1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
186
Okunma

Maskesiz Yankı
Gerçekçi Düşünce Maksat çocukluktan çıkmak değil zaten.
Büyüdüğün dünyayı dobra dobra, gözünü kırpmadan okumak.
Doğru okumak. Yanlış okumak da hakkın, ama en azından kendi gözünle bakmak.
Anlatabilseler de, anlatamasalar da
sabah gözünü açtığında yaşamın direksiyonu elinde olan milyarlarca insan,
seninle aynı iç hesaplaşmayı yapıyor:
“Niye hâlâ olamadım?”
, “Neler yapmam lazım?”,
“Yarın ne olacak?”,
“Bugün zaten berbat geçti ya…
” Hepsi ortak. Kaygılar ortak. Sonuçlar da çoğunlukla ortak.
Ama mutluluk?
O artık benim için soğuk yanık bir maske değil.
Ben o maskeyi çoktan yere attım. Kırıldıysa kırıldı, düşüp paramparça olduysa oldu.
Yüzüm çıplak kaldı: bazı yerleri yara izi, bazı yerleri kızarmış, bazı yerleri de sadece yorgun.
Ve evet, bu hal herkesi memnun etmiyor.
Bazıları “Biraz gülümse be” diyor, bazıları “Niye bu kadar sertsin?” diyor, bazıları da sessizce uzaklaşıyor.
Ne yapayım?
Ben buyum artık.
Netim.
Gerçekçiyim.
Bazen fazla net, bazen fazla gerçekçi.
Ama en azından kendime karşı yalan söylemiyorum.
O maskenin ipini elimde tutmak yerine,
rüzgârda uçsun diye bıraktım gitti.
Yeni ışıklar, yeni renkler, yeni heyecanlar?
Hâlâ Kaf Dağı’nın ardında değiller.
Hâlâ her sabah kapıyı açtığında,
ölü inek görme ihtimalinden çok daha yüksek bir ihtimalle karşına çıkabilirler.
Yeter ki gözlerini dört aç, yeter ki “Bu mu şimdi?” diye surat asma.
Al onları.
İster beğen, ister beğenme – ama gör.
(18 Ocak 2012’den, 2025 sonuna doğru bir yankı – maskesiz hali)
Gündüz Yavuz..
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.