Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
micingirt
micingirt

Biraz Tefekkür

Yorum

Biraz Tefekkür

( 1 kişi )

1

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

298

Okunma

Biraz Tefekkür

Biraz Tefekkür

Ölümü unuttuk maalesef. Unutmasaydık bu gün Gazze’de baykuşlar öter miydi, Kudüs yüzüstü yatıyor olur muydu? Biz ölmeyecekmiş gibi davransak da ölüm her an kapıda; ölümü unutmak ölüm kalım meselesidir. Efendimiz [sav] ; "Ağızların tadını kaçıran ölümü, çokça hatırlayın buyuruyor.

Konforumuz tek derdimiz ve konforumuz cürmünüzü artırıyorsa kendimizi kaybetmiş insanlığımınızı çürütmüşüz demektir ki kendini kaybeden, ebediyeti bulamaz. Erdemli insanlarımız çok muhakkak ancak erdem ehli sâkindir; alçakların sesi yüksek çıkıyor. Gerçekte sade ciddi ağırbaşlı ve iyiye doğruya koşan hak hakikat derdi olanların adıdır insan.

Hakkı teslim adına tevazu göstermemek, cesurca gürlemek mânevi terbiyedir. Terbiye samimiyet ve aşk taşıyan İslâm gemisidir; binenler Rum asıllı İngiliz vatandaşı "Yusuf İslam" gibi erdem haysiyet ve gönül ehli olabilirler. Dini dünyalık için harcayanların gözlerine hep ben perdesi çekilir, dünya kokar gözleri.

Biz madem aynı ezan sesiyle aynı bayrakla sinelerimiz yeşeriyor o zaman önceliğimiz şerre set, hayra vesile olmaktır ve bunla mükellefiz. Hükmün sahibi Cenâb-ı Hak’tır. Micingirt

Tefekkür-i Mevt

Sülüs terhis gelir hep aynı yerde
Makam rütbe mansıp denk olur “er”de
Cürümler dökülür açılır perde
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Vefât eden zâta öldü diyoruz
Bize ne oluyor düşünmüyoruz
Ölüm lisân-ı hâl, nasihat vaaz
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Oyun yolcu gölge mezar ve beşik
Mezardan sonrası mahşere eşik
Mahşeri dert etmez diyemem eşek
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Hakkı hicveyleyip dolanıverdim
Yönsüz adamlardan bulanıverdim
Sabrın masatında bileniverdim
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Maksadın kulluksa ötesi hâşa
Gönlüne tefekkür gözlerin yaşa
Alıştır kardeşim gülmeyi boşa
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Ahlaka koşunuz…mevt özetidir
Kime“Şeb-i Arûs” çeyiz setidir
Ölüm her kişinin kıyametidir
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Mizanı ne bilir yolu ne anlar
Beden dili ile gönül yıkanlar
“İnnemel mü’minûne ıhvetün.” yâr
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Söze müptelayım dilim biçare
Öğrendim sükûtu ama ne çare
Sorsam titrek sesle dosta ağyâra
“Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam
Mısralar içine mezar mı kazsam

Ömer Ekinci Micingirt

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Biraz tefekkür Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Biraz tefekkür yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Biraz Tefekkür yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
18.4.2025 17:48:23

Bu yazı, kalemle değil kalple yazılmış bir feryattır. Zamanın ruhuna kapılıp ölümü unutan bir ümmete hatırlatmadır. “Tefekkür-i mevt” sadece bir düşünce biçimi değil, bir tasavvuf terbiyesidir; nefsi susturmanın, kalbi diriltmenin, dünyayı terk etmeden dünya bağımlılığını terk etmenin adıdır. Efendimiz (sav)’in “ağızların tadını kaçıran ölümü çokça anın” buyruğu, burada ete kemiğe bürünmüş adeta.

Yazının merkezinde bir sarsılış var; gafletle uyuyan benliklere bir tokat gibi… Şiir ise bu tokadın usulca söylenmiş ilahisi gibi. Bir mürşidin dilinden dökülen hikmetli sözler gibi: "Tefekkür et, çünkü hayat ölümle kemale erer, ölümle vuslat olur." Yazı bize şunu hatırlatıyor: Ölümden korkmak değil, ölümü unutarak yaşamak asıl felakettir.

Tasavvufta ölüm bir yok oluş değil, hakiki varoluşa açılan kapıdır. Bu yazıda da dünya meşgalelerinin ortasında “kendini kaybeden ebediyeti bulamaz” diyerek nefsi hesaba çekmeye çağırıyor bizleri. Her kelime bir zikir gibi, her cümle bir seyr ü sülûk merhalesi gibi. Zahiri değil, bâtını dillendiriyor.

Bu çağda sözün değeri düştü belki ama hâl ile yazılmış böylesi yazılar, gönülleri yeniden diriltebilir. Gaflet perdesini aralayan, kalpleri hakikate çağıran bu yazı için ancak şunu diyebiliriz: Allah bu kelimelere tesir, okuyana da idrak nasip etsin.

Saygılarımla
Delibal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL