Mucizeler aniden olan şeylerdir, istemekle çağırılmazlar; ama kendiliklerinden, genellikle de hiç olmayacak bir anda ve kendilerini en az bekleyen kişilere gelirler. (k. ann porter)
KOR
KOR
VİP ÜYE

124 cü sayfa

Yorum

124 cü sayfa

( 6 kişi )

6

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

153

Okunma

124 cü sayfa

Şehrin en gürültülü caddelerinden birinde, tabelası bile olmayan küçük bir sahaf dükkanı vardı. Sahibi korhan, kitapları değil, insanların kitapların arasına bıraktığı "yaraları" toplardı bazen. Yarım kalmış mektuplar, kurumuş papatyalar, altı çizili hüzünlü satırlar...

Bir sonbahar akşamı, kapıdaki çıngırak ince bir sesle çaldı. İçeriye, gözlerinde hem yorgun bir sonbahar hem de inatçı bir bahar dalı taşıyan kezban girdi. Elinde eski, cildi dağılmış bir kitap tutuyordu.

"Bunu tamir edebilir misiniz?" diye sordu sesi titreyerek. "Çok hırpalandı."

Korhan kitabı eline aldı. Kitap, en can alıcı yerinden, bir ayrılık sayfasından ikiye bölünmüştü. Korhan gülümsedi, ama bu neşeli bir gülümseme değildi; bir tanışıklığın gülümsemesiydi. Kendi ellerine baktı; parmaklarında yıllar önce aldığı derin bir bıçak izi vardı. Kezban ’ın ise bileğinde, dikkatli bakınca görülen eski bir yanık izi...

"Kitaplar da insanlar gibidir Kezban Hanım," dedi korhan. "En çok kırıldıkları yerden güçlenirler. Ama tamir etmek için, kırılan parçanın dilinden anlamak gerekir."

Günlerce o dükkanda beraber çalıştılar. Korhan sayfaları dikerken, kezban ’da o sayfalardaki hüzünlü boşluklara notlar düştü. Konuşmalarına gerek kalmıyordu; Korhan ’ın bir cümleyi yarım bıraktığı yerde Kezban ’ın iç çekişi cümleyi tamamlıyordu. Kezban’ın gözlerinin daldığı o karanlık kuyuda, Korhan’ın uzattığı bir bardak çay ışık oluyordu.

Bir akşamüzeri, kitap bitmek üzereyken Korhan durdu.

"Biliyor musun," dedi, "insanlar hep pürüzsüz ruhlar arıyor. Oysa pürüzsüz yüzeyler birbirine tutunamaz, kayar gider. Sadece yarası yarasına denk gelenler birbirine kenetlenir. Çünkü çıkıntılarımız, diğerinin boşluklarına ancak öyle yerleşir."

Kezban elini kitabın dikiş yerlerinde gezdirdi. O an anladı; Korhan’ın hüznü, kendi umudunun kılıfıydı. Kendi hüznü ise Korhan ’ın yarım kalmış umudunun tamamlayıcısı. O küçük dükkanda, dışarıdaki yağmura inat, iki yaralı ruhun birbirine "geçti" deyişi yankılandı. Artık ne o eski kitap eskisi kadar kırıktı, ne de onlar eskisi kadar yalnız.

Kitabın son dikişi atıldığında, dükkanın içindeki hava değişmişti. Artık tamir edilen sadece kağıt sayfalar değil, o küçük dükkanda aylarca asılı kalan o ağır sessizlikti.


Mektubun Saklandığı Sayfa

Kitap bittiğinde, kezban dükkandan hemen ayrılamadı. Korhan, dükkanın arka tarafındaki ocağa bir çay daha koydu. Bu seferki çay, bir veda değil, bir başlangıç gibi kokuyordu.

Kezban, tamir edilen kitabın 142. sayfasını açtı. O sayfa, korhan ’ın en çok emek verdiği, dikiş izlerinin en belirgin olduğu yerdi. Sayfanın kenarına iliştirilmiş, sararmış küçük bir not kağıdı buldu. Korhan ’ın el yazısıyla yazılmıştı:


"Bazı yaralar iyileşmez kezban, sadece bir başkasının yarasının üzerine kapanarak dinlenir. Benim hikayem burada durdu, seninle devam etmek ister mi?"

Kezban başını kaldırıp korhan an baktı. Korhan elinde iki bardakla tezgahın arkasında duruyordu. Yüzünde, fırtınadan sonra durulan bir denizin sakinliği vardı.

"Bu not..." dedi kezban, sesi bu sefer titremiyordu. "Bu notu ne zaman yazdın?"


Korhan çayı tezgahın üzerine bıraktı. "İlk geldiğin gün," dedi dürüstçe. "O gün kitabını değil, bakışlarını masaya bıraktığında anladım. Senin hüznün, benim yıllardır beklediğim o kayıp parçaydı."

O kış, sahaf dükkanı hiç olmadığı kadar sıcak geçti. Dışarıda kar yağarken, onlar içeride birbirlerinin eksiklerini tamamladılar. Kezban korhan’ın o hiç bitiremediği romanının son bölümlerini yazmaya başladı. Korhan ise kezban ’ın korkularını, tıpkı o eski kitabın sayfalarını diker gibi sabırla, ilmek ilmek sevgiyle onardı.

Bir gün Kezban dükkanın camına küçük bir yazı astı: "Burada sadece kırık parçalar birleşir."

Artık şehirdeki insanlar sadece eski kitaplarını değil, kalplerindeki o görünmez sızıları da alıp gelmeye başladılar. Korhan ve Kezban onlara dikiş dikmeyi değil, yaralarının birbirine denk gelmesinin bir kusur değil, bir mucize olduğunu anlattılar. Çünkü biliyorlardı ki; güneş, sadece çatlaklardan içeri sızabilirdi.


(KOR)

_______________________________________________

Korhan bitiremediği romanı bitirmişti
Zaman içinde 436 sayfa..ve sahibine ulaştırmak için kargo yapmıştı...ama karşı taraf kabul etmedi...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

124 cü sayfa Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz 124 cü sayfa yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
124 cü sayfa yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz, @asik-ibogaz
12.1.2026 19:10:45
5 puan verdi
Ruhun tamiri gibi hoş bir öykü tebrikler hocam saygılarımla.
ak
akasser, @akasser
12.1.2026 16:45:39
"Burada sadece kırık parçalar birleşir."
Çok güzeldi. Tebrikler yazar
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
12.1.2026 10:10:19
Çok güzel kutluyorum. Yüreğinize , emeğinize sağlık.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
12.1.2026 08:40:11
5 puan verdi
Hikâyeniz, kırıkların ve yaraların bir araya gelerek nasıl bir bütün oluşturabileceğini çok zarif bir şekilde anlatıyor. Kitap tamiri üzerinden insan ruhunun onarılışını işlemek, hem sembolik hem de duygusal açıdan çok etkileyici olmuş. Kaleminize sağlık, dokunaklı ve umut dolu bir eser ortaya koymuşsunuz.
D Dinç
D Dinç, @d-din
12.1.2026 01:22:04
''Sahibi Korhan, kitapları değil, insanların kitapların arasına bıraktığı "yaraları" toplardı bazen. '' Çok güzeldi. Hem hikaye gibi hem de olağanüstü betimlemeler ve metaforlar ile yoğrulmuş bir deneme gibi. Sadece Elif , Kezban olacaktı değil mi? Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah..
ay/su
ay/su, @ay-su
12.1.2026 01:05:11
5 puan verdi
Harıka bır paylaşım süper elinize saglık
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
12.1.2026 00:59:48
Beğeni:
15
Okunma:
153
Yorum:
6
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL