2
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
226
Okunma

Aslında yaşadığımız hayatın değişmeyen gerçekleri vardır. Değişense yalnızca bizim onlara bakış açımızdır. Aynı yol, birine sıradan görünürken bir başkasına mucize gibi gelebilir. Çünkü mesele yol değil, yolu gören göz ve onu anlamlandıran yürektir.
Bilinmelidir ki hayat bir yolculuktur ve biz bu yolculukta yürürken gördüğümüz bu manzarayı sadece seyretmek yetmez, onu kabullenmek, takdir etmek ve hissetmek gerekir. Güzel bir yolculuk yalnızca iyi vakit geçirmek değildir. Hayatı anlamak, yaşananları fark etmek, içimizde bir yere not düşmek ve şükretmeyi bilmektir.
Fakat bu yol hafif yürünmezse insanı yorar.
Gereksiz kaygılar, anlamsız kırgınlıklar, bencillikler, kibirler, doymak bilmeyen hırslar… Hepsi zihnin çantasına atılmış fazlalıklardır. Dolu bir zihinle manzarayı görmek mümkün değildir. Fazla yükle çıkılan yol, insanı bir süre sonra taşıyamayacağı bir ağırlığa mahkum eder.
İyi düşünmek gerekir.
Boş bir çantayı mı doldurmak istersin, yoksa zaten dolu bir çantaya bir şeyler sığdırmaya mı çalışırsın?
İnsan çoğu zaman fark etmeden hamallık yapar. Oysa yol, yük taşımak için değil, güzellikleri toplamak içindir. Gereksiz olanı bırakmadan gerekli olanı almak mümkün değildir.
Bazen durmak gerekir. Dinlenmek… Kaygıdan ve elemden uzaklaşmak. Çünkü zihin sakinleşmeden hiçbir hakikat net görünmez. Yorgun bir akıl, gerçeği seçemez.
İnsan, sevgi dolu, mütevazı ve sade olmayı öğrenmelidir. Ancak o zaman mutluluğu, dostluğu, güveni ve samimiyeti anlayabilir. Aksi halde taşıdığı olumsuzluklarla yolun güzelliğini değil, yalnızca kederini hisseder.
Zaman asla geri alınamaz ve bu gerçeği insan çoğu zaman geç anlar. Oysa her geciken farkındalık, kayıp bir zamandır.
Bu yüzden insan fazlalıklarından kurtulmalıdır. Gerçeklerle yüzleşmekten kaçmamalıdır. Çünkü her gerçek, yükü biraz daha hafifletir. Kaçılan her gerçek ise çantaya eklenen yeni bir ağırlıktır.
Bir kez olsun bırak gereksiz olanı, işte o zaman anlayacaksın sana verilen hayatın ne büyük bir nimet olduğunu. Sahip olduklarının kıymetini fark edeceksin.
Unutma, kazanmak için inanmak gerekir. İnanmak için ise teslimiyet…
Bu çağda insan olmak hem çok kolay hem de çok zor.
Kolaydır, çünkü seçenek çoktur.
Zordur, çünkü yük fazladır.
Seçim senindir
Hamallık mı yapacaksın, yoksa boş bir çantayla çıkıp güzellikleri mi toplayacaksın?
"Unutmayın aslında yol uzun değil, belkide yük fazladır.”
*
Mehmet Demir
19223
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.