Benim insan sevgim, başkasının duygusunu paylaşmakta değil, paylaştığım duyguya katlanabilmektedir... nietzsche
Hüma Efkan
Hüma Efkan

İSTASYON

Yorum

İSTASYON

( 2 kişi )

0

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

56

Okunma

İSTASYON

İSTASYON

İSTASYON

Tren istasyonu, şehrin en eski yerlerinden biriydi. Taş duvarları yılların isinden griye dönmüştü. Çift şeritli raylar kim bilir kaç vedanın pasını üzerinde taşıyordu. Kuledeki saatin rakamları yelkovan ve akrebi yağmurun ıslatması, güneşin kavruğuyla solgun ve yorgun bir şekilde hâlâ çalışıyordu. Sanki zamanı değil de sadece alışkanlığı ölçüyor gibiydi. Akrep ve yelkovan birbirini kovalıyor olmasına rağmen, hiçbir şey gerçekten değişmiyordu.

Onun gittiği gün de böyle bir gündü.

Bir tren düdüğü çalmıştı; kalabalık vardı, ayak sesleri, koşuşanlar, hüzünle vedalaşanlar… Derken el ayak çekilmişti. İnsanlar gitmiş, sesler susmuş, şehir içine kapanmıştı. İstasyonda yalnızca ben kalmıştım.

O günden sonra, ben zamana, zaman da bana küsmüştü. Yemin ettim; o günden sonra duvara asılı takvimin yapraklarını bir daha asla koparmadım. Hangi gün hangi ay, hangi yıldayız, bilmiyorum. Bilmek de istemiyordum. Çünkü ben gittiğin günün içinde hapsolup kaldım. Gözlerini benden kaçırıp, valizini aldığın ve “geç kalıyorum” diyerek yüzünü dönüp gittiğin o gün.

Ah sevdiğim…

Adını her andığımda dudaklarım çatlıyor şimdi. Sanki kelimeler bile adını söylemeye dayanamayarak kanıyor. Göğsümde bıraktığın yangın hiç sönmedi. Her soluk göğsümde yanan koru biraz daha üfledi, biraz daha harladı…

İstasyonun duvarlarına sinmiş yankı gibi bir çığlık var içimde. Bazen rüzgâr estiğinde, adımı andığını sanıyorum. Bir ses geliyor, ama sana ait mi, yoksa beni delirten özlem mi bilmiyorum. Kulaklarım çınlıyor. Kalbim, hâlâ geri döneceğin bir trenin düdüğünü bekliyor.

Beklemek zor bir fiil. İnsan bekledikçe küçülüyor gibi. Tanrı, umuda kapılar aralasın diye, boyun büküp secdeye eğiliyorum. Belki de yanlış bir saat ve yanlış bir peronda bekliyorum.

Şimdi kimliksiz bir şehirde yaşadığını düşünüp ürküyorum. Kim bilir hangi kör sokakta hangi kör ışığın altında kimlerle öpüşüyorsun, diye düşününce içime sancılar saplanıyor. Sonra lanet ediyorum. Düşsen diyorum bazen… Düşsen, kim tutar kollarından? Kim kaldırır seni benim gibi ellerinden?

Ama biliyorum. Düşsen de tutacak biri olur. Hep de olmuştu zaten.

Ne çok bekledim bir bilsen ne çok bekledim. Hâlâ da bekliyorum. Artık ne tren geliyor ne de rüzgâr kokunu getiriyor. Uzayıp giden tren raylarına bakıyorum sadece yangına bürünmüş özlem görüyorum. Eli kırbaçlı bir cellat gibi, en zayıf yerimden kamçılıyor ve tenim kanıyor. Giderken avuçlarıma bıraktığın çaresizlikle yığılıp kalıyorum.

Ne garip…

“Gözden uzak olan, gönülden de uzak olur” demişlerdi. Oysa sen gittin gideli, daha çok yakınlaştın yüreğime.
“Söz susarak anlatılır” demişlerdi. Sen sustun. Ben duymadım.
“Gidenler eksilir” dediler. Ama sen içimde hep çoğaldın.

Koca bir kentte, koca bir ömür eskidi. Saçlarıma ak düşerken, içimdeki sen hiç yaşlanmadın. Hep gittiğin günkü gibi kaldın. Hep arkanı dönüp yürürken bıraktığın silüetin hayalimde.

Bazen bir yıldız kayıyor gökyüzünde. Aynı anda bir tren düdüğü çalıyor. Sen geldin diye, heyecanla yerimden fırlıyorum. İşte o an… Kalbim duracak gibi oluyor. Ama sen yine de yoksun. Gelenler hep başkasıdır.

Muhtemelen sen her şeyi unutmuşsun. Ama özlemin benim içimde hınca hınç. Adını anıyorum bazen ve hayat duruyor. İnsanlar duygusuzca yürüyor. Trenler aksi yöne giderken, benim içimde her şey duruyor. Çünkü sen geçiyorsun içimden.

Her gün binlerce defa istasyonda bekliyorum.
Zaman duruyor ve sadece sen geçiyorsun içimden.
Ve ben… Bir ihtimalin içinde, yavaş yavaş ölüyorum.

Efkan ÖTGÜN

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

İstasyon Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İstasyon yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İSTASYON yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL