Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
meselci
meselci

KENDİ ÖYKÜM -2

Yorum

KENDİ ÖYKÜM -2

( 3 kişi )

1

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

422

Okunma

KENDİ ÖYKÜM -2


Aslında öyküm karışık. Tam tamına kendime dair her şeyi hatırlamıyorum. Gamsız mıyım? Belki. Belki de değil. Belki çok düzgün bir insanım. Ama belki de. Devamını getiremiyorum kendime dair özelliklerin.

Bazen kim olduğumu, neden yaşadığımı, niçin şiire kucak açtığımı, insanlara nasıl tahammül ettiğimi bilmiyorum. Evet, bilmiyorum. Bildiğiniz bilmeden bir ömür tüketiyorum. Daha iyi olacağım derken daha kötüye gittiğim zamanlarım çok oldu, oluyor.

Zaman gibi olmak istiyorum çoğu zaman. Zaman gibi düzgünce akmak, kendi akışında yoluna devam etmek istiyorum. Ancak başarılı olamıyorum. İnsanlara ettiğim altın öğütleri kendim uygulamıyorum. İnsanlara yol gösterirken kendi yolumu bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyorum. Yaşarken hep yaşlandığımı hissediyorum mesela.

İçime bakıyorum, bambaşka bir dünya görüyorum. İçimdeki güzellikleri kıskanıyorum. İçimdeki umudu öldürmek istiyorum bazen. İçimi işgal eden ve şiire aşık kalbi durdurmak da istemiyor değilim. Lakin hiçbirini yapamıyorum. Bir güç, bir el, bir şey, bir düşman ya da beni durduruyor. Değişikliklere kendimi hazırlarken aynı hayatın değişmeyen monotonluğunda kendimi görüyorum. Kendi yüzümden korkuyorum, aynalar yüzüme aşklarını ilan ederken durmadan.

Gördüğünüz pardon okuduğunuz gibi öyküm karmakarışık. Neresinden tutacağımı, neresini düzelteceğimi bilme mecrasında her seferinde sınıfta kalıyorum. Sınıfta kalırken yalnızlığımı yudumluyorum. Avuçlarım bomboş kalıyor. Özenle suladığım, ruhumla büyüttüğüm çiçeklerim bir bir soluyor. Yardım ettiğim yüzler başka kimliklere bürünüyor. Zor günlerinde yanında olduğum dostlar iyi günlerinde ismimi bile hatırlamak istemiyorlar. Kötü müyüm?

Yoksa ben çok kötü biri miyim? Yoksa ben gerçekleri ifade etme sanatında eserimi yazamıyor muyum? Yoksa yanımdakiler bile bile benimle oyun oynayıp yalan mı konuşuyor? Gerçekliğimi tartmak istiyorum. Öykümü doğru bir şekilde söze, kayda geçirmek istiyorum. Tek başıma tekliliği sürdürmek istiyorum. Varsa günahlarım o günahlardan bir an önce sıyrılmak istiyorum. Varsa hatalarım o hatalarımı bir an önce minimize etmek istiyorum. Varsa yanlışlarım o yanlışlarımı bir an önce terk etmek istiyorum. Varsa kusurlarım o kusurlarımı bir an önce düzeltmek istiyorum. Varsa ters hareketlerim o hareketlerimden bir an önce kurtulmak istiyorum.

Ben, bana yakışan davranışlara imza atmak istiyorum. Ben, ruhumu besleyen ortamlardan bulunmak istiyorum. Ben, beni güzelce tamamlayan yoldaşlarla yol gitmek istiyorum. Ben, hak isterken herkesin de hakkını zamanında vermek istiyorum. İş, işten geçtikten sonra değil.

Yoksa ben çok şey mi istiyorum hayattan ve insanlardan? Yoksa ben gereksiz laf kalabalığı mı yapıyorum kendi öykümü yazıyorum ayaklarına sığınırken? Yoksa başka emellerim mi var edebiyatı koz olarak kullanıyorum?

Ben öykümü yudumlarken gerçek anlamda, tam olarak ne yapıyorum? Tarihimi olduğu gibi mi yazıyorum yoksa tarihe not düşmek istediğim gibi mi takılıyorum? Ben öykü müyüm, tarih miyim? Ben şair miyim, şarlatan mıyım? Ben insan mıyım, insan hüviyetine bütünmüş varlık mıyım? Sahi ben kimim, ben neyim, ben insanlık terazisinde kaç gram edenim, benim vicdan sesinde duyarlılığım ne kadardır?

06.01.2026, Kars

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Kendi öyküm -2 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kendi öyküm -2 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KENDİ ÖYKÜM -2 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
8.1.2026 21:52:35
5 puan verdi
Kaleminize sağlık.
Kendine dair "bilmiyorum" diyebilmek, aslında insanın kendi iç dünyasına karşı gösterdiği en büyük dürüstlüktür. Yazdıklarınızda, o her şeyi çözmüş gibi yapan insanların aksine, hayatın ve kimliğin getirdiği o karmaşayı olduğu gibi kucaklayan bir cesaret var.
Şiire neden kucak açtığınızı bilmediğinizi söyleseniz de, bu satırlar cevabı fısıldıyor:
İnsan, tanımını yapamadığı o derin boşluğu ancak sanatla ve şiirle taşıyabiliyor.
Daha iyiye gitmeye çalışırken yaşanan o savrulmalar, aslında sadece nefes aldığınızın ve hala yolda olduğunuzun birer kanıtı.
Bu samimi ve puslu iç döküş, okuyanı kendi belirsizlikleriyle barıştıracak kadar etkileyici.
Duygunuz ve kaleminiz daim olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL