1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
234
Okunma
"Düşünüyorum, o halde varım." Bu söz Descartes’e aittir. İlk olarak bu sözü belirtme amacım konu hakkında önsezi yaratmaktı.
Bence düşünme, insanın insan olduğunu belirleyen etkendir. Çok genel bir düşünceye sahip olsam da bu düşüncemin arkasındayım. Bu düşünce 21. yy. da insanlık için önemli bir etken değildir. Oysa insanlığın düşünme yetisini kaybederse eğer sonlarının geleceğini düşünüyorum. Bunu söylemek üstün-olduğunu düşünen- insanlara düşer lakin benim de düşünce özgürlüğüm var. Türkiye’de zamanı 40-50- yıl geriye sararsak o dönemlerde insanların sırf düşünme yetisini kullandıkları için sanki çeşitli örgütler kurmuşçasına tutuklanıp işkence görüyorlardı. Türkiye’de devlete karşı çıkılmazdı, devletin kurallarına ters düşünceler savunulamazdı. Aslında insanlar kendi düşüncelerini dile getirmesi bir ahlaksızlık, suç idi. Şimdiki zamana döndüğümüzde insanların düşüncelerini at gözlüğü takmış gibi dile getirmelerine şahit oluyoruz.
Açıkçası sadece düşüncelerimi dile getirirken bile cümlelerim hep o noktaya varıyor. Cümlelerimin dizginlerini ele almamın vakti geldi. Filozofların, din adamların veya tasavvufi düşüncelere dalan insanların neden bir köşeye sindiği bu satırları yazarken kavradım. çünkü insanların düşüncelerini etkileyen dışarıda birçok etken var. Bu etkenlerden kurtulmanın yolu hep bir imiş. Bu yol ise bir köşeye ya da sineye çekilmektir. Bu âdet, yüzyıllar devam etmektedir. Yani anlayacağımız kadarıyla düşünme eyleminin de çeşitli basamakları vardır. Bence bu basamaklar her düşünene göre değişmektedir. İnsanların buradaki görevi ise bu basamakları keşfedip kendine göre uyarlamasıdır.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.