6
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
153
Okunma
Şehrin en gürültülü caddelerinden birinde, tabelası bile olmayan küçük bir sahaf dükkanı vardı. Sahibi korhan, kitapları değil, insanların kitapların arasına bıraktığı "yaraları" toplardı bazen. Yarım kalmış mektuplar, kurumuş papatyalar, altı çizili hüzünlü satırlar...
Bir sonbahar akşamı, kapıdaki çıngırak ince bir sesle çaldı. İçeriye, gözlerinde hem yorgun bir sonbahar hem de inatçı bir bahar dalı taşıyan kezban girdi. Elinde eski, cildi dağılmış bir kitap tutuyordu.
"Bunu tamir edebilir misiniz?" diye sordu sesi titreyerek. "Çok hırpalandı."
Korhan kitabı eline aldı. Kitap, en can alıcı yerinden, bir ayrılık sayfasından ikiye bölünmüştü. Korhan gülümsedi, ama bu neşeli bir gülümseme değildi; bir tanışıklığın gülümsemesiydi. Kendi ellerine baktı; parmaklarında yıllar önce aldığı derin bir bıçak izi vardı. Kezban ’ın ise bileğinde, dikkatli bakınca görülen eski bir yanık izi...
"Kitaplar da insanlar gibidir Kezban Hanım," dedi korhan. "En çok kırıldıkları yerden güçlenirler. Ama tamir etmek için, kırılan parçanın dilinden anlamak gerekir."
Günlerce o dükkanda beraber çalıştılar. Korhan sayfaları dikerken, kezban ’da o sayfalardaki hüzünlü boşluklara notlar düştü. Konuşmalarına gerek kalmıyordu; Korhan ’ın bir cümleyi yarım bıraktığı yerde Kezban ’ın iç çekişi cümleyi tamamlıyordu. Kezban’ın gözlerinin daldığı o karanlık kuyuda, Korhan’ın uzattığı bir bardak çay ışık oluyordu.
Bir akşamüzeri, kitap bitmek üzereyken Korhan durdu.
"Biliyor musun," dedi, "insanlar hep pürüzsüz ruhlar arıyor. Oysa pürüzsüz yüzeyler birbirine tutunamaz, kayar gider. Sadece yarası yarasına denk gelenler birbirine kenetlenir. Çünkü çıkıntılarımız, diğerinin boşluklarına ancak öyle yerleşir."
Kezban elini kitabın dikiş yerlerinde gezdirdi. O an anladı; Korhan’ın hüznü, kendi umudunun kılıfıydı. Kendi hüznü ise Korhan ’ın yarım kalmış umudunun tamamlayıcısı. O küçük dükkanda, dışarıdaki yağmura inat, iki yaralı ruhun birbirine "geçti" deyişi yankılandı. Artık ne o eski kitap eskisi kadar kırıktı, ne de onlar eskisi kadar yalnız.
Kitabın son dikişi atıldığında, dükkanın içindeki hava değişmişti. Artık tamir edilen sadece kağıt sayfalar değil, o küçük dükkanda aylarca asılı kalan o ağır sessizlikti.
Mektubun Saklandığı Sayfa
Kitap bittiğinde, kezban dükkandan hemen ayrılamadı. Korhan, dükkanın arka tarafındaki ocağa bir çay daha koydu. Bu seferki çay, bir veda değil, bir başlangıç gibi kokuyordu.
Kezban, tamir edilen kitabın 142. sayfasını açtı. O sayfa, korhan ’ın en çok emek verdiği, dikiş izlerinin en belirgin olduğu yerdi. Sayfanın kenarına iliştirilmiş, sararmış küçük bir not kağıdı buldu. Korhan ’ın el yazısıyla yazılmıştı:
"Bazı yaralar iyileşmez kezban, sadece bir başkasının yarasının üzerine kapanarak dinlenir. Benim hikayem burada durdu, seninle devam etmek ister mi?"
Kezban başını kaldırıp korhan an baktı. Korhan elinde iki bardakla tezgahın arkasında duruyordu. Yüzünde, fırtınadan sonra durulan bir denizin sakinliği vardı.
"Bu not..." dedi kezban, sesi bu sefer titremiyordu. "Bu notu ne zaman yazdın?"
Korhan çayı tezgahın üzerine bıraktı. "İlk geldiğin gün," dedi dürüstçe. "O gün kitabını değil, bakışlarını masaya bıraktığında anladım. Senin hüznün, benim yıllardır beklediğim o kayıp parçaydı."
O kış, sahaf dükkanı hiç olmadığı kadar sıcak geçti. Dışarıda kar yağarken, onlar içeride birbirlerinin eksiklerini tamamladılar. Kezban korhan’ın o hiç bitiremediği romanının son bölümlerini yazmaya başladı. Korhan ise kezban ’ın korkularını, tıpkı o eski kitabın sayfalarını diker gibi sabırla, ilmek ilmek sevgiyle onardı.
Bir gün Kezban dükkanın camına küçük bir yazı astı: "Burada sadece kırık parçalar birleşir."
Artık şehirdeki insanlar sadece eski kitaplarını değil, kalplerindeki o görünmez sızıları da alıp gelmeye başladılar. Korhan ve Kezban onlara dikiş dikmeyi değil, yaralarının birbirine denk gelmesinin bir kusur değil, bir mucize olduğunu anlattılar. Çünkü biliyorlardı ki; güneş, sadece çatlaklardan içeri sızabilirdi.
(KOR)
_______________________________________________
Korhan bitiremediği romanı bitirmişti
Zaman içinde 436 sayfa..ve sahibine ulaştırmak için kargo yapmıştı...ama karşı taraf kabul etmedi...
5.0
100% (6)