Tuttuğum yol ilk başta beni gülünç etti; eğer sonuna kadar dayanabilseydim yüceltirdi... rousseau
ayseyetisen
ayseyetisen

TOKMAKALAN

Yorum

TOKMAKALAN

( 1 kişi )

1

Yorum

0

Beğeni

5,0

Puan

14

Okunma

TOKMAKALAN

ORDA BİR KÖY VARDI KALPLERDE
(TOKMAKALAN) 1
Masal masal mas atar
İki sıçan kıç atar
Bindim sıçanın boynuna
Gittim halep yoluna
Halep yolu taşlıymış
Yengemin kızı kaşlıymış
Yengemi bıçakladım
Kızını kucakladım
Bu çocukluğumda en çok dinlediğim tekerlemeden biriydi. Benim de her çocuk gibi masallar, tekerlemeler, ilginç efsaneler dinleyerek geçti çocukluğum. Nedense bu tekerlemenin bende bıraktığı iz farklı.
Halep yolu taşlıymış cümlesinden olsa gerek bu tekerlemeyi dinlerken köyümüz gelirdi aklıma. Aradan onca yıl geçmesine rağmen bugün bile bu tekerlemeyi duyunca köyümüzü hatırlarım.
Köyümüzün yollarında taşlar, yol boyu uzanan mersinler, hayıtlar vardı. Köy yolu işte taşlı, topraklı, çamurlu köy yolu. Yolunda, bağında, bahçesinde mis gibi kokan mersinler, hayıtlar. Bu yaşımda bile bu koku köyü hatırlatır bana.
Köyde yolda yürüken bir yandan mersin dallarını koparıp koklar, bir yandan da yolumuza devam ederdik.
Köyümüz dediysem ben köyde hiç yaşamadım. Çocukluğumda zeytin zamanı zeytin toplamaya gider, büyükler zeytin toplarken, kardeşim ve kuzenlerimle ağaç gölgelerinde oyunlar oynardık. Bazende ağaçlara tırmanır kim daha yükseğe çıkacak yarışması yapardık. Az düşmüşlüğüm yoktur köydeki ağaç dallarından. Bütün kuzenlerim bir arada büyüdük. O nedenle çocukluk arkadaşı denildiği zaman da aklıma kuzenlerim gelir hep.
Annem ve babam bile çocuk yaşta iken; annemin söylediğine göre dokuz yaşındaymış, babam ise 16 yaşında ayrılmışlar köylerinden, kasabaya göç etmişler. Annem babam aynı köyde doğup büyümüşler, aynı köylüler.
Annem hep der
’’Köyümde okula gidiyordum. Bu ayı olası kasabaya taşındık okulumdan da oldum’’ diye.
Ne ilginç değil mi? Bin dokuz yüz altmışlı yıllarda köyde okula gidebilen bir kız çocuğu, şehre göç edince okuluna devam edemiyor. Oysa hep tam tersi düşünce ile büyümüşüzdür. Köylerinde okula gönderilmeyen kız çocukları, şehre gelince okula gönderilir, okuma yazma öğrenir diye.
Annemde tam tersi olmuş. Köyde iken üçüncü sınıfa kadar okumasına izin verilmiş. Kasabaya gelince anneanem
’’Buraları büyük yer, ben seni güdemem okula gidip kendine koca mı bulacan’’ deyip çocuğu okula göndermemiş.
Dayımın da köyden kasabaya göç edince okulu yarım kalmış ama o erkek çocuk ya, okuluna devam edebilmiş şehirde.

Arkası yarın

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Tokmakalan Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tokmakalan yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TOKMAKALAN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
6.2.2026 00:31:12
5 puan verdi
Bu anlatı, bir köyün sadece coğrafi bir yer değil, kokularla ve çocukluk tekerlemeleriyle örülü bir "hafıza mekanı" olduğunu ne kadar güzel kanıtlıyor. Tokmakalan’ın taşlı yollarından Halep’in masalsı yollarına uzanan o köprü, çocuk zihninin dünyayı nasıl birleştirdiğinin harika bir örneği.Mersin ve hayıt kokusu... Bir yeri hatırlamak için bazen sadece bir koku yeterlidir. Mersin dallarını koparıp koklayarak yürüme detayı, okuyucunun burnuna o sızıyı getiriyor.
Annenizin hikayesi gerçekten çok çarpıcı ve ezber bozan bir detay. Genelde şehre göç "aydınlanma" ve "imkan" olarak pazarlanır, ancak burada şehrin getirdiği "korumacılık" ve "muhafazakarlık" bir kız çocuğunun eğitimine mal olmuş. Köyün o içten, herkesin birbirini bildiği güvenli ortamından, "buraları büyük yer, seni güdemem" denilen yabancı ve tekinsiz kasaba hayatına geçişin kurbanı olması hüzün verici.
Ağaçlardan düşmeli, yarışmalı o çocukluk günleri... "Çocukluk arkadaşı" denince akla kuzenlerin gelmesi, o dönemin aile bağlarının ne kadar sıkı ve kolektif olduğunu gösteriyor.Arkası yarın" diyerek bizi o taşlı yollarda bıraktınız. Şehrin karmaşasında yarım kalan o hikayelerin devamını, kasaba hayatının o "ayı olası" yanlarını ve Tokmakalan’ın kalbinizdeki diğer izlerini dinlemeyi çok isterim.
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
6.2.2026 00:23:34
Beğeni:
0
Okunma:
14
Yorum:
1
BEĞENENLER
SON YAZILARI
POPÜLER YAZILARI
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL