0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
430
Okunma

Halüsinasyonlarla yaşıyorum bazen. Mesela bir kitap oluyorum yapraklarında yeryüzü olan gökyüzüne ışınlayan… Ve Astronomide karşılığı bulunmayan bir yer yüzyıl sonra bu günü aynı şekilde yaşatan...Film şeridi gibi değil de birebir aynı hayat ...Yani bu günkü teknoloji ile imkansız görünen aslında imkansız olmayan ikinci bir hayat...
Bir roman oluyorum okuyucuların iç dünyasını okuyan... Gözlerinin en çukur uçlarına dalıyorum.Her birinin apayrı bir yaşam hikayesini okuyorum . Kiminin hayatını kendimde buluyorum, kiminkini ise apayrı kitaplarda. Öyle hikayeler okuyorumki en büyük üstatların kaleme dökmediği türden. Her biri içlerinde patlamaya hazır bir volkan misali. Gün gelecek tutuşacak ve dengeleri altüst edecek türden.
Yeni bir icat, kanatsız küçücük ve kimsenin görmeyeceği cinsten, o kadar ufak. Beynimde yeryüzün neresi şekilenirse bir düğmeye basmam yeterli. Salise içerisinde oradayım. Bir anda hiç dışarı çıkmadığım bu şirin ilçeden dünyayı karış karış gezmek ne güzel! Çin mi desen, Amerika mı desen, Avrupa mı desen,Şeytan üçgeni mi desen...Nereye gitmek istersem…
Bazen evimden ’’işe gidiyorum ’’ deyip çıkmam, sonra da Venedik’te muhteşem tarihi binaların arasında "kano" ile gezmem, Rio De Janerio ’ya dağ tepesinde büyüleyici manzarasının karşısında mest olmam, Cancun’da masmavi denizde yüzmem, Mısır’da binlerce yıllık tarih kokan Abu Simbel’i gezmem, Venezuella ’da Angel şelallesiyle bir fotoğraf çekmem, İstanbul’da Kız kulesi’nde bir çay içmem, Burg Eltz kalesinde etraftaki yemyeşil ağaçlarla bakışmam,Macchu-Picchu’da dağlara en tepeden bakmam, akşam gene evimde olmam kadar güzel bir şey var mı? Halüsinasyon olsa bile güzel…
Abdulsamet İLGİN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.