1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
150
Okunma

“Bazen anlamak, aynı sayfada kalmaktır.”
Kitap okuyacağım dedim.
Döndü, yüzüme baktı, gülümsedi.
Bir bakış vardı;
sessiz ama derin.
Zaman bir anlığına durdu,
nefesler birbirine karıştı.
Bakışlar, sözcüklere gerek bırakmadı.
“Neden?” dedim.
“Benim okuyacak kitabım kalmadı,” dedi.
Bittiğini söyleyen cümleler
çoğu zaman
yorgunluğun, yalnızlığın adıdır.
İnsan susarak da anlatabilir;
bazı yollar
sadece durmakla geçilir.
Yüzümde hafif bir tebessüm oluştu.
Çünkü bazı sözler
kulak değil,
için duyusudur.
Bazı gülüşler
kelimelerden daha ağırdır.
Dedim ki:
Senin okunmamış son bir kitabın var.
Her kitap
raflarda beklemez;
bazısı taşınır,
bazısı bekler.
Bazısı ise
sadece zamanıyla okunur.
Onu da okuyabilirsen,
okuyup anlayabilirsen
çok güzel olacak.
Anlamak,
her zaman ilerlemek değildir.
Bazen
aynı sayfada kalmak,
beklemektir.
Bazı duraklamalar
sözcükten ağırdır.
“Aynen,” dedi.
Kısa ama ağır bir kelimeydi;
bazı cevaplar
sessizlikte taşınır,
bazısı ise
içten içe yankılanır.
Ama okurken
noktasına, virgülüne,
ünlemine çok dikkat et.
Durman gereken yerde dur;
her boşluk geçilecek yer değildir.
Bazı aralar
anlam için bekler.
Bazıları ise
sadece anlaşılmayı bekler.
“Atlama cümleleri,” dedim.
Çünkü bazı cümleler
yük taşır.
Atlanırsa
dengesi bozulur,
bazısı düşer,
bazısı kırılır.
Ne demek istediğimi
çok iyi anlamıştı,
yine güldü.
“Onu öyle bir okuyacağım ki,” dedi.
Gülümsedim
ve sustum.
Sessizlik
her zaman bitiş değildir.
Bazı sessizlikler
biriken yıllardır.
Bu bir açıklama değildi;
bir yön değiştirmeydi.
Bazı okumalar
başkasına söylenir,
ama kendin içindir.
Bazıları
sadece kendinle tamamlanır.
Ve en sonunda,
kitabın sayfaları kapanırken
bir rüzgâr gibi geçti üzerinden
ve geriye sadece
suskun bir ışık kaldı.
Asya Öztürk
28.12.2025
5.0
100% (2)