Mucizeler aniden olan şeylerdir, istemekle çağırılmazlar; ama kendiliklerinden, genellikle de hiç olmayacak bir anda ve kendilerini en az bekleyen kişilere gelirler. (k. ann porter)
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz

MEHTAP

Yorum

MEHTAP

( 7 kişi )

2

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

71

Okunma

MEHTAP

Heyecan içinde aynanın karşısında saçlarını tarıyordu. Bir türlü alnına düşen bukleyi arkaya yatıramadı. Kendi kendine ne bekliyorsun ’bu da senin gibi dik başlı yatmaz tabi’ diye içinden geçirdi. Ruhu gibi daha tam ehlileşmeye teslim olmamış atın isyanının başkaldırışının ifadesi olan tepesinde dik duran kâkülü gibi inatla yatmıyordu. Bıraktı kendi haline son kez aynada baktı. Teslim olmaya gittiğini biliyor ve buna isyan edip kabul etmiyor. Olsun bir yanımızda mahkûm olmasın deyip gülümsedi.

Ayın dolunay olmasını beklemişti. Dolunayın romantizminin gücünü yanında hissetmek istiyordu. Seçilmiş bir gündü. Bir kaç aydır bu geceye hazırlanıyordu. Kendine göre alt yapıyı hazırlamıştı. Birçok kaynaktan ilk buluşmanın ruhu, o gün yapılması gereken şeyler, hangi konulardan uzak durulması gereken konuşmalar gibi kendine göre de saçma sapan birçok şey okumuştu. Mehtapta okunacak aşk şiirleri, güzel sözlerde ezberlemişti. Nasıl etkileyici olacak şekilde giyinmesi gerektiğini de öğrenmişti. Hatta hangi hareketlerin güzel olacağı ve hangi hareketleri yapmamasını da çalışmıştı. Kendi kendine yaptıklarım çok saçma diye bazen düşünüp, ama ilk defa biriyle buluşacağının tecrübesizliği nedeniyle bir şeyleri öğrenmesi gerektiğini de mecburen kabul ediyordu.

Kendine göre kıyafetler aldı. Ağırbaşlı gösterecek birazda romantik olacak ama kendi ruhunu da yansıtacak şekilde, hem hoşlandığı hem de yol göstergelerinin ışığında hazırlanmıştı. Aynada kendini gösteriye çıkacak kukla gibi hissetti. Tabi ki özel gün için itina göstermesi gerektiğine inanıyordu, ama biraz abartmış olmaktan korktu. Gece olacağından koyu renk kostüm olması gerektiğini okumuştu. Bu hem ciddiyeti hem de karşısındakine saygıyı ifade ediyordu. Kendini yansıtacak kısmını ise, spor balıksırtı ceket giyerek, genç ve sportmen olduğunu göstererek ortaya koymuştu. İçine beyaz zeminle bütünleşen ince dikey çizgili gömlek giyerek göğsünü aydınlatmıştı. Üst cebine mendil koymayıp ortasında şarap rengi küçük bir gülün olduğu kravat taktı. Gri bir pantolon ve siyah ayakkabı giydi.

Bu buluşma belki de hayatının dönüm noktalarından biri olacaktı. Üniversitede okurken de sevgilisi olacak birine rastlamamıştı. Zaten makine mühendisliğinde okuduğundan sınıflarında sadece iki kız öğrenci vardı. Toplasan tüm fakültede yirmi kız ancak vardı. Allah’ın gücüne gitmesin denir ya pek güzeli de yoktu. Yakın arkadaşı Faruk ‘Bizim meslek erkeklere daha uygun olduğundan bu fakülteyi de erkek gibi kızlar seçiyor, diğer fakülteler kızlarla erkekler bir arada biz saplar bir aradayız.’ diye takılırdı.

İş hayatına başlamıştı. Bir arkadaş toplantısında Canan ile tanışmıştı. Bu tanışmada bir kadına ilk defa farklı bir duygu hissetmişti. Toplantıda arada bir ona bakmasına engel olamıyordu. İçinde şimdiye kadar hissetmediği bir duygu vardı.
O akşam sabaha kadar uyku tutmadı. Bereket ertesi gün pazar olduğundan iş de yoktu. Kendi kendine aşk dedikleri bu olmalı demekteydi. Yaşamında ilk kez böyle farklı bir duygu seline kapılmış ruhu bilmediği bir yere sürüklenmekteydi. İçinde anlatamadığı bir sevgi fırtınası çıkmış tüm daha önce inandığı, olmaz dediği her şeyi önüne katmış götürüyordu. Tarifsiz bir sevgi ve sevinçle bu katara katılmış ruhu yıldızlara doğru uçuyordu. Yerden kesilmiş ayaklar daha çabuk uçalım diye koşar gibi yolu kısaltma çabasındaydı.

Bütün gün düşündü. Şimdi ne yapacaktı. Acaba toplantıya onu götüren arkadaşına mı danışsaydı. Başka bir arkadaşını aradı durumu anlattı.
-Anladım Sedat, sen evirip çevirme bal gibi âşık olmuşsun. Ama bu ilk görüş şimdi doğrulama yapmanın zamanı. Hani biz projelerde doğrulama işlemleri yapıyoruz ya onun gibi düşün. Bunun içinde görüşüp konuşmanız gerekiyor. Seni davet eden arkadaşı ara teşekkür et. Onun evli olduğunu söylemiştin. Canan’da eşinin arkadaşıymış. Konuş bak kadınlar aralarında gecenin kritiğini yapmışlardır. Eşine de kızın sana ilgisi varsa mutlaka anlatır. Senin olayla ilgili bir şey söylemene gerek yok. Öyleyse iş çorap söküğü gibi gider.
-Bu gün arayamam! Ne meraklıymış der ayıp olur. Mustafa ile tanışalı işe başlayalı daha bir yıl olmadı. İyi bir arkadaş ama bu konuda tepkisi ne olur bilemiyorum.
-Sen akşam ara sadece teşekkür et. Güzel bir toplantı olduğunu daveti için de çok memnun olduğunu söyle.
Gerçekten de arkadaşı haklıymış. Mustafa’nın ilk sözü;
-Hayırlı olsun mu diyelim Sedat! Eşim söyledi Canan’la aranızda bir etkileşim olmuş galiba, ne diyorsun?
Şaşırdı! Gerçekten böyle ilişkilerden bir haberim diye düşündü. ‘Evet, eşiniz haklı’ dedi yutkunarak heyecanlı tuhaf bir ses tonunda.

Birkaç hafta sonu kahvaltı ve kahve sohbetlerinden sonra gönlünün bu aşka gerçekten düştüğünü kabul etmişti. Artık onsuz bir hayatı düşünemiyordu. Rüyalarının bile sahibi olmuştu, gelecek hayallerinde birliktelik yürümekteydiler. Mutluluğu bulduğuna artık inanmaktaydı.

Güzel bir akşamdı. Eve yaklaşırken Canan’ın yola çıktığını gördü. Birden heyecanı arttı. Kalbinin vuruşları sahneye hakim oldu. Önünde durup indi. Bir an kalbinin vuruşlarını hissetmesinden korktu. Kapıyı açıp nazikçe binmesine yardımcı oldu. Oturunca aldığı tek gonca gülü ona sundu ve ‘Hoş geldin’ dedi. Koyu yeşil, gözlerinin renginde şık bir elbise giymişti. ‘Çok güzel olmuş elbisen bu gül yaprağı da rengine çok uymuş’ dedi, ikisi de mutlulukla güldü. Kalbide yerine çekilip susmuştu.

Masaları deniz kenarındaydı. Tam karşıdan ay, mehtabıyla onlara gülümsemekteydi. Yakamozlar ışıl ışıl çakmaktaydı. Mükemmel bir ortam vardı. Romantizm doruklardaydı. Zamanlama tam istediği gibiydi. Okuduğu tüm bilgileri uygulamaktaydı. Masaya oturmakta yardım, seçilen menüde onun fikirlerine riayet ve güncel ‘Nasıl geçti günün’ gibi hal hatır başlangıç giriş konuşması. Tedirginlik içinde ilk anların heyecanı ve kadehin tokuşması. Mehtabın güzelliği ile ilgili ezberlenen güzel sözlerin sunumu ve ay ışığında Canan’a sunulan aşk da içeren küçük güzel bir şiir, her şey planladığı gibi gidiyordu. Ama yanlış giden bir şeylerin olduğunu da hissediyordu. Kendini biraz sıktığını fark etti. Huzursuz bir dikkatli olmanın içindeydi. Dikkat etti, gülümsemeleri ezberlediğinin dışında içten gelen bir davranıştı. Bu ezberleyip yaptığı uygulamaların dışında candan kendi davranışıydı ve onu çok mutlu ediyordu. Kendi yapısına uygun gerçek bir davranıştı. Birden kararını verdi. Canan’ın ellerini avuçlarına aldı. Bu davranışında ikinci kadehinde gücü vardı.

-Canan sana önce şunu söylemek istiyorum. Seni gerçekten seviyorum. Önce bunu bil. Ben daha önce hiçbir kızla sevgi konusunda birlikteliğim olmadı. Yani bu konu benim yabancı olduğum bir şeydi. Bu nedenle değer verdiğim, senin beni kabullenmen için giyimden yemeğe, konuşma tarzı, yapılması gerekenler, alınacak hediyeler, seçilecek yer ve zaman, hepsi için bayağı çalıştım. Yani doktora çalışmamdan daha fazla uğraş verdim. Pişman mısın dersen değilim çünkü senin için yaptım. Ama bu davranışlardan çok, bu söylediklerimden daha mutlu oldum, çünkü şimdi tam kendimi sana sundum.

Canan gülümseyerek bakıyordu. Kadehinden bir yudum aldı, güç toplamak ister gibiydi. Sedat’ın gözlerinin içine bakıp;
-Bende seni seviyorum. Ne kadar bu şartlanmış davranışlara devam edeceğini merakta ettim. Ama umduğumdan erken pes ettin. İyi ki de ettin. Bana verdiğin değer nedeniyle bunları yaptığını da anladım ve mutlu oldum. Senin bu yaptıklarından daha duyarlı olduğunu zaten biliyorum ve ben gerçek seni sevdim. Gülümseyerek, ama bayağıda eğlendim.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Mehtap Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Mehtap yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MEHTAP yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
13.1.2026 16:55:53
5 puan verdi
Harika bir gözlem ve kalem!
Kişinin ruh halini bir saç buklesi üzerinden bu kadar zarif anlatabilmek büyük bir ustalık. 'Ehlileşmeye teslim olmamış atın isyanı' benzetmesi, karakterin derinliğini okuyucuya doğrudan hissettiriyor.
Yüreğinize sağlık değerli şair dost yürek..✍✨✨
Nil Gün
Nil Gün, @coldeki-kelebek
13.1.2026 16:36:26
aşk çok yorucuymuş be..

şaka bir yana güzeldi

tebrik ederim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL