Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ

Hayaller ve Realite

Yorum

Hayaller ve Realite

( 2 kişi )

3

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

280

Okunma

Hayaller ve Realite

Hayaller ve Realite


Ortaokul birinci ve ikinci sınıfta okurken sınıfın iftihar listesine seçilmiştim. İftihar listesine sınıflarında en başarılı iki öğrenci seçilirdi. Hala anımsarım. İkinci sınıf sene sonunda ilçeden köye gidiyorum. İftihara geçme durumum verdiği güvenle artık tüm bilgileri biliyorum kanısına kapıldım. Artık tüm bilgilere vakıftım çocuk aklımla. Her yeni öğretim yılında yeni yeni bilgiler öğrenince öğrenmenin sonunun olmadığı gerçeğini de öğrendim.

Benim köyümde ilkokul 1930 yılında açılmış. 50’li yıllara gelindiğinde okula devamsızlık sorunu yokmuş. Kız-erkek tüm çocukların okullu oldukları bilinir ta o yıllarda.

Öğretmen Okulu son sınıfta öğrenciler çevre köylere gönderilirdi staj için. Okul idaresince, on arkadaşımla bir gurup oluşturup Trabzon Maçka Yolu üzerinde bir köye gönderildik. İlk kez başka bir şehirde köy gördüm. İlçemizde de çok az köy görmüştüm. Yakinen tanıdığım köyler bu kadardı…

“Yurdumuz uçsuz bucaksız/ Gökte yıldız kadar köylerimiz var.” Diyor Külebi. Çokluğu yıldızlarla özdeşleşen 40 000 köyümüz olduğunu gerçi Coğrafya Kitaplarında okumuştuk. Yaşar Kemal’in yaptığı Anadolu gezilerinden derlediği röportaj yazılarında anlattığı yer altında yaşayan doğuda köylerimizin olduğunu hiç bilmiyordum. Tanıdığım sayıları iki elin parlaklarını geçmeyen köyler gibi yurdumuzun bütün köylerinin en azından okula, yola kavuşmuş olduklarını sanıyordum. (Köylerimizde daha elektriğin esamisi okunmuyordu büyük çoğunlukta)

Kazların ve yeşil başlı suna ördeklerinin ayaklarının hiçte öyle olmadığını atandığım köyü ve çevre köyleri tanımaya başladığımda anladım. Karadeniz Bölgemizin kıyıdan uzak tüm köyleri okula henüz kavuşmuştu. Siz bakmayın şairin: “
“Sen ne güzel bulursun
Gezsen Anadolu’yu
Dertlerden kurtulursun
Gezsen Anadolu’yu
Billur ırmakları var
Buzdan kaynakları var
Ne hoş toprakları var
Gezsen Anadolu’yu
Orda bahar başkadır
Yazlar kışlar başkadır
Ah!.. Bu diyar başkadır.” Dediğine

Özellikle Doğu Anadolu bölgesi olmak üzere yurdumun kentlerden uzak köylerine atanan öğretmen arkadaşlarımla mektupla iletişim kuruyordum. Abartısız tüm arkadaşlarım tıpkı benim atandığım köy gibi çalıştıkları köylerin uygarlığın tüm nimetlerinden yoksun olduğunu yazarlardı. Okullarımızın araç gereçlerden yoksun olduğu da yadsınamaz birer acı gerçekti. “Selçukiler dönemindeki gibi buğday bire kırk vermiyordu.”

Halkımızın %70-80’ni köylerde oturuyordu. Göçler başlamadan önce. Köylerimizin tüm olanaksız koşullarına karşı Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran irade kuş uçmaz kervan geçmez en uzak köylere yoldan önce okul ve öğretmen götürmeyi amaç edinmişti. Bu amaçla yurdunu kendisinden çok seven yurdunu yüceltmeye ant içen idealist öğretmenler yetiştiriyordu.

İşte o öğretmenlerdi ölmeye yattığı yatağında son nefesini verirken: “Bana çiçek getirin, öğrencilerimi getirin buraya/ Son bir ders vereceğim onlara…” diyordu. Çünkü Türk Kültürünü çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmayı hedeflemiştik ulus olarak. Öğretmenler başlatılan gericiliği yenmekteki savaşta en önde savaşan meçhul askerlerdi.

Cumhuriyeti kurup bir an önce cumhuriyeti tam demokrasi ile taçlandırmak hedeflemişti kurucu irade. Çok partili yaşama geçme ve de NATO’ya girmek, ABD ile yapılan ikili antlaşmalar sonunda başlatılan kendine yeterli özellikle sanayi hamlesi yıl yıl aksadı. Bir türlü kurallarıyla işleyen demokrasiyi yeşertemedik.

Eğitim-öğretim çalışmalarımızda ulusal çıkarlarımıza uygun kuşaklar yetiştirmesi için açılan; köylerde görev alacak öğretmen yetiştiren Köy Enstitüleri, ortaokul ve liselere öğretmen yetiştiren eğitim enstitüleri kapatıldı.

Demokrasi ile yönetilmeyen ülkelerde adı bile duyulmayan darbeler yaşadık. Eksiklerine karşı uygulanan demokrasimiz yaralar aldı. Günümüzde maalesef demokrasi üzerine yaprak kımıldamıyor bu bitek topraklarda.

Ve adım adım köy okulları kapatıldı. Uygulanan çarpık ekonomik politikalar sonucu köyler boşaldı. Kentlere hızlı göçler yaşandı. Realite çok acı ve düşündürücü. Gelişmişlik hayallerime uymuyor. Devlettin görevlerinden en önemlisi halkın eğitim-öğretim düzeyini yükseltmektir. Yurttaşların anayasal hakkıdır; devletçe ilköğretimin parasız karşılanması. Oysa günümüzde bu görev %20’leri aşan bir oranda özel okullarca karşılanıyor. Kadrolu, mutsuz sözleşmeli ve ücretli öğretmenler, farklı ücret ve özlük hakları ile çalıştırılıyor.

Toplumun aydınlanmasında adına Milli Eğitim Bakanlığı biricik görev yapması gereken idari yapıdır. Gelin görün ki, ülkemizde en çok Milli Eğitim Bakanı değiştirilmekte ve görev yapan bakanlarda çoğu kere eğitim içinden gelen kişiler olmamakta. Ve sık sık müfredatlarla oynanmakta tabir caizse… Ezcümle geleceğimize güvenle bakmak için eğitim-öğretim çalışmalarını bataklıklar üzerine kurulmuş, Ak Zambaklar ülkesi Finlandiya gibi ülkelerin bu uğurda yaptığı çalışmalar örnek alınılabilir.

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Hayaller ve realite Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hayaller ve realite yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hayaller ve Realite yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yön
yön, @yon
30.1.2026 01:12:20
5 puan verdi
Hocam duygu yüklü
yüreğinize sağlık,kalemin daim ilhamin bol olsun harika dizelerdi.
Nice güzel eserlerde buluşmak,
dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Fevzi Gültuna(Batı Yakası
Fevzi Gültuna(Batı Yakası, @fevzi-gultuna-bati-yakasi
29.1.2026 23:38:20
Maalesef dikiş tutturamadığımız bir eğitim sistemimiz var....Selam ve saygılar
D Dinç
D Dinç, @d-din
29.1.2026 14:14:10
5 puan verdi
Birey olmaktan çıkıp; insan olma yolcuğunuzu en baştan beri izleyebilseydim eğer ben de bir şeyler kapabilirdim sizden. Bir vatandaş olarak ellerinizden öperim öğretmenim. Bir meslektaşınız olarak ise ancak gurur duyarım sizinle aynı cephede var olmaktan. Kaleminiz, yüreğiniz ve idealizminiz var olsun. Aşk ile eyvallah.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL