmiş oluyor imsak vakti girmiş oluyor o takdirde bizim için ramazan başlamıyor, şeklinde bir görüş ayrılığı bulunmaktadır. Böylece Mekke de ramazan başlayıp oruç tutulmaya başladığı ancak ülkemizde imsak girdi bu vakitten sonra ramazanın ilk günü olmaz diye hesaplama mekanizmasına riayet edildiğinden dolayı, ihtiyat tercih edildiğinden bir ihtilaf meydana gelmektedir. Bu durumda Mekke’nin rasathane ölçümü esas alınarak aynı gün oruca başlanılması gerekmektedir. Mekke de Ramazan ayının girmesi ve bunun iletişim araçları ile anında bildirilmesi hatta önceden hesaplanabilmesi şek günü ihtilafını ortadan kaldırmıştır. en uzak ülke arasında meridyenler arası mesafe 4 dakika olmasından dolayı 10 saat civarında fark olmaktadır. Küresel Zaman ve Konum Belirleme sistemi İngilterenin Greenwich kasabasındaki rasathane noktasını sıfır noktası kabul eder. Toplam 360 meridyen vardır. 0° başlangıç meridyeni: Greenwich, 180° doğu, 180° batı olmak üzere 360 meridyen kabul edilmektedir. 360 derecelik yer küreyi 15’ er derece, her meridyenin arası 4 dakika 15 derece 60 dakika 24 saatte kendi etrafında döndüğü hesaplanmaktadır. Böylece 111,32 km lik mesafeler olur. Kartezyen Koordinat sistemine ve Pisagor Teorisine göre bu sistem ile Dünya üzerinde bir noktanın konumu ve zaman ölçülür. Böylece Ante Meridiem AM Öğleden Önce 12 saatlik dilim, PM Post Meridiem Öğleden sonraki 12 saatlik Dilim. Ölçülür. Yani Ölçümlere göre Mekkede Hilal göründüğünde Amerika New York’tan 7–8 saat ileridedir. Diğer Eyaletler de en fazla 10 saat civarında bir farkla Hilal görünmektedir. Gözle ölçüm yapılmadığından dolayı Mekke de görüldüğünün bildirilmesi ve rasathane hesaplamaları ile önceden hesaplanabilmesi Şek günü kavramını bütün dünyadan uygulamadan kaldırmıştır. Yani Ramazanın 1. günü tahmini olarak hesaplamalarda ilan edildiğinde Amerika da o günün öğleden sonrasında olmaktadır. Bu durumda o gün Mekkeden gelen habere göre Ramazanın başlangıcı olarak alınabilir. Bütün Dünya da Mekkeye göre Ramazan ayı ayarlanmalıdır. Sünnete göre Farz olan Hilal’in gözlenip görüldüğünde duyurulmasıdır. günümüzde Mekke de Rasathane verileri hem aynı gün ve an gözlem yolu ile hem de hesaplamalarla Hilalin başlangıcını tereddütsüz bildirmektedir.
Oruç tutup bununla birlikte sukut orucu tutmak, kimse ile konuşmamak mekruhtur.
Bir Kadın’ın kocasının izni olmadan ramazan ayı dışında diğer günler nafile oruç tutması Mekruhtur. Kocası bu orucu bozdurabilir. Bu durumda daha sonra bu orucu tekrar kaza eder.
Şevval ayında yani ramazan ayı bitiminde gelen ayda arka arkaya birer hafta aralıklarla 2 şer 2 şer 6 gün oruç tutulması da Müstehaptır.
Ramazan Orucunu bozmamaya çok dikkat edilmelidir. Ramazandan sonra 60 gün keffaret orucu tutması gerekir. Bu bozma amelinin isyan olarak kabul edilmesi dolayısı ile farz olan bu ibadetin keyfi olarak bozulmaması gerekir. 60 gün keffaret gerektirir. Adam öldürmek, Yemin Bozmak, Oruç bozmak Keffaret gerektiren günahlar gurubundandır.
Bir hadisi şerif de "Her şeyin Zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur." Buyrularak oruç tutmanın önemi vurgulanmıştır. Oruç her şeyin anahtarı olan sabır duygusunu ve iradeyi geliştirdiği için çok önemlidir. Nefsimizin isteklerini sınırlandırma, bazı zamanlarda engelleme sabır alışkanlığını kazandırır. Acıkma dolayısıyla nefsimiz fani ve aciz olduğunu hisseder, hayvani yönü zayıflamış, sınırsız heves ve istekleri, ihtiyaçları kısıtlanarak, sınırlandırılmış, meleküyet kazandırılmaya başlamış olur. Zaten oruçlu kimse ulvi duyguları, iç huzurunu hisseder.
Oruç’un Farzları :
1- Niyet Etmek,
2- Orucun İmsak, Başlangıç ve İftar, Bitiş Vaktini Bilmek
3- İmsak vakti ile İftar Vakti Arasında orucu bozan şeylerden kendini korumak
Oruc’un Farz Olmasının Şartları :
1- Müslüman Olmak,
2- Ergenlik Çağına Gelmiş Olmak,
3- Akıllı Olmak,
4- Sağlıklı Olmak,
5- Mukim Olmak, Misafir yada Yolcu Olmamak
6- Kadınlar İçin Hayız ( Adet Kanaması) ve Nifas( doğum Sonrası Kanama) Olmamak
Orucu Bozan Şeyler:
1- Bilerek ve İsteyerek Yemek Yemek,
2- Bilerek ve İsteyerek Su veya İçecek İçmek
3- Bilerek ve İsteyerek Cinsel İlişkide Bulunmak ( Cima )
4- Kadınların Oruçlu iken Hayız Olması
5- Kadınların Oruçlu iken Nifas Olması
6- Bilerek ve İsteyerek Ağız Dolusu Kusmak
Ramazan Orucunun Kefareti :
Bir kimse Ramazan-ı Şerfite başlanılmış bir orucu bilerek ve isteyerek, mecbur sebepler olmadan bozarsa bir gün orucun karşılığında kefaret ve kaza gerekir. Yani karşılığında bir köle azadeder. Buna gücü yetmezse ramazanın dışında ve oruç tutmanın haram kılındığı günler dışında peş peşe arasını kesmeden 60 gün oruç tutar. 1 gün de kaza orucu toplam 61 gün oruç tutar. Ona da gücü yetmezse 60 fakiri doyurur. Yada 60 fakire fitre miktarınca yiyecek yada nakit para olarak verir.
Oruç Tutmanın Faydaları :
1- Sırf Allah rızası için, riya ve gösterişten uzak olarak tutulan oruç günahlarından dolayı cehenneme girmeye hak kazanmış mü’minin cehenneme girmesine engel olur.
2- Diğer yaptığı ibadetler kabul olunur.
3- Bedenin Zikri Olur.
4- Kibir, kendini beğenme, Ucb amellerine güvenmeyi kırar, huşu’yu alçak gönüllülük, mütevazilik, allah’a karşı derinden duyulan saygı ve huzuru arttırır.
5- Sevabı Mizanı Arttırır. Oruçlunun kazandığı sevap Allah tarafından bizzat takdir edilecektir. Miktarı ve şekli açıklanmamıştır.
6- Allah’u Teala C.C. Oruç tutatn kulundan razı olur.
7- İman ile ölürse Cennete Oruçlular kapısından girer.
8- Kalbi Nurlanır.
9- Yemeyi azaltmak vücuduna ve aklına sıhhat verir.
10 - Gözlerine kuvvet verir. Göz Aydınlığı ve Nuru Artar.
Allah’u Teala ramazan orucunu tutmayı nasip eylesin. İslam’da en önemli prensiplerden bir tanesi bir ameli, bir sevabı bütün bütün elde edemiyorsan en azından bari bir parçasını elde etmektir. Hiç tutamıyorsan, Az da olsa elimizden geldiğince, geçen sene tuttuğumuzdan biraz daha fazla yapmaya çalışalım. Allah Kolaylaştırsın, Sağlık, sıhhat, afiyet versin. Amin
5.0
100% (1)