1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
269
Okunma
Son zamanlarda içimde bir sessizlik var; ne tam bir boşluk ne de fırtına. Hissizleştiğimi sanıyorum bazen. Hayatımdan çekip gidenlerin ardından eskisi gibi yas tutmuyorum. Gözüm dolmuyor, içim taşmıyor.
Sanki kalbim, kendini korumayı öğrenmiş gibi.
Artık yapılanları yutmuyorum. Kırıldığım yerleri halının altına süpürmüyor, susarak kendimi eksiltmiyorum. Bir söz ağır geliyorsa, bir bakış yoruyorsa, bir insan ruhumu daraltıyorsa… yavaşça geri çekiliyorum.
Gürültü koparmadan, hesap sormadan.
Sonra fark ediyorum. Ben uzaklaşınca, onlar da uzaklaşmış. Hatta bu mesafe onlara iyi gelmiş gibi. Kalmak için çabalamamışlar, tutmak için el uzatmamışlar. Bu idrak içimi acıtmalıydı belki ama yalnızca sakinleştiriyor. Demek ki bazı vedalar, iki taraf için de zaten
çoktan verilmiş.
Belki hissiz değilim. Belki sadece çok hissetmiş olmanın yorgunluğunu taşıyorum. Sürekli anlayan, tolere eden, tamir eden taraf olmaktan yoruldum. Artık kimseye kendimi anlatmak için parçalanmıyorum. Gidenin ardından kapıyı kapatıyorum; kilitlemeden
ama açık da bırakmadan.
Bazen bu hâlim ürkütüyor beni. Bazen de ilk kez kendime bu kadar dürüst olduğumu hissediyorum. Belki kalbim sertleşmedi, sadece sınırlarını öğrendi.
Ve belki bu bir kayıp değil, sessiz bir uyanış...
Vesselâm...
Esma Canyurt
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.