Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
Orhan Özdemir12
Orhan Özdemir12

Yaşama dair

Yorum

Yaşama dair

( 1 kişi )

0

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

205

Okunma

Yaşama dair

Türkiye’de siyaset uzun zamandır yalnızca meclis salonlarında, ekranlarda ya da miting meydanlarında yaşanmıyor; mutfak masalarında, otobüs duraklarında, gençlerin uykusuz gecelerinde ve yaşlıların sessiz iç çekişlerinde devam ediyor. Ülkede hâkim olan siyasi kaos, sadece iktidar-muhalefet çekişmesinden ibaret değil; bu kaos, insanların gündelik hayatlarına sızmış, geleceğe dair umutlarını aşındıran görünmez bir sis gibi her yeri kaplamış durumda.
Toplumun büyük bir kısmı yarın ne olacağını bilmemenin ağırlığını taşıyor. Ekonomik belirsizlik, hukuka olan güvenin zedelenmesi, sürekli değişen kararlar ve sertleşen siyasi dil, bireylerin kendilerini güvende hissetmesini zorlaştırıyor. İnsanlar artık “Ne olacak?” sorusunu değil, “Daha ne kadar kötüleşebilir?” sorusunu soruyor. Bu soru, özellikle gençlerin zihninde yankılanıyor. Eğitim alsalar da, çalışsalar da, emek verseler de karşılığını alabileceklerinden emin değiller. Gelecek, plan yapılabilen bir alan olmaktan çıkıp, kaçılması gereken bir ihtimale dönüşüyor.
Siyasi kutuplaşma ise bu korkuları daha da derinleştiriyor. İnsanlar fikirlerini açıkça dile getirmekten çekinir hale geliyor; dostluklar, aile bağları ve iş ilişkileri siyaset yüzünden geriliyor. Herkesin birbirini dinlemek yerine savunmaya geçtiği bir ortamda, ortak bir gelecek hayali kurmak giderek zorlaşıyor. Güvensizlik sadece kurumlara değil, insanlara da yöneliyor.
Yine de bu karanlık tabloya rağmen, Türkiye toplumunda inatçı bir direnç var. Tüm baskılara, belirsizliklere ve korkulara rağmen insanlar yaşamaya, üretmeye ve tutunmaya devam ediyor. Umut, belki eskisi kadar yüksek sesle dile getirilmiyor ama tamamen kaybolmuş da değil. Kimi zaman bir gencin “Burada kalıp değiştirmek istiyorum” cümlesinde, kimi zaman bir annenin çocuğu için duyduğu sessiz ısrarda kendini gösteriyor.
Türkiye’deki siyasi kaos, insanların gelecek korkularını besleyen güçlü bir kaynak. Ancak bu korku, aynı zamanda değişim arzusunun da zeminini oluşturuyor. Çünkü en derin kaygılar, çoğu zaman en güçlü dönüşüm taleplerini doğurur. Soru şu: Bu talepler duyulacak mı, yoksa korkular sessizlik içinde büyümeye devam mı edecek?

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Yaşama dair Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yaşama dair yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yaşama dair yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL