Bağışlamayı bilenler, en çok bağışlanacak kişilerdir. p.j. bailey
Bayram Kaya 3
Bayram Kaya 3
VİP ÜYE

Avram 14

Yorum

Avram 14

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

41

Okunma

Avram 14

"Karşılıklı olma ilkesi” içinde her grubun kendi istihsal ettiği ürünü, diğer gruplarda sağladığı kullanım veya tüketimlere karşılıktı. Her bir totemi ürün karşıt grupları birbirine bağlıyordu.

Üreten ilişki, izole bir grubun kendisinin içsel maharetiydi. Bir grubun totem mesleği o grubun totem ürünüydü. İttifak ahdi ise üreten ilişki nedenle dışa açılmanın gerekliliğiydi.

İlk ittifaklar totem meslekleri üzerinde takas yapmayı aralarında ahit etmiş gruplardı. İlk ittifaklar dışa açılmayı bilen ikinci bir izolasyon tipiydi.

İlk ittifak ahdi girişmeleri en az iki grubun üreten ilişki bağıntısı ile ortaya konacaktı. Nasıl totem alan totem kardeşini seçme ayıklama ilkesi ise; ilk ittifakı alan da ilahi kardeşler olma seçicini siydi.

İlk ittifakı ahit içinde üreten ilişkiye dek kullanım ve tüketim takasları somut ve nesnel bir anlayıştı. İlk ittifaklar somut ve nesnel tabanlıydı. İlahi kardeşler olma izanı ise soyut ve sosyal mantıklı bir anlayıştı.

Sosyal oluş bağı doğaya karşı birlikte direnmenin, doğada birlikte sağlamanın hareketiydi. Birlikte sağlama yapan grup hareketi, grubu içinde kişiyi tutkun olmaya zorunlu kılıyordu.

Nesnel sağlaşma bağı sosyal mantığa süt kardeşleri olma, totem kardeşleri olma, ilahi kardeşleri olma gibi soyut bağ anlayışıyla yansır. Her bir sağlaşma hareketi sosyal mantıkta duygusal bağı oluşturur.

Sağlaşma edimleri sağlaması yapılan nesnenin kişide uyandırdığı telafi edici duygusal anlamları yine o kişide o nesne ile birebir eşleşmesini yapar.

Bire bir eşleşme totem alanlı ortak duygu ve totem alanlı ortak düşünce etrafında o grubun öğrenme-öğretme kalıbını da oluşur.

Duygusal olmanın temelinde grup içi sağlama yapman hareketi vardır. Grup içi sağlama hareketi de bencil öznenin isteğine karşılık gelen bir telafidir.

Grup içi sağlama hareketi bencilliği karşıladıkça kişilerde haz duygusunu doğurur. Grup içi karşılıklı sağlama hareketi bencil oluşa karşılık gelmez ise bu durum kişide elem duygusunu doğurur.

Grup içindeki olgusu sal durumlar, özneler dünyasında sana bana göre öznel anlayışları oluşuyordu. Sana bana göre olan GRUBA GÖRE OLANA REF EDİLMİŞTİ.

Gruba bağlılık, kendi yararını (bencilliğini) grup yararında gören kolektif bir bilinç bağıntısıydı.

Gruba bağlılık; gruba göre olan hoşlanma ve gruba göre olan haz duygusunu, nesnel olgularla bire bir eşleştiren soyut anlamanın ve soyut anlatımın bağıntısıydı.

Grupların ittifak ahdi içinde, her bir grubun takasa konu olan istihsalleri, o ittifakın içinde o ittifaka birer sektör üretimi şeklinde yansıdı.

Gruplar üretim hareketi de dediğimiz sektör bazlı üreten ilişkileriyle ittifak içindeydiler. Bir grubun ait grup patent ürünü tüm karşı grup için de üretilirdi.

Farklı kullanım değeri ve farklı tüketim değeri olan ürünlerin karşılıklı bir değişim değeri vardı (trampa değeri vardı). Ya da takasa giren her bir totem ürününün karşılıklı bir “değiştirme değeri” vardır

Bir ürünün farklı farklı kullanım değeri ile farklı farklı bir tüketim değeri vardır. Bir dokuma kumaş ile bir ekmeğin farklı kullanım değeri ve farklı tüketim değeri vardı. Değiştirme değeri her ürünün farklı kullanım ve farklı tüketim değerinden doğuyordu.

Değiştirme değerleri olan takaslarla karşı gruba veya karşı gruba takas değeri üzerinde bağlanıyordunuz. İttifak içinde ki takas işinin zorunlu ve nesnel geliştirici özü böyleydi.

İttifakı ahdin öznel ve sosyal mana anlayışı da tıpkı totemi mana anlayışı gibiydi. Totemi mananın gruplar arasında temas etmeyi dışlayan karşıtlık direnci vardı. Totemi karşıtlık direnci yine kardeşi olma anlayışıyla aşıldı. Kardeşler olma geçmişiyle totemi meşruiyetten geliyordu.

Totem kardeşliği, süt kardeşliği birbirine dokunmanın kardeşlik bağıntısıydı. Bu kes dokunma totem kardeşler arasında değil de karşı gruplar arasında temas olacaktı.

Her bir ilahi grubun kendi ilah görünüşünde olan tapınak doğumlu melez çocuk hangi gruba verildi ise sütü oradan emecekti.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Avram 14 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Avram 14 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Avram 14 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL