Olumlu ve coşkuluysanız, insanlar sizinle zaman geçirmek ister. jeff keller
erincoban
erincoban

Yargıda Siyaset

Yorum

Yargıda Siyaset

0

Yorum

5

Beğeni

0,0

Puan

204

Okunma

Yargıda Siyaset

Yargı, suçların araştırılıp, kanunlar çerçevesinde bir iddia makamı tarafından tez haline getirilerek, delillerini toplayıp, bir mahkemeye sunması, suçun iddiacısı olarak kanuna aykırılık, yer, zaman, kişiler, mağdur, zarar gibi hususları hüküm verilmesi için ele alma. Yapılanmasıdır. Ahlaki konulara göre daha ciddi ayıp, günah, yasak gibi kavramların üzerinde Ceza Kanununda yer alan ciddi hasar, ciddi kayıp, ciddi eylemleri kapsayan ve bir ceza gerektiren kanuni ihlalleri tespit edip, kanunda yazan cezayı takdir ve tatbik mekanizmasıdır. Yargı mekanizmasının ürünü Adalet. Adalet Mülkün Temelidir. Yer Gök Adalet Üzerinde Durur. Topluluk halinde yaşayan insan, kendi arasındaki, topluluklar, sosyal birliktelikler, mekanizmalar arasındaki hukuku Adalet sistemi ve Kanunlarla düzenler. Bunun için evlilik başta olmak üzere bir çok eylem ve işlem aynı zaman da bir sosyal mutabakat, sosyal anlaşmadır. Örneğin bir devlet memuru olursunuz. Devlet Memurları Kanunu, Etik İlkeleri, yönetmeliklerindeki hususları kabul etmiş olursunuz. Göreve başlarken yazılı olarak tebliğ ettirilir. Baştan bu görevin yüklediği yükümlülükleri kabul eder, görevleri yerine getireceğinizi bildirir, kurallarına, ilkelerine, değerlerine sadık kalacağınıza söz vermiş beyan etmiş, sözleşmeyi imzalamış olursunuz. Bir Hakim, bir savcı, bir avukat da aynı şekilde tarafsız olarak, kamu yararı adına bu mesleklerin gereğini, adaleti ve maddi hakikati ortaya çıkaracak şekilde araştıracağına, bu yönde hareket edeceğine yemin eder. Sözleşmeyi imzalar ve işe başlar. Aslında sıradan bir vatandaşlık bile bu şekilde bir toplumsal sözleşmeyi kabuldür. Kimlik kartı çıkartılır. TC Kimlik numarası atanır. anayasal Haklara ve Kanunlarda belirtilen sınırlamalara, Mesleki Ödev ve Sorumluluklara sahip olursunuz. Bu da bir toplumsal sözleşmedir. Ancak son 20 seneden bu yana Yargı alanında çok ciddi problemlerin, işlemeyen bir mekanizmanın varlığı kesin olarak ortaya çıkmıştır. Bir ülkenin milyonlarca lira masraf yapılarak, en iyi öğrencileri arasından seçilen görevlileri akıl almaz bir şekilde Terör Örgütü Mensubu olarak ilan edilip ceza evlerinde yatırılmıştır. Genel Kurmay Başkanları, Kuvvet Komutanları bunlar askeri darbe yapacaklar şeklinde tartışmalı belgelerle, tartışmalı operasyonlarla evlerinden sabahın erken saatlerinde gözaltına alınıp, Çok ciddi suçlamalara maruz bırakılarak görevlerinden ihraç edildiler, ceza evlerinde sabıkalı ve terörist olarak hükümlü haline getirildiler. Siyasal olduğu her yerinden belli olacak şekilde örgütlenmenin ismini bir milletin destanının mitolojisinin ismini koydular. "ERGENEKON" Bu isimlendirme bile yargılamaların siyasi nedenlerle yapıldığını net olarak göstermektedir. Bir ırkı, bir milleti temsil eden destansı mitoloji bir terör örgütü şeklinde izah edilerek binlerce görevli yakalandı. Gözaltına alındı. Mahkum edildi. Uyuşturucu kaçakçılığından 4 yıl hüküm giymiş görevliler Emniyet Genel Müdürü oldu. Emniyet Genel Müdür Yardımcısına uyuşturucu kaçırıyor. Denildi. Daha sonrasında bu operasyonları yapanlar ele alındı. Onlarda gerçekten bir darbe sırasında yakalandılar ve 10 senede 300 bin operasyon, 2 milyon gözaltı yapılarak, 150 bin kişi tutuklandı. Bir grup askeri yetkilinin Cumhurbaşkanına Otel Odasında Suikast girişimini, darbe olarak lanse edip bu defa karşı operasyonlarla iki taraf bir birini yargı yolu ile ve eli ile bertaraf etti. 15 Temmuz Davaları ve FETÖ davaları olarak bildiğimiz bu iki çatı davayı yöneten Hakimi Selfet GİRAY’ın 2012 yıllarında Bolu’da görev yaptığı sırada birlikte görev yaptığı Emniyet mensuplarının FETÖ ile irtibatlı oldukları. 15 Temmuz Darbesinde yakalandıkları ve bazılarının KHK kararnamelerle ihraç edildikleri ortaya çıktı. Yani FETÖ tanımlamasını ve 15 Temmuz Darbe olayını FETÖ nün kendi lehine kendi adamları ile yürüttüğü, örgütü muhkem hale getirmek, itaat eden, denileni yapan, para ve akar sistemine hizmet eden FETÖ üyelerini devam ettirmek, yeni gelen ve devşirilenleri yerleştirmek, kadro açmak, yaşlıları, eskileri tasfiye etmek için kullandığı ortaya çıktı. Bu çerçeve de Hümümet adına FETÖ davalarına müdahil olan ve CHP’li Kılıçdaroğlu ve Özgür ÖZEL’e tazminat cezaları çıkardığını Twetter üzerinden açıklayıp siyasal gündemi ve yargılamaları etkileyen Dış İşleri Bakanı Hakan FİDAN ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ortak avukatı olan Hüseyin AYDIN’ın bile 1997-2000 yılları arasında eski Gaziantep savcısı olarak görev yaptığı, birlikte görev yaptığı Emniyet mensuplarının FETÖ ile irtibatlı oldukları ortaya çıktı. Bu tür yargıya kişisel çapta siyasal müdahalelerin ötesinde daha etkili ve sistematik kurumsal müdahalelerin de var olduğu artık günümüzde açık açık ilan edilip deklare ve ilan edilmektedir. Sosyal Medyadan paylaşılmaktadır. Yazı Görselinde paylaşmış olduğum Büro Memur SEN in yargı da % 25.278, Türk Büro Sen isimli sendikanın % 25,419 mensuba eriştiği etki ettiği infoğrafik yayınlamak suretiyle ilan edildi. Bu durum şunu gösteriyor. Bir dönem Polis teşkilatında PolDER, PolBir yapılanmasının sağcı polisler, solcu polisler şeklinde yargıda kurumsallaşmış halini görebiliyoruz. Bu durumda yargı ya bir dava intikal ettiğinde, avukatın Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi?, hakimin Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? olduğu, Savcının Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? olduğu, Mahkeme başkanının Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? olduğu, idare Mahkemesi başkanının Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? olduğu, adli tıp çalışanlarının, uzmanların, bilirkişilerin Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? üyesi olduğu, HSK üye denetçi, müfettiş ve uzmanlarının Büro Memur SEN üyesi mi? yoksa Türk Büro Sen üyesi mi? olduğu, Yazılan raporların verilen kararların hangi tarafın siyasal çıkarları için yazıldığı etkili hale gelecektir. Bu durumda en uyduruk bir çikolata fabrikasında bile 1 milyonda 1 hata ile üretim yapılırken 80 milyon vatandaşın tamamını ilgilendiren Yargıda binlerce milyonlarca Suçlu, Terör Örgütü Mensubu, Devlet Memuru gibi atıflar ortaya çıkacaktır. Son 20 yılda yargı faaliyetleri ve toplam kalitesi daha ciddi bir şekilde incelemeye alınmalıdır. Bu inceleme sonucunda Emniyet Müdürlerinden Sabri UZUN ve Hanefi AVCI, Yazarlardan Şamil Tayyar, Adliyeden Yılmaz TUNÇ, İçişlerinden Ali YERLİKAYA temiz, pak ala mualla devlet memuru diğer binlerce kişinin terörist, darbeci, vatan haini, haksız, hukuksuz ilan edildiği net olarak görülecektir. Dünya üzerinde hiç bir ülkede görülmemiş hiç bir toplam kalite sisteminde görülmemiş şekilde Yargı 5 milyon Devlet Memuru içinde 5 tane yani %0,000001 oranında bir başarıya sahiptir. Bunun temel nedeni olarak grafikte sunulduğu gibi Büro Memur SEN ve Türk Büro Sen sendikalarıdır. Devlet memuriyetinde sendika olmaz, olamaz. Devlet memuru maaşları, plan bütçe komisyonları, DPT, Meclis ve ilgili kurumların titiz çalışmaları sonucunda belirlenmektedir. Hiç bir memurun hakları kaybedilmez hatta fazla fazla verilmektedir. Devlet memurluğu bir pastadan pay kapma yarışı değil kamuya hizmet sistemidir. Kaynağı Hazinesi, Beytül Mal yani milletin malı olarak görülmelidir. Devlet Memuriyetinde grev olmaz, işe gitmiyorum. Bu hizmeti yapmıyorum olmaz olamaz. Ancak Şu an gelinen nokta itibariyle Bu sendikalar başta Yargıyı sonra diğer kurumları POLDER, POLBİR Dönemlerinde olduğu siyasallaştırmıştır. Siyasal Yargının başarısı %0,000001 dir.

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Yargıda siyaset Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yargıda siyaset yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yargıda Siyaset yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL