3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
101
Okunma

I. Kadın
Her sabah aynı pencereyi açıyor. Ahşap pervazın çatlaklarından denizin tuzlu kokusu içeri doluyordu. Gözleri ufka takılıp kalıyor, sanki uzaklarda biri gelecekmiş gibi bekliyordu. Yıllar geçtikçe saçlarına düşen ak teller çoğaldı, ama bakışlarındaki parıltı hiç sönmedi. O parıltı neşeden değil, özlemin ateşinden doğuyordu.
Ev, taş duvarlarıyla zamanın tanığıydı. Sokak, yılların ayak seslerini saklıyor, kadın, her gün aynı yerde duruyor, aynı manzaraya bakıyordu. Bekleyiş onun için zamanın kendisi oldu. Takvim yaprakları düşüyor, mevsimler değişiyor, ama o hâlâ bıraktığı yerde duruyordu.
II. Erkek
Şehrin kalabalığında yürürken, yüzünde yılların çizgileri vardı. Omuzları ağır sorumluluklarla çökmüş, ama gözlerinde hâlâ bir yumuşaklık saklıydı. O gözler, gençliğinde deniz kıyısında verilen sözleri, yıldızların altında edilen yeminleri görüyordu.
Geçmişe bakarak yaşamak yaşama kör etmişti onu.
Her vapur yolculuğunda, her köprü geçişinde, kalbinin derinliklerinde bir boşluk hissediyordu. İnsanlarla dolu şehir, onun için bir kayboluştu. Her köşe başı, kavuşamadığı sevgiliye giden yolu hatırlatıyordu.
IV. Bekleyiş
Otuz yıl geçti. Kadın hâlâ pencerenin önünde, erkek hâlâ kalabalığın içinde kayıptı. Zaman onları değiştirdi, ama içlerindeki özlem hiç eksilmedi. Her gün biraz daha ağırlaştı bekleyiş, ama aynı zamanda umudu diri tuttu. Otuz yıl boyunca kavuşamamışlardı. Araya giren mesafeler, hayatın zorunlulukları, ailelerin baskısı ve zamanın acımasızlığı onları ayırmıştı. Ama kalplerindeki bağ hiç kopmamıştı.
Onlar için kavuşma bir ihtimal değil, bir hayaldi. Ve bu hayal, yaşamanın sebebi oldu. Çünkü bazen kavuşmaktan daha güçlü olan şey, kavuşmayı beklemektir.
İki kalp, otuz yıl boyunca birbirini bekledi. Ama kavuşma hiç olmadı. Bekleyiş, onların kaderi oldu. Ve her gün, her gece, aynı yerde, aynı özlemle yaşadılar: Bıraktığı yerde ...
Aslında kimse kimseyi bırakmamıştı. Bedenler ayrı olsa da ruhlar birbirine bağlıydı. Belki de hiç kavuşmayacaklardı , onları saklayan anlarda yaşayacaklardı.
Bu aşkın sırrı ebediyen onlarda saklı kalacaktı...
Çağdaş DURMAZ
Bu öykünün 3. bölümü kayıp , orası da sır olsun 3 rakamından nefret edişimin sırrı...
5.0
100% (4)