1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma

Sahne kenarlarında ağlayan figüranlar gibiyiz...Seyirci u/mutsuz, roller ağır,alkış unutulmuş...Son bir umutla sarılmıştık rollerimize,son perde oyundu...
Baş roller havalıydı, ulaşılmazdı...Ama hepimiz birer kez geçmiştik o dikenli yoldan.Sahne ışıklarının altında savururken saçlarımızı, yüzümüzdeki o candan gülümsemede bir şeyler saklıydı.İçimiz dışımız asla bir olamazdı zaten.
İçinde kopan fırtınayı, dudaklarına sahte bir gülümseme yerleştirmeden nasıl anlata bilirsin?Anlatamazsın işte...
Kimse sen değil,kimse ben değil,kimse biz de olamaz! Belki bir bütün değiliz.Sadece bir kütleyiz boşlukta ve bir tek şey var ,bizi tutan ayakta.Sevgi de olmasa...
Bazen lanet ediyorum içimdeki sonsuz sevgiye... Ben sevdikçe bir şeyleri, değer verdikçe bendeki yerlerine,varlıklarına; günden güne kayboluyor,yitiyorlar...Sahte bir bakış kalıyor geriye,ışıldayan gözler kapanıyor yavaş yavaş ve içimde koşturan çocuk yorgun düşüyor...
Her sabah güneş bir kez daha direncimi zorluyor,her gece ay bir kez daha kalbimi kırıyor,gölgeler bir kez daha beni aldatıyor ve kendimi pişmanlığın dizlerinde ağlarken buluyorum...
Yoluna sokamadığım bir şeyler sürekli virgül atıyor hayatıma ve yeniden başlamak istemiyorum.Aslında noktalardan nefret ediyorum.Diğer cümleye başlarken baş harfin büyük olması, cümlemin tüm akışını değiştiriyor ve anlam ,defterimin üzerine yağan soğuk bir yağmurda akıp gidiyor...
Aşk benden çok uzaklara göçtü.Şimdi ben soğuk bir havanın, bir kuru papatyanın,kanatlarında bir martının, umursanmayan bir yürekte, deli dolu bir aşkın mevsimsiz doğasındayım...
Gözlerimi her kırptığımda kendime format atışlarım hızlanıyor, durduramıyorum düşünmeyi,düşüncelerim benden önde koşuyor.Uzatıyorum elimi,tam yakalayacakken başka biri hemen atlayıp sorunun cevabını söylüyor...
Lütfen parmak kaldırmadan konuşmayalım !
Hayatışığı
1512026
5.0
100% (2)