2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
281
Okunma

TAŞ VE ÇOCUK
Tozkoparan İ.Ö.Okulunda çalışırken ;
Her gün okula en erken ben gidiyor, en geç ben çıkıyordum. Prensip olarak tüm öğrencileri kişilikleriyle tanıyordum dersine girip girmemem önemli değildi. problem çıkmadan önleyici tedbir almayı ve yeteneklerine göre yönlendirme yapmayı da kolaylaştırıyordu.
Öğretmenler günü sabah erkenden ikinci sınıftan bir kız öğrenci yanıma geldi ve bir takım altın takı küçük bir paket yapmış bana getirdi.Öğretmenim bunu size vermek istiyorum diye. (Tabi henüz tam bir mülkiyet duygusu gelişmemiş ve özel bazı problemleri nedeniyle takip ettiğim bir öğrenci idi) . Altınları aldım kasaya koydum, teşekkür ettim ve telefonla annesini aradım. Mümkünse okula gelmesini ve konuşmak istediğimi söyledim. Annesi çıkışa yakın geldi hem çocuğunu alıp hem konuşmak için. Davranışlarını olumlu yöne çevirebilmek için gerekli konuşmayı yapıp altınlarını verdim. Ertesi gün beni doğum gününe davet etmek için yanıma geldi. Ben başarılı öğrencileri ödüllendirmek için aldığım küçük hediyelerin olduğu çekmeceyi açtım ve ona bir doğum günü hediyesi verip kutladım. Devamında benim onu sevmem için hediye gerekmediği onu her şekilde seveceğimi anlattım.
Ertesi gün okula gelirken yolda oval bir küçük taş bulmuş okulda yıkamış parlatmış bana getirdi.Yine de bana bir anı bırakmak istiyordu. Aldım isimliğimin önüne koydum.
Sonraki günler, Her sabah açık kapıdan o taşa bakar gülerek giderdi. Şimdi liseye gidiyor olmalı. Taşı değil ama adı da dahil kendisi hala güzel bir çiçek olarak gönlümün bir köşesinde. Adını zikretmedim özellikle...
"Çocuklar korkunç Allahım" diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca.
Çocuklar müthiş güzel...
Allah tüm çocuklarımızı kötülüklerden korusun.Hepsi ailelerine vatanlarına ve tüm insanlığa faydalı olacak eğitimler alır inşallah...
Şimdi nerede ve nasıl diye merak etmiyor değilim…
(DxG)
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.