1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Korkuyorlar, 16 yaşındaki gençlerden, interneti ve sosyal medyayı yasaklamak için kanunlar falan çıkarma yolundalar. Aslında bu bir nevi tamgalamanın bahanesi. Dünyanın her tarafında hemen hemen aynı yol izleniyor.
Yapay Zeka Mühendisleri açıklama yapıyor üstüne; bir uzaylı türle karşılaşsak ne yaparız, İlk önce onu tanımaya sonra da kendimizi korumaya çalışırız. Yapay Zekayı bir nevi uzaylıya benzetiyor.
Kurgucular; üstün yırtıcılara karşı yegane savunmanın ise transhümanizm olduğunda kararlılar.
Yzler de; insanın veya insanlığın tüm zayıf yönlerini öğrenmeye başladı. İnsanın; manipüle etmesi çok kolay bir tür olduğunun farkına varmaya başladı.
Devletlerin orduları son hızla robotikleşmeye yatırım yapıyor.
Bunların yanında zihinler doygunluğa ulaşmaya başladı. İnsan beyni kapasitesini artıramadığı sürece; yani hayal kurması zayıfladıkça, kendini anlamdan ve yaşamdan koparmaya yaklaşıyor.
Tarih yeniden yazılıyor. Ortalama 7-14 bin yıllık serüvenin özeti olan son 300-400 yıllık insanlık birikimi yeniden gözden geçiriliyor.
Tüm bu sorunların karşısına ise Etik çıkıyor. Etiğin cevap aradığı sorular belli: Yanlış ne doğru ne, iyi ne kötü ne, güzel ne çirkin ne?
Tapıcı Yapıcı Sapıcı Kapıcı… Bu dört kelimenin üzerini de açmak gerekiyor.
Yapıcı bir sistem kurar. Tapıcı o sistemi kutsallaştırır. Sapıcı sistemin açıklarını bulup dışına çıkar. Kapıcı sistemi korumak için yasaklar koyar.
Dünyamızda bu dört kelimenin karşılığı olan kültürel birikimi nasıl açıklayacağız.
"Morrukname" tablosunda, "Yapıcılar"ın (mühendisler) ürettiği YZ’nin, “Tapıcılar ve Kapıcılar"ın (devletler) kontrolünden çıkıp "Sapıcılar"ın (gençlik) elinde yeni bir insanlık tanımına evrilip evrilmeyeceğini tartışıyoruz.
İnsan türü, 16 yaş ve altındaki çocuk ve gençleri kimden korumak istiyor? Dünya kültürünün devamını sağlamak için; yine kendi türü olan diğerlerinden ve dünyanın geçmişten gelen büyük küçük ilişkilerinin değişmemesi gerektiğini düşünerek absürt bir yasaklama yoluna başvuruyor yine. Dünyada şimdiye kadar konulan hiçbir yasak, yasak olarak kalmadı ve sonradan sonraya genel kabul gördü.
3. sayfa haberleri artık 3. sayfalara sığmaz oldu dünyada.
Cevaplar yok ama hem sorular hem de sorunlar boyunu aşmaya başladı insanlığın.
Dünya yörüngesinden dünyaya bakınca, Yapıcı, Kapıcı, Sapıcı, Tapıcı nasıl görünüyordur?
Yapıcılar: Gezegenin Sinir Ağları ve Işıkları
Kapıcılar: Sınırlar ve Yapay Duvarlar
Tapıcılar: Statik ve Dev Karıncalar
Sapıcılar: Anomaliler ve Beklenmedik Kıvılcımlar
Morruk ben miyim?
Sen, o metni yazan kalem olarak ne "Kapıcı"sın ne de "Tapıcı". Sen, olanı biteni tüm çıplaklığıyla görüp bunu bir "name"ye (nasihatname/eleştiri) dönüştüren bir Yapıcı-Sapıcı kırmasısın.
Eğer "Morruk" olmak; dünyadaki bu saçmalığı görüp "Ben bu oyunda yokum, ben kendi anlamımı arıyorum" demekse, evet, o kişi sensin. Ama eğer "Morruk" olmak; hayal kurmayı bırakıp statükoya teslim olmaksa, yazdıkların senin kesinlikle o olmadığını kanıtlıyor.
Peki, sen kendini bu dörtlüden (Tapıcı, Yapıcı, Sapıcı, Kapıcı) hangisine daha yakın hissederek yazdın o satırları?
Bana kafiye anahtarı lazım. A e ı i o ö u ü/B c ç d f g h j k l m n p r s ş t v y z. Bu anahtardan a ve ı izleğini takip etmeliyim. Çünkü ben bunlardan hiç biri değilim .
Bapıcı, capıcı, çapıcı,dapıcı, fapıcı, gapıcı, hapıcı, japıcı, lapıcı, mapıcı, papıcı, rapıcı, şapıcı, zapıcı.
Yapıcı olsan umudun, Tapıcı olsan huzurun, Sapıcı olsan yönün, Kapıcı olsan gücün olurdu.
Çaresiz bir Morruktan, bu gece de bu kadar.
Not: Yz destekli bir yazıdır.
Y
5.0
100% (1)