2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma
Az önce bir söz okudum;
“Birinin beni benim sevdiğim gibi sevmesini çok isterdim” diyordu.
Öylece kalakaldım.
Çünkü bazı cümleler vardır,
insanın içinden geçip bir yere oturur
ve orada sessizce bekler.
Ben de öyle bekliyorum işte.
Gürültüsüz, iddiasız…
Büyük vaatler istemeden,
sadece kalpten gelen bir yönelişi umarak.
Çıkarsız, temiz bir sevgi bu.
Sahip olmakla karıştırılmayan,
aceleyle tüketilmeyen.
Gözle değil, niyetle bakan bir yakınlık.
Dokunmaktan önce anlamayı seçen,
yaklaşırken bile sınırı bilen bir hâl.
İnsanı sadece görünen yerlerinden sevmeyen biri…
Yorgunluğumu geçici bir zayıflık sanmayan,
kalbimi bir hevesle ölçmeyen.
Varlığımı, sadece yakın olduğum anlarda değil,.uzak durduğumda da önemseyen.
Sevgiyi,.anlık bir arzuya sığdırmayan,
beni bir anın içine hapsetmeyen.
Yanımdayken de bana alan bırakan,
daha fazlası için değil
daha derini için kalan.
Ben sevilirken küçülmek istemiyorum.
Sevilmek uğruna kendimden eksilmek,
susmak, şekil değiştirmek…
Bunlar sevgiye benzemiyor.
Sevgi biraz da
insanın kendisi olarak kalabildiği yer.
Sessizliğimi boşluk sanmayan birini istiyorum.
Her susuşumu davet zannetmeyen,
her yaklaşmayı bir beklentiye dönüştürmeyen.
Sadece orada olmayı bilen.
Belki bu yüzden bu istek hüzünlü.
Çünkü böyle bir sevgi
bağırmaz, kendini pazarlamaz.
Gelirse usulca gelir,
gelmezse insan uzun süre
içinden onu bekler.
Ve insan beklerken anlıyor:
Aslında istediği şey çok büyük değil.
Sadece, sevgiyi bedene sığdırmayan,
kalbi merkeze alan birine rastlamak.
Belki bir gün…
Belki de sadece bu bekleyişle olgunlaşmak için.
Ama hâlâ içimde bir yer,
sessizce bunu umuyor.
Vesselâm...
Esma Canyurt
5.0
100% (3)