1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
197
Okunma

Sevdiğim; kırık kalp sendromumun somut gerçeğisin ve ben şimdi gözlerim yaşlarla, gönlümü tuzuyla yakarken gidiyorum. Her gece bir emekti, emektin... Emek emek yaşattığım sen; emek emek varıp hiçe, hepimizin gönlünü kırdın.
Şimdi gözlerim yanıyor; meğer ağlamak da gözlerime bir lüksmüş artık. Tuhaf bir vedanın özbeöz evladına, bu gece bu kelimeler kavuşuyor. Tuhafiyeden bir garip tezatlıkla, senli mutluluğuma kavuştum sayıyorum. Yine aldanıyorum...
Fikret Kızılok’un yine selamı var; o, "Bu kalp seni unutur mu?" diyor ama sen üstüne alınma. Çünkü kalbim seni unutmalı artık. Sorumluluk almayınca sen, zorunluluk ekleri aşka gelip beni senden aldı. Yarın yeni bir gün ve yarından sonraki yarınlar da... Kırık kalp sendromum, ölene dek seni bana hatırlatmayacak elbette.
Sesini unuttum, gülüşünü unuttum. Beni sevişini de unutursam tamamdır. Bir şarkıya, bir kelimeye, bir de geceye bakar seni unutmanın aslı. Her yeni günde fotokopi unutuşlarım çoğalır ve ben sahte bir unutmakta, ömrün harap gecelerini yıldızları sayar gibi sayarım.
Sana koştum. Nefessiz, dermansız kalsam da koştum. Kapılar kapalıydı, yine de koştum. Her gün aynı duvara çarpıp kendi sesimde bir "es" olsam da sana koştum. Buraya kadar... Artık koşamıyorsam dermansız kaldığım için değil; koşmamın bile sana yetmediğini gördüğüm içindir.
Heba saltanatı, aşkı demde unutmuş, yanmış. Sultan, yalnız sarayın yanlış kapısında bekleyip yine o kahredici şarkıya rastlamış. Bu gece o gece sevdiğim; artık bu şarkıdan da gidiyorum. Yalancı baharların tadımlık serüveni olamam.
Kapıya çıktım, bedenden önce gönül üşüdü. Titriyor, bak! Donar geçer, bir gariptir sevda; sonra garip akımından mütevellit o şairlere uğrar. Kırık kalp sendromlu gönlün ağlayası da gelir. Her şey tamam...
Bu duvar da seni unutacak. Yılların meydan okuyan ayrılıklarına penası da veda edecek sazların; bu sevda bir daha çalınmayacak gönlümde.
Üşürsen beni hatırla. Ben donarken seni nasıl sevdim, o vakit anla. Yazar giderse dönmez; bunu bilmen için gitmem gerekmemeliydi. Başka kelimelerin ılık suyla yıkanan ve beni asla kirletmeden sevdasında mutluluğu yazacağım. Sana kelimelerim tükendi.
Bir mutluluktan bin acıya sevk bedeliydim. Sevildim sandım, fena yanıldım... Teşekkür ederim. Kalbinde olamamak tereddüdüyle de ayrıldık. Hiçten bir düş’tüm; "düş"tüm. Kalkmak ve yeniden, ama bu kez hak ederek çok sevilmek gerekir.
Kirpik ucumda sabahladığın geceleri de unutma. Yağmurun sözü olsun sana: Bir daha bahar yağmurum olmana bile izin vermeyeceğim.
Dilara AKSOY
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.