0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
87
Okunma
Oysa köleci döneme gelindiğinde insan da uygarlık süreci de ortaya çıkmıştı. Köleci algılamalı düzenlemeler nedenle totem dönem, ilahi dönem gibi süreçlerin mana anlayışları değişmişti. Dönüşmüştü. Ortadan kalkmıştı.
Geçmişte oluşmuş olan inşa i totemi ve inşa i ilahi yasanın sosyal yanı sosyal yapı bağrında; toplumsal yanı toplumun bağrında gömülü olmakla adeta hayali geri bağlanım hortlamasına dönüşmüştü.
Bu bağlamla köleci dönem içinde totem döneme ait ve ilahi döneme ait kardeş olmanın mana anlayışları da ortadan kalkmıştı. Hatta “karısını Kral Abimelek’e kız kardeşim diye tanıtan” İbrahim anlatısındaki “kardeş” kavramının etik bulunmaması köleci anlayışlı kardeş kavramına göre etik olmayan şekilde anlaşılmıştı.
Oysa ilahi dönem hafızası ile Saray İbrahim’in karşı grup kardeşidir. Eş olma, karısı olma söylemi de köleci dönemin kavramıdır. İbrahim her iki döneme ait bilgiyi geçiş dönemi kurallarına göre söylemekte. Böylece aktarılanın kutsallığı korunmaktadır.
Geçiş dönemi söylemleri olan kardeş söylemi 40-50 ve 1000-3000 yıl sonraki köleci sosyoloji içindeki kardeş tanımı ile ilahi kardeş olmanın anlamı anlaşılamaz olmaz olur. Köleci mantığa göre İbrahim’in karısına kardeşim demesi etik bulunmaz.
Burada iki sorunsal vardır. Bir yanda anlatım içindeki eski ve kutsal özgünlük korunur. Bir yandan da anlatılandaki özgünlük köleci mana ile anlaşılamaz olmakla zorlama yorumlara baş vurulur.
Ancak ortadan kalkmış, değişmiş, dönüşmüş anlatıma bağlı eski yasalar, köleci sistem içinde kaynaktan kesilmiş suyun sızıntısı akış olarak köleci dönemle birlikte günümüze dek devam ediyordu.
Böylece ilahi döneme ve köleci döneme tabii olan birinin kardeşlik anlayışları başka başkaydı.
Köleci dönem kardeşliği aile mirasçısı olarak doğuran, doğurtan ana babadan kardeş olmaktır. İman kardeşi olmaktır. Oysa ilahi kardeşler ittifak edebilmenin, dışarı ile temas edebilmenin, onu kendisi gibi görmenin kardeşlik anlayışıydı. Totemi tabuyu aşma şekliydi.
Şimdiki köleci yasanın kardeş söylemli mana anlayışı içinde kolektif mirası aşma, kolektif mirası unutturmanın çabası ile “kişi mirası” vardı. Mülk sahibi köleci kişi mirasından ötürü kardeş kavramı bir ana ve bir babada doğmanın KÖLECİ MANA anlayışına dönüşmesiydi.
Ama köleci sistem içindeki kardeş kavramı da ilk inşa dönemindeki gibi doğada sağlaşma yapan ve üreten ilişki üzerinde sağlasan bir paylaşma olan ortaklaşma anlayışında; şimdi aile sağlaşması, aile ortaklaşması, vatan ortaklaşmasına dönüşmüştü. Grubun mirasçısı olma anlayışı da ailenin mirasçısı olmaya dönüşmekle temel manada asla koparılmamıştı.
Ana baba kardeşliği de buydu. Paylaşımla ortaklaşma ve mirasçısı olmaydı. Soy kardeşliği de buydu, Dünya kardeşliği de buydu. Din kardeşliği de buydu, Ademden kardeşler olma da buydu. İnsan olmanın kardeşliği de buydu. Evrensel kardeş olmanın anlamı da buydu vs.
Grup müktesebatı olan miraslara ortak kılınan totem kardeş tanımı ile şimdiki anladığımız kişi-aile mirasına endeksli bir ana doğuranı ve bir baba doğurtanı tanımlı paydaşı, mirasçısı kardeş söylemi de; ufak fırça darbeli enfekte edilen mana dönüşmesi ile eski yasaları ve eski totem kardeş söylemini anlaşılmaz gibi kılmıştır.
Şimdiki ana baba söylemi ile belirtilen kardeş söylemi ile; totem kardeş söylemi gerisinde oluşan somut paydaşlı toplumsal gerçekler ortadan kalkmasa da şimdinin nüans farkı veren mana belirtmeleri ile mazi bilinemez olmuştur.
Köleci koşullara göre tanımlanıp söylenen kardeş tanımı ile eskiye dair hangi toplumsal gerçekler ortadan kalkmıştı? Ve yeni kardeş tanımı ile neler bilinemez olmuştu?
Eskinin kolektif sahipli ve kolektif miraslı kolektif (ortak) aklı, kolektif (ortak) bilinci, kolektif (ortak) muktedir oluşu yani (ortaklaşa yapabilirlik oluşu) köleci sistem içinde sürüyordu. Bu böyle olsa da temelde kolektif patenti olanlar şimdi mülk sahibine endeksli mana tanımı olmanın ifadesi ile bilinmez, anlaşılmaz kılınmıştı. Geçmişin ruhu değil, dinamiği değil ama vurgulanma bağıntısı ortadan kalkmıştı.
Kısaca kolektif miras ortadan kalkmıştı. Hayatta kalmayı kolay eden yardımlaşmanın ortak bir kolektif çaba olması; ortak bir kolektif konfigürasyon gayreti emek olma gerçeği sürse bile; kolektif vicdani değer yargısı yapılmayan bir unutturma olayı olmuştu. Şimdi kişisi mülk sahibi olucu, takdirli mal varlığına göre oluşup sızlayan anlayışlar VİCDAN olmuştu.