Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ

Ütopik Düşünceler

Yorum

Ütopik Düşünceler

( 5 kişi )

4

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

210

Okunma

Ütopik Düşünceler

Ütopik Düşünceler


Kutsal kitabımızda anlatılır; insan soyunun İlk atası Havva’dan olma Hz. Âdem’in erkek çocukları bir sorun yüzünden anlaşmazlığa düşerler. Kâbil kardeşi Habil’i öldürür. Ve denir ki, insanoğlunun DNA’sında var kavga etme güdüsü. Allah inancı taşımayanlar da ilk insan mağara adamlarının kan dökmekten yana sicillerinin temiz olduğunu öne süremezler. Ezcümle insanlar yer karasında yaşamaya başladıktan günümüze dek sürekli mücadele etmişler. Tarihte barış dönemlerinden uzundur savaş dönemleri.

Şöyle bir çıkarımda bulunabilir miyiz? Örneğin: Jül Sezar, Anibal, Büyük İskender, Attila, Cengiz Han, Napolyon, Hitler, Stalin, bir kaçını tenzih ederken ABD’nin bütün başkanları ve fetihten fetihe koşan nice liderler (!) Kâbil’in soyundan gelenler midir?

“Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir’” diyen barışsever Atatürk, pasif direnişle Hindistan’ı özgürlüğüne kavuşturan Gandhi’nin; “Sen bana vursan bile ben sana el kaldırmam…” hitabı sahibi Habil’in soyundan geldiğini söylemek hiç de yabana atılacak fikir değil. Barışçı liderler ne kadar az. Şu anda hiç birisini anımsayamıyorum.

Aklım almıyor bir türlü! Sezar’ın Anadolu’da ne işi vardı. İranlılar ta Yunanistan’a kadar gelmekle ne kazandılar çağlar öncesinde. Ya Büyük İskender’in Hindistan’a uzanmasını nasıl açıklayabiliriz. Napolyon ya da Adolf; Rusların tabii müttefiki dondurucu soğuk iklimi hesap etmediler mi?

Savaşlar ve savaşlar. Ne kazandırıyor insanlara! Yıkım, onulmaz acılar ve gözyaşı. Geri dönmeyen fidanlar. Hele I. ve II. Paylaşım savaşlarında milyonlarca insan öldü. Askerler suçsuz, suçsuz günahsız siviller…

Ta Öğretmen Okulu’nda Nevil Shute’nin “Kumsalda” adlı bilim kurgu kitabını okumuştum. I. Ve II. Paylaşım savaşlarına katılan uçak mühendisidir yazar. Romanda Amerika ve Sovyetler arasında nükleer silahların kullanıldığı III. Dünya Savaşı yapıldığı ve kuzey yarım kürede yaşayan tüm insanların radyasyon etkisiyle öldüğü anlatılır. Roman kahramanları bir gemi ile Avusturalya’ya sığınırlar. Radyasyon bulutları 6 ay sonra Avusturya’yı da etkisine alıp adada yaşayanlarda ölecektir.

Roman filme alınır. Filimde New York’ a dönen gemideki film kahramanı şehri insanların yaşamadığı ıssız bir şehir olarak görür. Tüm tanıdıkları ölmüştür. Filmin o sahnesini izleyen seyirci şok olur. Bu söz romandan bir cümledir: “Belki de biz böyle bir dünyayı hak etmek için fazlasıyla aptaldık.” (Kumsalda)

Ve : “1949 yılında, Gazeteci Alfred Werner tarafından Üçüncü Dünya Savaşı’nın hangi silahlarla savaşılabileceğine sorduğunda Einstein, “3. Dünya Savaşı’nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya Savaşı’nda taş ve sopalar olacağını biliyorum" cevabını vererek olası bir Üçüncü Dünya Savaşı’nın sonucunun, insanlığı Taş Devri’ne geri döndürecek kadar korkunç olacağını öne sürdü.”

Almanya ve Japonya savaş mağlubu oldukları için ancak ABD’nin kontrolünde az sayıda askeri harcama yapabiliyordu. Bu bakımdan iki ülke kaynaklarını kalkınmaya harcadı ve başarı sağladılar. Bu görüş hiç yabana atılacak değil.
Günümüzde örneğin Suudiler ABD’den trilyon dolarlık savaş malzemesi anlaşması yaptığını basından öğreniyoruz. Ve en güncel konu ABD İran’ı ne zaman vuracak. Einstein haklı çıkacak eğer Ortadoğu karışırsa. Şu anda üç süper güç ABD, Rusya ve Çin dünya üzerinde paylaşım savaşı yapıyorlar silahlı, silahsız. Ya nükleer silahlar ateşlenirse savaş pilotu Nevil Shute’in öngörüsünün gerçekleşmeyeceğini kim iddia edebilir.

Yaşanan savaşlar bu kadar acı sonuçlar veriyorken ve tüm dünyayı yok edecek kadar silahlar imal edilmişken göklerden Mesih beklemenin gereği de yok olasılığı da. Tanrı bizlere en büyük hazine akıl vermiş. Kullanın diye. Kullanalım. Evet ütopik (hayali) bir düşünce ama olsun:

Tüm dünya liderleri Cenevre mi olur, Moskova mı olur, Davos mu İstanbul mu hiç fark etmez toplansalar. Sanatçılar, bilim insanları… katılsa bu toplantıya. Ve karar alsalar: Bundan böyle silah fabrikalarına kilit asılacak. Elde silahlar imha edilecek. Fabrikalar insanlığa hizmet edecek biçimde dizayn edilecek. “Kıyamet mi kopar?” İnanıyorum: Kaynaklar insanlığın hizmetine harcansa yer karası, denizler, göller, akarsular hepimize yeter. Ve atmosferimiz gökkuşağı renkli uçurtmalarla bezenir. Anneler ağlamaz, çocuklar öksüz kalmaz, hastalıklar yok edilir, açlık sözü kullanımdan kalkar...


Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Ütopik düşünceler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ütopik düşünceler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ütopik Düşünceler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
23.2.2026 21:04:56
5 puan verdi
İnsanlık tarihinin savaş ve barış dinamiklerini derinlemesine sorgulayan, hem tefekkür hem de ütopik bir hayal gücü ile yoğrulmuş bir yazı. Tarihî örnekler ve dini göndermelerle “insanın doğasında kavga güdüsü var mı?” sorusunu tartışırken, barışçıl liderleri Habil’in soyundan gelenler olarak konumlandırman oldukça çarpıcı.
Metnin gücü, savaşların yıkıcılığına dair tarihî örnekler ve kurgusal romanlardan alıntılarla (Nevil Shute, Einstein) desteklenmiş olması; insanlığın aklı kullanma ve ütopik bir barış dünyası hayalini kurabilme kapasitesini ortaya koyuyor. Ütopya kısmı özellikle etkileyici: silahların yok edildiği, kaynakların insanlık için kullanıldığı, gökyüzünün çocukların oyun alanına dönüştüğü bir dünya vizyonu, metni hem düşündürücü hem de umutlu kılıyor.
Kısaça: Tarih, bilim, din ve hayal gücünü harmanlayan, insanın yıkıcılığı ile iyiliğe olan potansiyelini aynı anda gösteren etkileyici bir tefekkür yazısı.

Tebrikler

Saygılarımla hocam 📕🖋️🌍🌿🙏
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
21.2.2026 16:13:31
5 puan verdi
İnsanlık tarihini savaş–barış ekseninde sorgulayan, aklı ve vicdanı merkeze alan güçlü bir düşünce yazısı.

Savaşın kökenini insanın iç dünyasında ararken, barışın aslında mümkün bir tercih olduğunu hatırlatıyor.
Tarihten örneklerle ilerleyen bu metin, aklın ve sorumluluğun kullanılmadığı her çağın bedelini gözler önüne seriyor.
Ütopik gibi görünen barış hayali ise, insanlığın hâlâ sahip olduğu en gerçek umut olarak duruyor.

Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum.
Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
20.2.2026 23:25:45
5 puan verdi
Mahir kaleminizi yürekten kutluyorum.
Tebrikler. Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
18.2.2026 23:51:04
5 puan verdi
Değerli Üstadım,
"İnsanoğlunun DNA’sında var kavga etme güdüsü" diyerek, tarihin o kanlı ve sarsılmaz gerçeğini ne kadar vakur mühürlemişsiniz. Habil ile Kabil’den günümüze uzanan o bitmek bilmez mücadeleyi ve barışın savaşlar arasındaki kısa nefeslerden ibaret olduğunu, derya gönüllü bir hakikatle işlemişsiniz.
İnsanlık tarihinin bu kadim ve ağır sicilini mahir bir dille gözler önüne seren kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL