0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

Anadolu’muzun kuzey doğu ucundaki serhat ilimiz Ardahan’dan köylerinin birçoğu bulutlara komşu Şavşat ilçemize doğru yol alıyoruz arabamızla. Ardahan Ovasını, menderesler çizen nazlı akan derelerini sol tarafımızda bırakıp Sahara Dağı’na yaklaşıp Artvin topraklarına vardık. Ve Kocabey Köyü yaylalarına selam verip, yerel adıyla Yanvegi’nin yamaçlarında yolculuğumuz bin bir renk yayla çiçeklerini ve önümüzde beliren çam ve ladin ağaçlarını seyrederek yolumuza devam ediyoruz. Sahara düzlüklerindeki kaynaklardan oluşan ve yaylaların karşısında başlayan giderek derin bir vadide Karadeniz’de son bulacak yolculuğuna başlayan çayımızda vadinin derinliklerinde nazlı nazlı akıyor.
Yanbegi yamaçlarını bitirip Baş Yatak adlı mıntıkaya vardığımızda ta ilerilerde ve aşağılarda kırık arazilere yerleşmiş bil umum Şavşat köyleri ayaklarımız altında gözükmekte adeta. Baş Yatak arkamızda kaldığında kara taşıtımız seyrelmiş çam ormanlarında iki elin parmaklarından daha çok dönemeçleri bitiriyor. Bu kez daha çok ladin ve köknar ağaçlarıyla bezeli oksijeni bol ormanın içinden geçip Kocabey Kışlalarına varıyoruz. Kışlaları da geride bırakıp bu kez yine kudretten büyümüş çam ormanı içindeki başımızı döndüren dönemeçleri de geçerek dupduru çayımızın aktığı vadinin karşı yamacında yolculuğumuz devam ediyor. Şavşat’a varıncaya kadar bu kez önümüzde meyve ağaçlarıyla bezeli köylerden geçerken yine önümüzde dönemeçleri geçmek gerekiyor. Şavşat ve köyleri kırık yerleşim alanları içinde… Köyler şenlikli değil artık geçen yıllar gibi. Nüfusları hayli azalmış! Göç… Göç…
Şavşat’ı, Anadolu’nun kuzey doğusunu kendi kaderine bırakalım halkıyla, doğasıyla. Bu kez yurdun güney batı köşesine Muğla toprakların izlenimlerimizi ve gördüklerimizi konu edinelim. Akdeniz’i ve Akkaya Köyü’nü görmek için şehir merkezinden yola çıktık. Yolumuz bakımlı ve temiz; asfalt.
Muğla’nın çıkışında oldukça düz araziler boyunca ilerlerken yolun sağ ve solunda dizili binaları ve yer yer sebze bahçeleri, ekili tarlaları geride bırakıyoruz. Tarla ve çayırlardaki meyve bahçeleri göz okşayıcı güzellikte… Daha ileride yolumuz tıpkı Kocabey kışlalarını geçerken karşıladığımız çam ormanları gibi çam koruları bizi karşılıyordu.
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri.” komutu gibi bizim de hedefimiz Akkaya Köyü, Azmak Irmağı ve Akdeniz idi. Ve tıpkı Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Sahara Dağı’ndan Şavşat’a giderken karşılaştığımız kıvrımlı dönemeçleri geçmek gerekiyordu maviyi denizi görmek için. Neyse baş dönmesi, mide bulantısı yaşamadan dönemeçleri bitirip Azmak Irmağı kıyılarına vardık. Ve masmavi sularıyla denizlerimizin en beyazı Akdeniz’i gördük.
Azmak ırmağı, Anadolu’nun ilginç bir ırmağı. Uzunluğu pek kısa. Akkaya Köyü’nün yaslandığı kayalıklardan fışkırıyor, debisi ise hayli yüksek. Tekne turları yapmaya da elverişli. İlginç bir ırmak gerçekten Azmak. Yayla düzlükteki pınarlar gibi su kütlesi dupduru. Irmağın kenarlarında su tanımsız güzel yeşil rengini kıyı boyunca uzanan yeşil sazlardan alıyor.
Güney Batı Anadolu’muzun bu küçük ırmağı, kıyılarındaki gür sazlıklar içlerinde yaşayan böceklere ve böceklerle beslenen kazlara, ördeklere daha birçok kuşa ev sahipliği yapıyor. Kaz ve ördekler, ırmakta teknelerde tur yapan insanlara hayvan sevgisini yakinen tatmanın zevkini tattırıyor. Azmak Irmağı yaz mevsiminde çeşme suları gibi duru ve soğuk suyunu Gökova Körfezine akıtıyor.
Akkaya Köyü, Azmak Nehri ve Gökova Körfezi’nin armağanı tıpkı Mısır’ın Nil’in armağanı olduğu gibi. Irmağın köy tarafındaki kıyısı boyunca çeşitli boy ve büyüklükte kafeterya, lokantalar konuklarını bekliyor. Gökova Körfezi’ni biz gördüğümüzde deniz suyu dalgasız masmavi Isparta halıları gibi sere serpe serilmiş haliyle göz zevkimizi okşuyordu. Irmağın köy tarafında kıyısı ve Gökova Körfezi kıyısında baştanbaşa lokanta, kafeterya… benzeri işletmeler turistlere hizmet veriyor. Bu yönüyle ırmak ve körfez plajı halkımıza geçim kaynağı aynı zamanda.
Akkaya Köyü ve Gökova Körfezi Anadolu’nun en göz alıcı güzelliklerini sergileyen zenginlik kaynaklarımızdan sadece bir kaçı. Çeşme suları kadar duru, yayla suları kadar yıl boyu soğuk suyuyla Azmak nehri, kıyısının hemen karşısında ki dik yamaçlar boyu uzanan kayalıkları, kayalıklardaki doğayı bezeyen çam ağaçlarının görülmesi gereken güzelliklerden sadece bazıları. Ne mutlu bizlere, betimlemek ve övmekle yetersiz kalacağımız varlıklara sahip topraklarda oturuyoruz. Anadolu’nun kuzey doğusu ve güney batısının toprakları güzel yurdumuzun sadece yakinen gözlemlediğim yerler. Yurdumuzda daha nice nice doğa harikası yöreler, denizler, ırmaklar göller… var…
5.0
100% (1)