1
Yorum
2
Beğeni
3,0
Puan
300
Okunma

ÖFKE
İkili ilişkilerimizde, toplumsal yaşmlarımızda ve ya bireysel benliğimizde; kısacası yaşamın her alaninda öfke çok yaygındır ve bu ’normal’ olarak kabul edilir.
Soru şu; kendimizi ve başkalarını inciten bir şey gerçekten ’normal’ mi?
Elbette birilerini incitecek, üzecek hiçbir şey normal değildir, normal olamaz da. Ne var ki öfkeye karşı direnç gösterdiğimiz anda ya da sinirlendiğimiz anda biz de aynı tuzağa düşmüş olmaz mıyız? Sorusu akla gelebilir. Hayır. Çünkü halk arasında parlama dediğimiz ani çıkışlar, ofkelenmeler, bir anlamda zihin sağlığımız için yararlıdır!
Öncelikle şunu bilmeliyiz; öfkelenmediğimizde, suçluluk duymayız ve bu bizi daha çok incitir. Çünkü suçluluk duygusu ilkel benliğimizi besler. Bu yüzden karşımızdaki kişi öfkeli ise, öfkeli olan kişiye; farkındalıkla bakamalıyız. "Evet senin içinden çıkamadığın bir problemin var. Şu anda bir çıkış yolu aramaktasın. Seni çok iyi anlıyor, bulunduğun durumdan çikman için, sana karsı hosgoruyle yaklaşıyorum." Diyerek, öfkeli kişiyi rahatlatmış olursunuz. Çünkü öfkeli olan kişi gerçekten bir çıkış yolu aramaktadır. Öfkesi ise, çözümsüzlüğünün dışa vurumudur!
Kişi öfkeli ise, çıkış yolunu bulmaya çalışır, özgürlük, şefkat ve barış alanı arar. Bu durumda; öfkenin farkına varmak, kontrol etmek ve öfkenin ortaya çıktığı durumlarda, öfkeli kişinin hayata güvenmeme anlarını fark ederek, kişinin çıkış yolu bulması için rahat bırakarak, onun bu durumdan kurtulmasını sağlamamız gerekir.
Özellikle kişinin her zaman barışçıl, sevgi dolu ve bilge olduğunu düşündüğümüz kişi ise, bu kiside öfke yükseldiğinde, sanki bizde bir sorun varmış gibi hissederiz. Oysa bu öfkenin sizinle hiç bir alaksı yoktur.
Böyle bir durumu deneyimledikten sonra bile, bir dereceye kadar içimizde çatışma devam edebilir. Ben ne yaptım? Kabahatim neydi? Öfkesini neden bana kusuyor?" Gibi. Bu durumda, öfkeli kişide, iyileşmenin başlangıcı olan öfkenin farkında olmak ve öfkeyi ruhunda uyutmaktan, zihninde ve bedeninde bastırmaktan ziyade, öfkeyi kusması, dışa vurması kisinin zihin sağlığı için çok daha iyi olur.
Birçok kişi kızgın olmadığına, öfkeli olmadığına inanır. Ne var ki buna inanan kişiler, çoğu zaman öfkeyi içlerinde bastırlar ve fark edilmeden, öylece birikerek yığılıp kalır. Vakti ve zamanı geldiğinde ise, bir volkan gibi patlayarak, hem kendisine, hem de cevresindekilere zarar verecek bir hal alır!
Öfkeyi bastırmak gibi yanlış inanç, çoğu zaman yargılamayı ve öfkelenenlere karşı şefkatli olamamayı da beraberinde getirir. Oysa, başkalarında yargıladığımız, eleştirdiğimiz ya da hüsrana uğrattığımız herhangi bir şeyin bir şekilde kendimizde de olup olmadığını fevkalede biliriz. Eğer dikkatli bir sekilde ve farkındalıkla bakarsak, başkalarında tepki gösterdiğimiz şeyin, kendimizde de olabileceği ihtimalini gizlemeye çalışsak da, o düşünceleri içimizde bir yerlerde sakladığımızı bize açıklar.
Gerçeği manipüle etmek ve her şeye yokmuş gibi davranmak istediğimizde, öfke genellikle kontrol yanılsamasından kaynaklanır. İşler istediğimiz gibi gitmezse, hayatımızda bir şeylerin ters gidebileceğinden ya da kötü bir şey yaşanacağından ve bundan dolayı da incinebileceğimizden korkarız. Gerçek şu ki, olumsuzluk, öfke ve korku ile manipüle etmeye çalışmak bizi inciten şeydir ve öfkeye direnç göstermek bize çok acı verir.
Öfkeyi kontrol etme yanılsamasından kurtulmak ya da hiçbir şeyi manipüle etmek istemeyiz. Böylece kimseler de bizi manipüle edemez. Çünkü böyle bir denetleyicisi ilkel benlik yoktur. Öfkenizi içinizde biriktirmeyin! Çünkü öfkeniz hırçın olmasına rağmen, zor durumlardan çıkabilmeniz için, bilinçli bir rehberdir!
Efkan ÖTGÜN
3.0
100% (1)