Bir an için, tanrı’nın gücü bende olsun isterdim, anne!” eugenie
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn
VİP ÜYE

Pembe Gerçekler

Yorum

Pembe Gerçekler

0

Yorum

8

Beğeni

0,0

Puan

106

Okunma

Pembe Gerçekler

Pembe Gerçekler

Renklere kendimiz isimler vermeden önce, bize öğretilen renklerin diliyle konuştuk durduk. Renk diye bir şey olmadığını, aslında her şeyi renkli görenin gözlerimiz olduğunu öğrendiğimizde belki kekeledik ilkin. Renklere takılmadan yaşamayı öğrendiğimizde ise sevinçler eşlik etti kalbimize. Paylaşmanın sırrına erdik.

Küçüktüm, farklı farklı renkler dikildi karşıma. Çileğin kırmızısı, muzun sarısı, insanın siyahı, beyazı ve en önemlisi hayallerin pembesi. Niye hayallere pembe renk verilmişti? Hatta toz pembe diye eklenmişti açık tonlarda. Kimin hayalleri toz olmuş ki, kendisi gerçekleştirmeyi istemedikçe? Kimin pembesi solmuş ki, hayaller gerçeğe dönüştükçe?

Büyüdüm, pembeleri hayra yordum, gerçek olacak hayallerime. Düşündüm gecelerce, hayaller gerçek olmayacaksa peki niye vardı? Renkler bir işe yaramayacaksa, neden ayrı ayrıydı? Ve bakışlarımız bu farklılığı algılayamayacaksa ne önemi vardı gözlerimizin, bakışlarımızı anlamlandıran düşüncelerimizin? Gayret gerekiyormuş sadece, neden sonra anladım.

Azmedince; tozlardan kumlara, kumlardan kalelere büyük dünyalar kurdum düşlerimde. Büyüdükçe hayallerim, büyüdüm ben de gerçeklerimle. Küçük büyük küçümsemeden, nasıl gerçek olduğunu gördüm tozpembe hayallerimin. Zamanla, farklı renklerin dilini çözdüm ben de. Zor değildi renkleri okumak. Bakmak değil, görmeyi bilmekti tek fark. Ve beyinde kurulan cümleleri dile dökmek gibi bir şeydi, hayallerin izinde yürümek. Aklımı aldım yanıma, çaldım zor sanılan hayallerimin kapısını. Önce hiç ses gelmedi kapıdan. Belki geldi de ben duymadım, korkumdan. Cesurca bir nefes daha aldım. Korkaklığımı da ekleyerek şiddetle bağırdım.

-Kim o?
Sesi gecikmedi vurunca derinden, hayallerin tokmağına.
-Ben geldim!
Dedim önce sessizce. Sonra çığlık attım gecenin içinden, delice.
-Tamam, tamam, bildim seni,
Dedi kapının arkasındaki ses. Sen de onlardansın. Anladım, hayallerinin peşini bırakmayanlardansın. Buyur! dedi tebessüm içinde, geç de olsa. Yüzdük hayallerin içinde saatlerce, pembe gerçeklerle yüzleştik birlikte. Sevindik, gerçekleştiğini gördükçe ikimiz de.
-Çok kalacak mısın?
Dedi hayal evin sahibi. Hayallerimin hepsi gerçek oluncaya kadar elbette, diye ekledim ben de.

Sonra, günleri aylara, ayları yıllara ilikledim. Hayal evimin sahibi kadar ben de bekledim. Yerildim kah, kah terk edildim. Ama yemin olsun ki pes etmedim. Beceremem, olmuyor, yenildim demedim. Aklım pembedeydi hep. Zaten dedem de bana "pembem" derdi, severken. Ben onun hayalleriydim belki de, o benim en büyük gerçeğim. Baktıkça kendimi seyrettiğim, gelecek bilmecem. Çözmek için büyümeyi istediğim, şiirsel gecem. Bir yanı ağaç gibi dimdik, bir yanı dal kadar hassas.

Tozpembe hayallerle büyüdük hepimiz. İnandıramadık kimseyi hayallerimize, bir çoğumuz. Ne zaman ki pembe gerçeklere dönüştürdük hayallerimizi, anlamlılaştı dünyanın tüm renkleri. Fark kalmadı benimseyince güzellikleri; morun, pembenin ve ne de kırmızının, yeşilin. Renksiz bakınca, rengarenk oldu dünya. Ayırmayınca hayalle gerçeği, hep bir oldu dünya. Mücadele istedi başarmak, savaştık güzellikler için biz de. Pembe gerçekleri buluncaya kadar, yenilmedik kendimize. Zafere doğru, iyi niyetlerle atılan adımlardı attığımız. Başkasıyla değil, kendimizle yaptığımız yarışın adıydı savaşımız.

Hayallerle gerçekler arasındaki inceliği keşfettik zamanla. O ne renkteydi, ne de belirli kişilerde. Hayalle gerçeğin arasında biz vardık sadece. Ya bir merdiven ya da engeldik kendimize. Korkulardan geçmek gerekti ulaşmak için hayallerin en tatlı tonuna. Sabrı alarak yanına ilerlemek gerekti; pembesine, moruna. Ardına dönmeden koşmalıydı en çok da nefessizce. Keşkeleri katmadan, eyvahlara dalmadan dinlenebilmekti bazen de gecenin içinde sessizce.

Pembe hayaller kurdum ben de. Toz kondurmadım üstüne. Başarmak için erken, pes etmek için çok geç dedim her sabah, kendi kendime. Her akşamı fırsat bildim, şafağın sökmesini bekledim. Ama yenilmeyi hiç düşünmedim, en çok da kendime. Zaman örtse de hayallerimi, umut rüzgarları silip götürdü üzerindeki tozları. Kısır döngüler unuttursa da hedefi, uğrunda çekilen çileler hatırlattı yolun sonundaki güzellikleri. Aslında, hiçbir hayal ertelenmedi. Sadece ömre yayıldı bir bakıma. Adı bu yüzden pembe gerçeklere dönüştü hayalimde. Olmasını istediğim şeyler, hayata gülümseyince...

Ben de pembe gülüşler bırakıyorum şimdi geçtiğim her yere. Hayallerimiz zayi olmasın diye. Bir pembe hayallik yolum kaldı gerçeğe. Gerçekler de hayaller gibi gerçekleşmeyi beklemekte. A’nın tadını yaşamaktır en büyük hayal. Anla, mutluluğa varmaktır en tatlı heyecan. Anda anlayabilmektir tüm gerçekleri.

Pembe gerçekler dedim tüm olacakların adına. Pembe yalanların inadına. Kimisi yalan sayar onları, kimisi bakar uzaktan. Ben akmayı seçtim korkusuzca. Tüm hayaller gerçek olmak içindir aslında, bu dünya durdukça.

Bir yanımla döneceğim dünya gibi, tüm renklerimle. Bir yanımla güçlü duracağım, hayallerimle dimdik ayakta. Hayallerim kadar varım. Sonuna /sonsuza kadar çalışacağım.

Yıldız yıldız her satırda saçılacağım. Bakanların aşk ile gözünü alacağım. Benim adım: "Pembe Gerçekler". Benimle kabul olur tüm dilekler. Önce istemeyi bilmeli. Pembesine bakmadan, bir ömür beklemeli.

Şimdi sen de bir hayal kur kalbinin derinlerinden! Kıyama dur sonra onun için, kalkıp yerinden! Ve yürü, kimseyi dinlemeden!
Yürü diyen sesin seni terk etmesin! Kimsesiz mazeretlerin seni engellemesin!

Haydi gül-pembem! Şenlensin seninle gecem! Renk versin yeniden alem. Sen gül ki, ben de güleyim. Beni bekleyen yüreklere döküleyim. Geceden sıyrılıp tüm renklerimle gündüze ereyim. Ta gece de gülsün. Dönerken gündüze, gönüller büyüsün seninle. Haydi gül-pembe!

Hayal deyip geçmesinler, rengine.

Şule Meryem Canpolat Şimşek
13 Eylül 2011

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Pembe gerçekler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Pembe gerçekler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Pembe Gerçekler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL