0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma
9
TAPINAK BULUŞMASI güya doğurtanı bellisiz olan doğumlardı. Tapınak doğumlu çocuk, kendi grubunun doğur tanından doğmuş gibi bir anlayışla hazm edilirdi.
Totemi tabu gruba dışarıyla temas etmeyeceksin diyordu. Üreten ilişki de takas için dıştan gruplarla temas edeceksin diyordu. Sosyal mantık totemi tabuya aykırı olan bu ikinci temas etme anlayışını hamile kalan grup kadınını, kendi grubunun doğurtanı tarafından gebe kılınmış doğum gibi anlıyordu. Dışla teması böylesi bir anlayışla hazm ederek dönüşüyordu.
Ön ittifakların totemi sosyal mantığı, dışarı ile temas etmemenin totem tabusunu, İLAHİ KARDEŞLER olmanın algısına dönüme meşruiyetiyle aşıyorlardı.
Ön ittifak içinde ve totem dönemde ana baba söylemi yoktu. Her iki dönem içinde ana baba söylemiyle eşleştirilecek işlevsel bir ortaklaştıran girişim karşılığı yoktu. Bu nedenle de ana baba tarzı söylemler iki dönem içinde de hiç bilinmiyordu.
Her iki dönem içinde ana baba kavramının bilinmiyor olması köleci izanlı mantıkla totemi ve ön ittifakı dönemdeki doğumlara şimdiki anlamla piç demesi absürt olur. Ve bir başka bilmezlikle tarih bilincimizin olmaması demek olur.
Piç söylemi köleci sistemde babası belli olmayan demektir. Çünkü baba köleci sistem içinde sizi mirasına ortaklaştıran bir anlayış ve anlatım tarzıdır. Baba köleci sistemde mirası olan, mirası çocuğuna aktaran kişi demekti. Çocuk da yaşlılıklarında ana babaya bakım güvencesi olandı.
Kolektif ortamda kolektif miras vardı. Kolektif sigorta vardı. Kolektif miras kimi kişilere payı mal edilince çoğu kişiler kolektif paylı mirastan ve kolektif sigortadan yoksun kalmıştı. Kolektif miras ve kolektif güvence yerine şimdi mülk sahibi olan mutlu azınlığın bıraktığı miras kişilere gelecek güvencesi olmuştu.
Totemi ve ilahi mirasa karşı mülk sahibi kişinin mirası vardı. Kişi mirası kendisinden olma çocuklara bırakılacaktı. Buna köleci nesep (soy bağı) ilkesi denir. Oysa kolektif alanda bilgi dahil toplumun kolektif mirası vardı. Ana-baba, yok edilen kolektif miraslı kolektif koruma yerine geçen şimdiki mülk sahipliği ve mülke bağlı çocuk koruyuculuğu idi.
Şimdi köleci sistem içinde babası belli olmayan bir çocuğun nesepsiz ligi, çocuğun miras alıp almayacağı hususuyla eşleşir. Oysa kişilerin totemi bir grup bağı varsa kişiler kamunun mirasçısıydı. Kamu mirası totemi grup bağı ile her yerde olan süreklilikle dalga hareketiydi. Ana baba mirası her yerle mirası olmayan durumların kesikli sürekli parçacık hareketiydi.
Oysa totem alanda terekesi olan bir ana baba ne biliniyordu. Ne de bulunuyordu. Ana baba mirası da bilinmiyordu. Dolaysıyla ana baba mirasıyla eşleşen piç mana anlayışını, totem dönem içinde bilip, aşağılayıcı söylemle piç denmesi de olanaksızdır. Kolektif müktesebat içinde kardeş söylemi kişileri kolektif mirasa ortaklaştıran manaydı.
Totemi kardeş, totemi aitlik, totemi meşruiyet, totemi tabular şimdilik kişilerin hayatta kalması için gereken her tür işi görüyordu. Bu kabilden hayati sağlayışlar ile kolektif alan koruyuculuğu eşleşiyordu. Bu nedenle totemi alan içinde kolektif miras yerine ana baba mirasının belirmesi ve bir şeylerle eşleşmesi olanaksızdır.
Totem kardeşliğin gerisinde ne vardı? Tek başına hayatta kalmanın tüm zorluğuna karşılık birlikte dayanışıp, yardımlaşan paylaştırcılığın, hayatta kalma mücadelesi vardı. Totem kardeşliğin gerisinde tekil bir hayata göre daha kolay, daha rahat, yarınları daha güvenceli kılmanın deneysel, nesnel bilinci vardı.
Yani totem kardeşliğin gerisinde hayatı kişilere sigorta etmenin, hayatı kişilere garanti etmenin bilinci vardı.
İlk inşacı kuşak için totem kardeşin anlamı yukarı paragraftaki gibidir. Sonraki kuşak için totem kardeş söylemi kişinin hayatına ATIFLI mana yoluydu. Kişi için vaz geçilmezdi. Kişi için yarın garantisiydi. Sonraki kuşağın atalar yoluydu. Atalar yolu ortak alan hizalanması için de totem denen nesnede atalar yolu paydaşlı, Totem kardeşi söylemi pratik yaşama dek totemi mana anlayışıdır. olmakla, Totem kardeşin manası totem anlayış içinde simge edilmişti.
Kolektif zeka; groteskti ve sosyal mantığın işe karışmasıyla RUH SALLAŞMIŞ, nesnel ve üreten ilişkinin işe karışmasıyla da TOPLUM SALLAŞMIŞTIR.